MÜNASEBET KURACAĞIMIZ İNSANLARIN RUHUMUZA MI YOKSA NEFSİMİZE Mİ HİTAP ETTİĞİNE BAKMALIYIZ ÖNCE

(Toplumsal İlişkiler 3064)

يَا وَيْلَتٰى لَيْتَنٖي لَمْ اَتَّخِذْ فُلَاناً خَلٖيلاً 
لَقَدْ اَضَلَّنٖي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ اِذْ جَٓاءَنٖيؕ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْاِنْسَانِ خَذُولاً 
“Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!”(Furkan/28)
“Çünkü zikir (Kur’an) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp rezil rüsvay eder.” (Furkan/29) 

Osman Nuri Topbaş hoca efendi; “münasebet kuracağımız insanların ruhumuza mı, yoksa nefsimize mi hitap ettiğine bakmalıyız önce” derken iyi dost ya da arkadaş edinmenin önemine değinir.

       Öyle ya ne demişler; “bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” kişi arkadaşını taklit eder. Onun yolundan gider tabiri caizse. Arkadaş iyiye de yönlendirir, kötüye de. Sen sanki elin kolun bağlıymış gibi ona bağlanırsın. 

       Yukarıda geçen Furkan suresi 27-29. âyetlerin Ukbe bin Ebî Muayt hakkında nâzil olduğu belirtilmektedir. Rivayete göre Ukbe, verdiği bir ziyafete Resûl-i Ekrem’i de dâvet etmişti. Hz. Peygamber, şehâdet getirmedikçe yemeğinden yemeyeceğini söyleyince Kelime-i Şehâdeti söylemiş; fakat müşriklerin ileri gelenlerinden Ubey b. Halef’in gönlünü hoş etmek için bilâhare sözünden dönmüş ve gidip Hz. Peygamber’e hakaretlerde bulunmuştu. Ukbe’nin bu ikircikli tavrı onun dost edinmede yanlış ylda olduğunu gösteriyor. Ukbe, ilk zamanlarda ruhuna hitap eden sevgili Peygamberimizin yanında dururken, sonradan nefsine hitap eden, İslam’ın azılı düşmanlarından Ubey b. Halef’in safına geçmiştir.   

       Nefsine uyanların en sıkıntılılarına Bel‘âm bin Baûra’yı ve Kārûn’u misal olarak verebiliriz. Bel‘âm bin Baûra, İsrâil oğullarından bir âlim idi. Zamanında sâlih bir kimseydi. Kerâmetleri vardı. «İsm-i âzam»a mazhardı. Fakat nefsine temâyül etmesiyle helâk oldu.

       Kārun da zamanında sâlih bir kimseydi. Tevrât’ı en güzel şekilde tefsir edenlerden biriydi. Fakat Allâh’ın verdiği mal ile şımardı, azgınlaştı, Hazret-i Musa’ya tavır koydu, iftiraya kadar gitti. Cenâb-ı Hak; onu, güvendiği ve sığındığı hazineleriyle beraber, yerin dibine geçirdi.

      Yahyâ bin Muâz -rahmetullâhi aleyh-; nefs ve şeytanın iş birliğine de dikkat çekerek şöyle der:Şeytanın meşguliyeti yok, biz ise meşgulüz; işimiz-gücümüz var. O bizi görüyor, biz ise onu göremiyoruz. Biz unutuyoruz, o ise vazifesini hiç unutmuyor. Ayrıca büyük düşmanımız olan nefis de şeytanın lehine çalışmaktadır.”İnsanın hâlet-i rûhiyesi değişir. Bazen iradesini ele alarak, şeytan ve nefse karşı kuvvet bulur. Böyle zamanlarda şeytan hemen saklanır. İnsanın zayıf ânını beklemek üzere geri çekilir. Hiçbir zaman tamamen vazgeçmez. Fırsatını bulduğu anda muhatabının zaaflarına göre; ya makam-mevkî ile ya para ve maddiyatla yahut da nâmahrem olan karşı cinsle kandırır.

       Hazret-i Mevlânâ, şeytanın bu husûsiyetine karşı şöyle îkaz buyurur:Ey insan! Senin içinde öyle korkunç bir düşman var ki; o, akla engel, câna ve dîne düşmandır. O düşman; bir an kertenkele gibi saldırır, sonra kaçar. Bir deliğe gizlenir.

       İnsanın gönlüne girip yerleşen şeytanın gönülde birçok mânevî delikleri vardır. Allâh’ı zikredince; o deliklerden birine girer, gizlenir de sahibine vesvese veremez olur. İnsan dünya işlerine dalarak Allâh’ı anmaz olursa; o deliklerden başını uzatır, dışarı çıkar.

      Şeytanın insandan gizlenmesine «sinsi sinsi gizlenmek» dediler. İşte onun gönüldeki deliğe girmesi, bu sinsi gizlenmesidir. Şeytanın sinmesi ve büzülmesi; kirpinin büzülmesine benzer. Kirpi büzülür, sonra başını çıkarır, sonra yine çeker; işte o da öyle yapar. Cenâb-ı Hak şeytana; «Sinsi sinsi gizlenen!» buyurdu. Çünkü onun davranışları, dikenli kirpinin başına benzer.

      Avcının korkusundan, kirpinin başı; zaman zaman dikenleri arasına çekilir, gizlenir. Kirpi; fırsatını bulunca da başını dışarı çıkarır, bu çeşit hile ile yılanı bile alt eder.”(Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2018 Ay: Ekim, Sayı: 164)

Şemsettin ÖZKAN
29.05.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-islamveihsan.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir