(Toplumsal İlişkiler 2066)

لَا يُحِبُّ اللّٰهُ الْجَهْرَ بِالسُّٓوءِ مِنَ الْقَوْلِ اِلَّا مَنْ ظُلِمَۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَمٖيعًا عَلٖيمًا
“Allah, zulme (haksız itham ve iftiralara) uğrayanlar(ın hâkim karşısında konuşup hakkını savunması) dışında, kötü sözün (ve çirkin işlerin) açığa vurulup söylenmesini sevmez. (Fitneyi azdırıcı ve huzur kaçırıcı konuşmalardan ve dedikodulardan sakınmak lazımdır.) Her şeyi hakkıyla İşiten ve Bilen Allah’tır.” (Nisa/148)
Sorgulamak düşüncenin disiplinidir. Yeteri kadar sorup sorgulamadan, düşünmeden yapılan yargılamalarda sorun var. Düşünen insanın yargısı hiç de boş değildir. Düşünen insan, her olayı etraflıca araştırır, empati duygusu gelişmiştir çünkü. Koşulları değerlendirir, nedenleri araştırır ve en sonunda da hükmünü verir. Bu yüzden yargıçlık kutsal bir meslektir.
Fakat etraflıca düşünmeden yargıya varmak cahillerin işidir. Onların yaptıkları zaman zaman can sıkıcı da olsa cahilliklerine vermek gerekir. Carl Gustav Jung; “düşünmek çok zordur, bu yüzden çoğu insan yargılamayı seçer” derken vurgulamaya çalıştığı da budur.
İnsanların çoğu vasattır, düşünmez ve düşüncesizce hareket ederler. Gayri ihtiyari, refleks haline gelmiş davranışlar sergilemeleri çoğunluğunda rastlanan günlük sıradan işlerdir.
İşte düşünmek deyince büyük beyinlerin fikirleri, orta beyinlerin olayları küçük beyinlerinse şahısları konuştuklarını biliyoruz. Büyük beyinler maalesef çok az. Orta beyinler onlardan bir tık fazla, lakin küçük beyinler istemediğin kadar çoktur.
Sebebi belli, düşünmek zor zanaat iş. Sıkıntı buradan geliyor. Düşünüp ne yapacaklar? Birilerinin aleyhinde konuşup atıp tutmak, pek kolay. Ulu orta salla gitsin. Bu yüzden beyni küçük insan sayısı çok. İnternette de biri bir şey paylaşıyor. Altında bir ton yazı. Atıp tutuyorlar, kuru sıkı. Anlayıp anlamadan yorumlar yapıyorlar.
Düşünceden yoksun insanları bekleyen tehlikeli tuzak, sürü psikolojisine kapılmaktır. Düşünemezsen, analitik düşünme sentez ve analiz yapamazsan kitle psikoljisine kapılmak varacağın son noktadır. Sürü psikolojisine sahip insan ömür boyu kıç görür. Koyunların gidişi gibi şartlanmış olarak öndeki uçuruma bile gitse o da gider.
Moda, giyim, futbol, müzik, sağlık gibi akımlarda da kitleler psikolojisi devreye girer. Etkileşim daha fazla olur. Özenti düşüncenin önüne geçer. Provakasyonlarda da yine aynı şeyler olur. Provaköterler kolayca kalabalıkları uyduruk bir bilgi ve söylemle manipüle ederler.
Şemsettin ÖZKAN
21.02.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com