NE GÜZEL DEMİŞ FATIMA ANNEMİZ SEVEN SEVDİĞİNİN GÖNLÜNÜ ALMADAN SU BİLE İÇEMEZ

(Toplumsal İlişkiler 3063)

وَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ لَوْ اَنْفَقْتَ مَا فِي الْاَرْضِ جَمٖيعاً مَٓا اَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ اَلَّفَ بَيْنَهُمْ اِنَّهُ عَزٖيزٌ حَكٖيمٌ 

“Müminlerin gönüllerini birleştiren de O’dur. Dünyanın bütün servetini harcasaydın onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını düzeltti. O izzet ve hikmet sahibidir.” (Enfal/63)

Konu başlığı ararken harika bir söz geldi önüme; “ne güzel demiş Fatıma annemiz; “seven sevdiğinin gönlünü almadan, su bile içemez.” Öyle değil midir gönül almayı bilmek çok önemli.

Gönül almak öyle her babayiğidin harcı değildir. Gönül almak yaygın kullanılan bir deyimdir. Üzülen ve kalbi kırılan bir kişiyi sevindirmek, mutlu etmek manasında kullanılır.
      “Yarım elma gönül alma” atasözünde de, birini hoşnut etmek için yapılan şeylerde niyetin önemli olduğu anlatılır. Buna göre, alınan hediyenin ne kadar pahalı olduğu mühim değildir. Birini hatırlamak ve onu düşünmek her şeyden daha önemlidir. Elmanın yarısı bile birisini mutlu etmek için yeterli olabilir. ”Zeytin dalı uzatmak” da aynı anlama gelen ve yaygın kullanılan sözlerimizden biri. Bu sözle hatalarını düzeltmek isteyen insanların sarf ettiği çabaların takdir edilmesi ve desteklenmesi gerektiği anlatılır.

         Hz. Mevlana; sanırım “gönül almayı bilmeyene ömür emanet edilmez” derken evlenmek isteyen gençlere bu güzel tavsiyeyi yapar. Öyle değil midir dostlar, bir teselliyi bile birbirine çok gören eşler hayatın inişli çıkışlı yokuşlarına nasıl tırmanıp inecekler?

         Şahsi kanaatim odur ki, evliliği en güzel altın orana göre izah eden bir resim sanatçısı gibi resmeden Hz. Ali (r.a) efendimizin şu güzel sözüdür: “Yoğun koşuşturmalar içinde eve gittiğimde, Fatıma’nın yüzüne baktığım andan itibaren bütün dertlerimi unutuyorum.” Bu söz Fatıma annemizin Hz. Ali efendimiz gibi bir mübarek insanın gönlünü çok iyi aldığının bir göstergesi değil midir?

        Matematiğe benzer aşk, layık olmayana verirsen verdiğin değer de yanlış çıkacaktır. Ardışık sayılar gibi dertlerle boğuşan bir erkeğin kalp üçgeninin iç açılarının toplamı altın orana sahip saliha bir hanımı gösteriyorsa o evliliğin altın oranın fi sayısı (1.618) gibi özel ve nadide olduğunu düşünüyorum. Bir bakıma tüm çocuklar bangır bangır; “baba annemi sev” diyor. Çünkü kadın mutluysa, o evlilik de mutludur.

       Gönül almak deyince nedense, aklıma hep Hz. Ali efendimiz ve Hz. Fatıma annemiz geliyor. Bir gün Hz. Fatıma annemiz; “Eğer, velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlarla evlenmekle onlara haksızlık yapmaktan korkarsanız onlarla değil, hoşunuza giden başka kadınlarla iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz; şayet, aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız bir tane almalısınız veya sahip olduğunuz ile yetinmelisiniz. Doğru yoldan sapmamanız için en uygunu budur” anlamına gelen Nisa suresi 3. ayetini okurken, sesini kısıyor. Bunu duyan Hz. Ali efendimiz; “sen hepsine bedelsin ya Fatıma” diyerek, Hz. Fatıma annemize müthiş bir jest yapıyor, onun gönlünü fethediyor. Fethetmekle kalmıyor, gerçekten de Fatıma annemiz hayatta iken Hz. Ali efendimiz bir başka kadınla da evlenmiyor. İşte evlilikte gönül almak bu. Bir erkeğin kadının gönlünü alması bu.

Şemsettin ÖZKAN
28.05.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-suskunduvar.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir