ESKİDEN İNSANLAR HAYATLARINDAN MEMNUN OLMADIKLARINDA DEVRİM YAPARLARDI ŞİMDİ ALIŞVERİŞ YAPIYORLAR

(Toplumsal İlişkiler 3016)

كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙاَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰى ALAK/ 6,7.
“Hayır (iş sanıldığı gibi değil)! Doğrusu, insan ne zaman kendisini (servet sahibi, zengin ve) yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığını zannetse) azgınlık eder.”

Yüzyılımızın en önemli ABD’li dram yazarlarından kabul edilen Arthur Miller; (Arthur Asher Miller) (1915-2005)  “eskiden insanlar, hayatlarından memnun olmadıklarında devrim yaparlardı. Şimdi ise alışveriş yapıyorlar” derken, ta o zamanlardan insanın kapitalistleşmesine, bir anlamda kapitalistleşmesinin ön ayağı olan tüketim çılgınlığına dikkatlerimiz çekiyor.

           Kapitalistleşme sadece o zaman bu zaman diliminin konusu olmadı. Kapitalistleşme Hz. Adem’in çocukları büyük kardeş Kabil ile küçük kardeş Habil arasında başlayan mücadeleyle başladı. Bu aynı zamanda tarih felsefesinin de başlangıcıdır.

          Büyük kardeş Kabil, Allah’a sunak olarak solmuş büzüşmüş bir tutam buğday başaklarını sunarken, küçük kardeş çobanlığın getirdiği saf, temiz, cömert duygularla en semiz, besili hayvanını yüce Yaradan’a bağışlamıştı. Yüce Yaratan onlardan Habil’in sunağını kabul etmişti. Kabil ise kapitalizmin getirdiği tefeci, bezirgan, finans sitemiyle harmanlanan aşırı tüketime yol açan cimrilik, mal biriktirme, hasetlikle zirve yapan acımasız bir kapitalist olup çıkmıştı. 

          Şimdi öyle bir zamana geldik ki, kadınlarve çocuklar tüketim çılgınlığını körüklemek için özenle seçiliyorlar. Hadi kadını anladık kendini göstermesi için, evi dizayn etmesi için, tabiri caizse teşhir etmek için tüketimde başrol oyuncusu olarak kullanılıyor. Ya çocuklar? Onlar içinde şöyle bir formül geliştirmişler. Herkes çocuk olsun. Ya, nasıl olacak bu iş? Diyorlar ki, içinizdeki çocuğu uyandırın. Çocuk ne yapar? Markete götürsen her şeyden almaya kalkar. Yani içimizdeki çocuğu uyandırıp hep alışveriş yapın demeye getiriyorlar. Yani canın sıkıldı mı içindeki çocuğu uyandır, bugün şu gün alışveriş yap, yarın doğum günü alışveriş yap, ertesi gün, sevgililer günü alışveriş yap, mayıs ayı anneler günü alışveriş yap, haziran ayı alışveriş yap. Yani bol bol tüket, israf et, savurganlık yap. Fikir yok, zikir yok, hedonizmi (zevkçilik) teşvik et, dur. 

             Ah şu vahşi kapitalizm… sen nelere kadirsin? İnsanları sömürüyorsun. Emperyalizme kapı aralıyorsun. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapıyorsun. Üstelik fakiri fakirliğine bakmadan tüketmeye, savurganlığa teşvik ediyorsun. Müslüman’ı vehnle (dünya sevgisiyle) rayından çıkarıyorsun, cimri, pinti ve bencil yapıyorsun. Üstelik Alak/6,7, Fussilet/10, Haşr/7, Kalem/17-33. Ayetleriyle, Mearic/23,24,25, Bakara/219, Necm/39. vb. gibi ayetleri okumalarına rağmen…

Şemsettin ÖZKAN
12.04.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir