(Toplumsal İlişkiler 3065)

يَا بَنِيَّ اذْهَبُوا فَتَحَسَّسُوا مِنْ يُوسُفَ وَاَخٖيهِ وَلَا تَايْـَٔسُوا مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِنَّهُ لَا يَايْـَٔسُ مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ
“Oğullarım, gidin, Yûsuf’u ve kardeşini iyi araştırın. Allah’ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmeyin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkarda ısrar eden kafir bir kavimden başkası Allah’ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmez.” dedi.” (Yusuf/87)
Bu karamsar havada neyin nesi öyle? Hiç Allah’ın inayet ve rahmetinden ümit kesilir mi?Bir kapıyı kaparken nice kapılar açan O değil midir? Her şey O’nun yüce kudretinde değil mi?
Nazım Hikmet der ki; “biraz daha sabır, biraz daha inat,kapının arkasında bekleyen ölüm değil hayat.” İnsan asla umudunu kaybetmemeli. O geçilmez sarp geçitlerin ardında nice yollar, patikalar var. İnsanı hedefine ulaştırır.
Hz. Mevlana der ki; “kolun mu kırıldı, üzülme! Belki Allah sana kanat verecek.” Yani asla ümidinizi kaybetmeyiniz. En zorlu şartlarda dahi pes etmeyiniz. Gırtlağınıza kadar sıkıntılara düçar olsanız dahi işin peşini bırakmayınız. Sadece biraz sabır ve biraz da direniş göstermek gerek.
Kemal Sayar üstadımız; “umutsuz olmaz. “Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.” diyemeyenler, Kaf dağına eremezler. Dağın ardındaki Simurg’u görmek için, ümitvar olmak gerek. Türkiye’nin derdi de bu, günümüzün kimi gençleri umudun o serin gölgesine inanmıyor, hayatı kötü bir şaka hissiyle yaşıyorlar” derken, ümitsizliğe hayatta asla yer verilmemesi gerektiğini anlatır.
“Kalbin Simyası” adlı eserinde Hamza Yusuf, gençliğin her şeyden umudunu kesmiş halinin, bir tür fast-fod kültürü olduğunu şu cümlelerle anlatır: “Bulunduğumuz zamanın baş döndüren kargaşasıyla ilgili olarak insanların gelecekten tamamen umudu kesmiş olmasıdır. Bu durum özellikle, birçoğu giderek nihilistleşen ve dünyaya marazi bir açıdan bakan gençler arasında çok yaygındır. Her şeyi “şu anda” elde etmek zorunda olduğumuza inandırıldığımız bir fast-food kültüründe yaşıyoruz. Bu kültür, insanların “beklemeye değer bir gelecek olduğu” hissini kaybetmelerine sebebiyet veriyor. Yakın zamanda, Amerika tarihinde ilk defa maddi açıdan ebeveynlerinden daha kötü durumda olan bir nesil görür olduk. Bu zamanlara kadar özellikle Amerikalılar geleceğe dair çok ümitvar olmalarıyla bilinirdi” halbuki.
Son sözüm şu olsun; hata iman ve cihat, alnımızın yazısı.
ŞemsettinÖZKAN
30.05.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-1000kitap.com
Son cümle hayat iman ve cihat alnımızın yazısı olacaktı. Sehven hayat yerine hata yazılmış.