ÖMÜR SEVMEYİ ÖĞRENMEYE YETMİYORKEN NEFRET ETMEYİ HANGİ ARA ÖĞRENİYORSUNUZ

(Toplumsal İlişkiler 305)


هَٓا اَنْتُمْ اُو۬لَٓاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّه۪ۚ وَاِذَا لَقُوكُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّاۗ وَاِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْاَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِۜ قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Sizler, imanınızdan kaynaklanan derin bir merhamet ve hoşgörüyle onları seviyorsunuz fakat onlar, kâfirliğin gereği olan çıkarcılık, haset ve bağnazlık yüzünden sizi sevmezler. Üstelik siz, onların inandığı Tevrat ve İncil de dahil olmak üzere, bütün kitaplara inanırsınız. Onlar ise, sadece kendilerine indirilen kitaba bile gerçek anlamda inanmazlar. Sizinle karşılaştıkları zaman:
“Biz de 
sizin inandığınız gibi inanıyoruz!” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında ise, size karşı duydukları kin ve öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. Onlara de ki: “İsterseniz kahrınızdan ölün, Allah eninde sonunda nurunu tamamlayacak, hak dini üstün kılacaktır. Hiç kuşkusuz Allah, kalplerin içindeki bütün gizli niyet ve düşünceleri bilmektedir.” (Al-i imran/119)

Ömür ne kadar kısa değil mi dostlar? Bugün varsınız yarın yoksunuz. Sevdiklerimiz, annelerimiz, babalarımız, eşlerimiz ve dostlarımız bu çilehanede günlerini tamamladıkları an bir de bakmışsınız ki aramızdan ayrılıvermişler.

Peki öleceğini, bu dünyadan sağ çıkamayacağını bilen tek canlı insan olmasına rağmen, niçin hiç ölmeyecekmiş gibi önüne gelenin kalbini kırıyor? Herkesi yaralıyor ve yıkıp döküyor? Neden, neden?

Cahit Zarifoğlu; “ömür sevmeyi öğrenmeye yetmiyorken, nefret etmeyi hangi ara öğreniyorsunuz?” derken ne anlatmak istiyor acaba bize? Üzüntüye, kedere, nefrete, kine hayatımızda kolaycacık yer açarken, sevgiye, muhabbete, alçakgönüllülüğe, sevecenliğe kapı aralamak çok mu zor?

Bilmiyorum “Sevginin Gücü” adlı o harika Hindistan kökenli o muhteşem filmi seyrettiniz mi? Ben seyrettiğimde çok duygulanmıştım. Khan, bu filmiyle sadece küçük bir kızın değil, aynı zamanda inatçı Hindu ve Pakilerin de kahramanı olur. Eğer bir hikaye ilham vermek gibi bir misyon üstleniyorsa Bajrangi Bhaijaan’ı dikkate alsın. Seyirciyi iyilikle temasa geçirebilmek için gereken tüm motive edici unsurlara sahiptir. Olumsuzluklardan kurtulmak ve her zaman pozitif olmak için size gerekenden fazlasını verir.

Film, bir Bollywood filminden beklediğimiz her şeye sahip: Salman Khan var, melodram var, şarkı ve dans var… Ve tüm bunları, tek kelime bile söylemeden sizi hem güldürecek hem de ağlatacak sevimli bir sürpriz ile yapar. Pakistanlı küçük Heidi…

Beş yaşındaki Shahida doğuştan konuşma engellidir. Kızının konuşması için elinden geleni yapan annesi, Shahida’yı tedavi etmek için Pakistan’dan Hindistan’a gitmeye karar verir. Fakat çıktıkları bu yolculuk küçük kızın hayatını tamamen değiştirir.

Trenle çıktıkları yolculukta Shadida, tren durakta beklediği sırada camdan gördüğü kuzuların yanına gitmek için trenden iner. Fakat tren hareket etmek için düdüğü çaldığında duymadığı için treni kaçırır. Küçük kız bilmediği topraklarda yapayalnız kalmıştır. Tek başına sokaklarda dolaşan küçük kızın yolu, Bajrangi adında bir adamla kesişir.

Elbetteki insan sevecek. Ama sevgiyi de israf etmeyecek, hak edene de hak ettiği kadar verecek. İnsan her zaman bu sevgisinin karşılığını göremeyebilir. Bu duruma da hazırlıklı olmak gerekiyor. Hz. Mevlana; “ey gönül bir sürü dostunun yanında düşmanların da olacak. İmtihan bu ya onca düşmanın içinden seni dostun vuracak,” derken dostların da hata yapacağının altını çizer. Hatalar bizi üzecek dostların yan çizmeleri önümüzde duruyor. Siz siz olun öyle hemencecik kalbinizi ve sevecenliğinizi bozmayın emi dostlar!

Şemsettin ÖZKAN

02.04.2021 KONYA

KAYNAKLAR

1-kuran.diyanet.gov.tr

2-kuranmeali.com

3-filmanalizi.net

ÖMÜR SEVMEYİ ÖĞRENMEYE YETMİYORKEN NEFRET ETMEYİ HANGİ ARA ÖĞRENİYORSUNUZ” için 1 yorum

  1. Ne yazık ki insan en çok, dostlarından ve en yakın akrabalarından muzdarip. Allah hayırlılarıyla karşılaştırıp, şerlilerinin şerrinden korusun. Amin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir