ENDİŞE HİÇ BİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMEZ LAKİN ALLAH’A GÜVENMEK HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİR

(Toplumsal İlişkiler 3023)

اِذْ هَمَّتْ طَٓائِفَتَانِ مِنْكُمْ اَنْ تَفْشَلَا وَاللّٰهُ وَلِيُّهُمَا وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ 

“(Uhud gününde) O zaman sizden (mü’minlerden) iki grup, (düşmanın çok üstün gücünden ürkerek) neredeyse ’çözülüp geri çekilmeye (ve savaşa girmemeye)’ yönelmişti. Oysa (endişeleri yersizdi, çünkü) Allah onların (velisi) destekçisiydi. Artık mü’minler, yalnızca Allah’a tevekkül etmelidir.” (Al-i imran/122)

Şa’ravi’nin; “endişe hiçbir şeyi değiştirmez, lakin Allah’a güvenmek her şeyi değiştirir” sözüne nasıl bakmalı? Yukarıda söz konusu edindiğimiz ayet tevekkülün ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

          Tevekkül; bir konuda bütün çabayı sarf ettikten sonra gerisini Allah’a havale etmeye, O’na güvenmeye deniyor. Evet, gayret et, ama hırslı olma! Tevekkül et, ama tembel olma! Hani derler ya; “kader gayrete aşıktır, tevekkül de tedbire… Tedbirsiz tevekkül olmaz. Tedbiri de elden bırakmayacaksın.

          Uhud savaşında ordunun sağ ve sol kanadını teşkil eden Hazrec kabilesinden Seleme oğulları ile Evs kabilesinden Harise oğulları, münafık Abdullah b. Ubeyy’in kaçışına bakarak geri dönmeye niyetlenmişlerdi. Bu âyette; inananların en büyük yardımcısının Allah olduğu ve müminlerin bütün hazırlıklarını yaptıktan ve savaşın gereklerini yerine getirdikten sonra sadece O’na dayanıp güvenmeleri gerektiği, Seleme ve Harise oğullarının da aynı iman ve duygu ile cephedeki yerlerini korumaları gerektiği uyarısı anlatılmaktadır. 

         Allah Resulü (sav) şöyle buyurmuştur: “Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül etseydiniz sabahları aç çıkıp akşam tok dönen kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı.” (Tirmizi) 

        Nalan Güven “Gönül Kapısında bir Elif”inde şunları söyler:

“Eşref-i mahlûkata yeryüzünde birçok temsil sunulmuştur, görsün ve anlasın diye. Anlasın ve başına gelen musibetleri gam değil fırsat bilsin diye. Meyus bir kaderi kabullenerek hayata kahretmek değil, mücadele etmek düşer âdemoğluna. Yüreğindeki taşları inciye dönüştürmeye başladığında anlamaya başlarsın hakikati; o taşın sana verilmiş dert değil ödül olduğunu. Gerisi sabır ve tevekkül.”

       İşin özü; tevekkül çalışıp çabalamadan sonraki gönül huzurudur. Yoksa tembellik asla değildir.

Şemsettin ÖZKAN
18.04.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-1000kitap.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir