SESİNDEKİ SESSİZLİĞİ DUYMAYAN KALBİNDEKİ FIRTINAYI NASIL ANLASIN

(Toplumsal İlişkiler 3137)

SESİNDEKİ SESSİZLİĞİ DUYMAYAN  KALBİNDEKİ FIRTINAYI NASIL ANLASIN

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اسْتَجٖيبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيٖيكُمْۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهٖ وَاَنَّـهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

“Siz ey imana erişenler! Her ne zaman sizi, size hayat verecek bir işe çağırırsa, Allah’ın ve (dolayısıyla) Elçi’nin bu çağrısına icabet edin; ve bilin ki, Allah insanla kalbinin [meyilleri] arasına müdahale etmektedir; ve sonunda O’nun katında bir araya getirileceksiniz.” (Enfal/24)

Ne güzel demiş Türk şiirinin ikinci yeni akımının öncü şairlerinden Cemal Süreya;(1931-1990) “sesindeki sessizliği duymayan kalbindeki fırtınayı nasıl anlasın?”

“Sesindeki sessizliği duymayan, kalbindeki fırtınayı nasıl anlasın?” sözü, insanın dışarıya vurduğu sessizliğin aslında içinde kopan fırtınaların en büyük haykırışı olduğunu ve ancak derin bir empati ve bağ kurabilenlerin bu hali anlayabileceğini ifade eder.

Kur’an-ı Kerim’de insanın iç dünyasını, gizli hislerini ve kalbi durumlarını ele alan ayetler şunlardır:

  • Enfâl Suresi, 24. Ayet:”…Şunu iyi bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız.” İnsanın kalbinde gizlenen en derin sırları, fırtınaları ve sessizlikleri en iyi bilen ve doğrudan kalbe nüfuz eden yalnızca Allah’tır.
  • Hucurât Suresi, 3. Ayet:”Allah’ın elçisinin huzurunda seslerini alçatanlar, işte onlar Allah’ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.” İnsanın sesini dışarıya karşı alçaltması veya sessizliğe bürünmesi, ruhunun inceliğine ve içsel derinliğine işaret edebilir.
  • Kâf Suresi, 16. Ayet:”Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona fısıldadıklarını biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.” İnsanın dile dökemediği iç sesini, fısıltılarını ve kalbinde kopan her türlü fırtınayı duyan en yakın merciin Yaratıcı olduğunu belirtir.
  • Âl-i İmrân Suresi, 159. Ayet:”…Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, şüphesiz insanlar etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet, onlar için bağışlanma dile…” Başkalarının kalbindeki fırtınaları ve sessizlikleri anlamanın ön koşulunun; kalbi bir yumuşaklık, merhamet ve anlayıştan geçtiği vurgulanır.
  • İsrâ Suresi, 36. Ayet:”Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.”İnsanların iç sesini ve kalbindekileri anlamak için yargılamadan doğru ve derin bir şekilde “idrak etmeye”dikkat çeker.

Bu etkileyici söz, dışarıdan güçlü veya sessiz görünen birinin iç dünyasında yaşadığı derin acıların, ancak onunla gerçekten empati kurabilen ve onu dikkatle dinleyen insanlar tarafından fark edilebileceğini anlatır. Sözün derinliğini oluşturan temel noktalar şunlardır:

  • Yüzeysel Değerlendirmenin Yanıltıcılığı: İnsanlar genellikle dışarıya yansıttıkları sakin ve olağan tavırlarıyla değerlendirilir. Ancak yüzeydeki bu dinginlik (sesindeki sessizlik), içteki büyük karmaşanın ve acının (kalbindeki fırtına) üzerini örten bir perde olabilir.
  • Empati ve Dikkat: Karşısındakinin sadece söylediklerine veya bağırtılarına değil; sustuklarına, ses tonundaki ince detaylara ve beden diline odaklanmayan biri, onun içindeki fırtınaları tahmin edemez.
  • Gerçek Anlayış: Birini anlamak sadece kelimeleri duymak değil, o kelimelerin ardındaki duygusal yükü ve sessiz çığlıkları hissedebilmekle ilgilidir.

Kısacası bu söz, gerçek bir bağın ve anlayışın ancak tarafların birbirlerinin ruhuna incelikle dokunmasıyla, yani yüzeysel değil, derinlemesine bir dinleme ve hissetme haliyle mümkün olabileceğini vurgular.

Şemsettin ÖZKAN
10.08.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-Al Bakışı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir