BİR GÜLÜŞÜNE DÖRT MEVSİM SIĞMIŞ DIŞARIDA ŞİMDİ ZEMHERİ KIŞMIŞ KİMİN UMURUNDA

(Toplumsal İlişkiler 2081)

وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَدٖينَةِ امْرَاَتُ الْعَزٖيزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِهٖ قَدْ شَغَفَهَا حُباًّ اِنَّا لَنَرٰيهَا فٖي ضَلَالٍ مُبٖينٍ 

“Şehirde olayı duyan bir takım kadınlar birbirleriyle: “Azizin karısı, genç kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış, kölesine olan aşkı yüreğinin derinliğine işlemiş; doğrusu biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz” diye dedikodu yapıyorlardı.” (Yusuf/30)

Hasret şairi olarak da anılan Ahmet Arif, aşk ve özlemi, mısralarında ilmek ilmek işleyen, ender şairlerimizden biri.  

Ahmet Arif; “bir gülüşüne dört mevsim sığmış, dışarıda şimdi zemheri kışmış, kimin umurunda” derken, sevgilinin gülüşünü dört mevsime benzetişi ne hoş. 

            Onun o gülüşü varken, şimdilerde mevsimin en soğuk zamanı zemheri olsa ne yazar? Kış olsa ne yazar?Aşk, sevgi, muhabbet, ülfet, meveddet, hubb ve vüdd her ne derseniz deyin hayatın menbaı ve kaynağıdır.

Anlayacağınız olmazsa olmazımızdır. Nazım Hikmet; “kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük” derken, aşkı gereği gibi takdir edenlerin ve dahi etmeyenlerin pürmelalini açık eder aslında.

          Hz. Şemsi Tebrizi’nin o güzel anlatımıyla; “kadın; bilene nefes, bilmeyene nefsdir.” Aynı durum erkek içinde geçerlidir. Erkek bilene nefes, bilmeyene nefsdir.

          Fuzuli üstadımız; “Aşk imiş, her ne var ise bu âlemde/ Gerisi kîlu kâl imiş” derken bu dünyada aşktan gayrisinin dedikodu olduğunu çarpıcı bir dille anlatır enikonu. 

          Tasavvuf erbabının çok konuştuğu bir hadis-i kutsi’ de: “Ben gizli bir hazine idim. Bilinmeye muhabbet ettim ve bilinmek için halkı yarattım” (Acluni/ Keşfü’l Hafa,II/132) buyrulur. Bu hadis bize, muhabbet(hoşlanılan şeye karşı     duyulan meyil, sevgi, sevme, sevişme, aşk, ilgi, alaka, dostluk, dostça konuşma, sohbet ve yarenlik) öncelikle Hak’tan ortaya çıkmış ve bütün kâinatın yaratılmasına sebep olduğunu fısıldar.

           Bakmayın siz kapitalist dünyanın feminizm ve maskulenizm hareketleriyle kadın ve erkeği ayrıştırdığına. 

Fıtratı bozan akımlar olarak dünyamızı yozlaştırmaktan başka bir işe yaramıyorlar. Bir erkek için bu dünyada kadın yoksa hayatın ne anlamı olabilir ki? Erkeğe için, bu dünyada altın orana göre yaratılan, en anlamlı varlıkların başında kadın gelir. Yine bir kadın için de, hakeza erkek gelir. Yüce Yaratan’ın bu mükemmel yaratmasında bir eksiklik, kusur yoktur. Kusur, bu sanat eseri yaratılan varlıklara ;(kadın-erkek ilişkilerine) şaşı bakan gözlerdedir, aralarında fıtrattan gelen sevgiye, mezar kazan anlayışlardadır. Kadınsız bir dünyanın, ya da erkeksiz bir dünyanın, ne anlamı var ki?

Şemsettin ÖZKAN
08.03.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir