suskunduvar
(Toplumsal İlişkiler 3222) وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَفٖينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذٖينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَا وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّا وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَصٖيرًا “(Ey … DEMİRDEN SAĞANAKLAR ALTINDA UYUR SEVGİLİM GÖĞSÜNDE HAZİN AYAK İZLERİ ESKİ ŞUBATLARIN YÜZÜNE AY KIRIKLARI ÇARPIP UYANSIN SEVGİLİM yazısını okumaya devam et →
suskunduvar
(Toplumsal İlişkiler 3221) وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَثٖيراً مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَا وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَا وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَا اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ “Andolsun biz, … NE GARİPTİR Kİ TOPLUM OLARAK AKLI YAVAŞ OLANA DEĞİL DE AYAĞI YAVAŞ OLANA YÜREĞİ KÖR OLANA DEĞİL DE GÖZÜ KÖR OLANA ACIRIZ yazısını okumaya devam et →
suskunduvar
(Toplumsal İlişkiler 3220) لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهٖ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْ وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُٓوءاً فَلَا مَرَدَّ لَهُ وَمَا لَهُمْ مِنْ … NEREYE KAÇARSAN KAÇ KENDİNİ DE BERABERİNDE GÖTÜRÜRSÜN MEKANI DEĞİL RUHUNU DEĞİŞTİRMELİSİN yazısını okumaya devam et →
suskunduvar
(Toplumsal İlişkiler 3219) وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَدٖينَةِ امْرَاَتُ الْعَزٖيزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِهٖ قَدْ شَغَفَهَا حُباًّ اِنَّا لَنَرٰيهَا فٖي ضَلَالٍ مُبٖينٍ “Şehirde olayı duyan bir takım kadınlar birbirleriyle: “Azizin karısı, genç kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış, … ZÜLEYHA YUSUF’A BİR MEKTUP YAZMAYA BAŞLAYINCA YUSUF DİYE BAŞLADI YUSUF DİYE BİTİRDİ GÖRDÜ Kİ HİTAPTAN ÖTEYE GEÇEMEDİ ANLADI Kİ AŞKIN NAMESİNDE SER-NAMEDEN ÖTE KELAM YOK VE ZÜLEYHA’NIN LÜGATİNDE YUSUF’TAN ÖTE SÖZCÜK YOK yazısını okumaya devam et →
suskunduvar
(Toplumsal İlişliler 3218) مِنَ الْمُؤْمِنٖينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدٖيلاً “Mü’minlerden öyle (mert ve metin) er kişiler vardır ki, Allah üzerine (O’nun rızası ve … AKIL HASTANESİNDE BİR DELİ ŞÖYLE DİYORDU SENİ UNUTMAM İÇİN BANA İLAÇ VERİYORLAR DELİRMİŞ OLMALILAR yazısını okumaya devam et →
suskunduvar
(Toplumsal İlişkiler 3217) وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَازٖينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ “O gün tartı haktır. (Vezin-mizan adaletle kurulacaktır.) Kimin (sevap ve hayır) tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.” (Araf/8) Ender Doğan, Yahya Soyiğit, Veysel … EY GÖNÜL KENDİNİ VEZN ETMEYE KANTAR ARA BUL YÜRÜ GİT KANTARINA HALİS OLAN AYAR ARA BUL KAPATIRLAR SENİ BİR HAL-İ HARABA YALINIZ OL KARANLIK GECELER KENDİNE BİR YAR ARA BUL yazısını okumaya devam et →
suskunduvar
(Toplumsal İlişkiler 3216) وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِهٖؕ اِنَّهُ عَلٖيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ “Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir. Hicazkar makamında Hafız Sami Efendi’nin bestelediği, o … DERDİME VAKIF DEĞİL CANAN BENİ HANDAN BİLİR HAKKI VARDIR ŞAD OLANLAR HERKESİ ŞADAN BİLİR yazısını okumaya devam et →
suskunduvar
(Toplumsal ilişkiler 3215) وَالَّذٖينَ اِذَٓا اَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذٰلِكَ قَوَاماً “Onlar, Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcarlarken, insanların ihtiyaçlarını görürken meşru harcama sınırını aşmazlar, ölçüyü kaçırmazlar, cimrilik etmezler. İhtiyaç görme, muhtacı … AŞIRI YAKINLIK TIPKI AŞIRI UZAKLIK GİBİ PERDEDİR yazısını okumaya devam et →
suskunduvar
(Toplumsal İlişkiler 3214) وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَدٖينَةِ امْرَاَتُ الْعَزٖيزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِهٖ قَدْ شَغَفَهَا حُباًّ اِنَّا لَنَرٰيهَا فٖي ضَلَالٍ مُبٖينٍ “Şehirde olayı duyan bir takım kadınlar birbirleriyle: “Azizin karısı, genç kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış, … AŞK HASTANIN ZEVK ALDIĞI BİR HASTALIK DERT SAHİBİNİN ARZULADIĞI BİR ACIDIR yazısını okumaya devam et →
suskunduvar
(Toplumsal İlişkiler 3213) وَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَٓا اَسَفٰى عَلٰى يُوسُفَ وَابْيَضَّتْ عَيْنَاهُ مِنَ الْحُزْنِ فَهُوَ كَظٖيمٌ “Ve (babaları Yakub) onlardan yüz(ünü) çevirdi ve: "Ey Yusuf’a karşı (artan dayanılmaz) kahrım, (hüzün ve hasret duygularım!)" dedi ve gözleri üzüntüsünden (ve stresten ağardıkça) ağardı (ve kapandı). Ki … BEN EN ÇOK SENİ ÖZLEYİNCE YORULUYORUM YA İÇİ SIZLIYOR KEMİKLERİMİN YA DA GÖZLERİ DOLUYOR CÜMLELERİMİN yazısını okumaya devam et →