(Toplumsal İlişkiler 3138)

قُلْ اِنَّ صَلَاتٖي وَنُسُكٖي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتٖي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
“Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (Enam/162)
Türk Edebiyatının büyük şairi Fuzuli der ki:
“Yılda bir kurban keserler halk-ı âlem iıyd içün
Gün be gün saat be saat ben senin kurbanınam.”
Yani “ insanlar bayram geldiğinde yılda bir kez kurban keserler.
Ben ise her gün, her saat senin uğruna kurban olmaktayım.”
Bu beyit; mecazi ve tasavvufi bir aşkı ifade eder. “Herkes yılda bir kez bayram için kurban keser; oysa ben sana her an, her saniye kurban olmaya hazırım” anlamına gelir. Kuran’da fiziksel kurbanı ve Allah’a teslimiyeti anlatan ayetler bulunur.
Bu sözlerin işaret ettiği derin teslimiyet ve adanmışlık ruhu, Kur’an-ı Kerim’de şu temel prensiplerle açıklanır:
- Allah’a Adanmışlık: De ki: “Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” (En’âm Suresi, 162. Ayet)
- İhlas ve Takva: Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan sadece sizin takvanızdır… (Hac Suresi, 37. Ayet)
- Sürekli İbadet ve Hayatın Kendisi: Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk (ibadet) et. (Hicr Suresi, 99. Ayet)
- Fuzûlî’nin bu mısraları, insanın kendini, iradesini ve hayatını her an Yaratıcıya teslim etmesini simgeler. Gerçek aşk da Mevla aşkı değil midir? Hz. Mevlana da; “senin aşkına kurban olduğum gün, benim bayramımdır” der.
Beyitte şair sevgisini sıradan bir bağlılığın çok ötesine taşıyarak aşkın insanı nasıl tümüyle teslim aldığını söyler bize. Halkın yılda yalnızca bir defa bayram dolayısıyla kurban kestiğini söyleyip kendi halini bununla karşılaştırır. Fakat aşığın özverili oluşu bir güne sığar mı? Onun gönlü sevgili uğruna her daim yeniden kendini feda etmektir.
Burada “kurban olmak” yalnızca can vermek manasında değil, benliğinden vazgeçmek, arzularını susturmak, sevgilinin adını kendi varlığından üstün tutmak demektir.
Gerçek aşta süreklilik, dinmeyen, bitmeyen eksilmeyen artan bir duygu olduğu “gün be gün, saat be saat kavramlarıyla vurgulanır. Gerçek sevgide sevdiği uğruna kendini feda etmek kurban etmek tasavvufi bir anlam da taşır. Böylece aşk belli bir zaman diliminde yaşanan bir his değil, insanı her nefeste değiştiren, kemale erdiren ve kendinden vazgeçmeye çağıran derin bir teslimiyettir aynı zamanda.
Şemsettin ÖZKAN
11.08.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-Al Bakışı