İNSANLARIN GÖNÜLDE KALMASI GÖZDE KALMASINDAN DAHA İYİDİR

(Toplumsal ilişkiler 2034)

اِنَّ الْمُسْلِمٖينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِنٖينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِتٖينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِقٖينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِرٖينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِعٖينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّقٖينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِمٖينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظٖينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِرٖينَ اللّٰهَ كَثٖيراً وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظٖيماً 

“GERÇEK ŞU Kİ, Allah’a teslim olmuş bütün erkekler ve kadınlar, inanan bütün erkekler ve kadınlar, kendilerini adamış bütün erkekler ve kadınlar, sözlerine sadık bütün erkekler ve kadınlar, sıkıntılara göğüs geren bütün erkekler ve kadınlar, [Allah’ın karşısında]güçsüzlüğünü anlayan bütün erkekler ve kadınlar, karşılıksız yardımda bulunan bütün erkekler ve kadınlar, nefislerini kontrol eden bütün erkekler ve kadınlar, iffetleri üzerine titreyen bütün erkekler ve kadınlar  ve Allah’ı durmaksızın anan bütün erkekler ve kadınlar için, (evet,)bunlar[ın tümü]için Allah, mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.” (Ahzab/35)

Gönülde mi kalmak iyi, yoksa gözde mi kalmak? İşin reklam safhasını, teşhir safhasını düşünürseniz gözde kalmak gibi düşünebilirsiniz. Lakin yanılıyorsunuz reklamlar bitti mi, gözler teşhire doydu mu, gözden çok çabuk düşersiniz. Asıl olan gönülde kalmak değil midir? Gönülde kalmak samimiyeti temsil eder. İçtenlik dilden değil kalpten doğar. 

          Türk şiirinin efsanelerinden Abdürrahim Karakoç’a, bir gün “Mihriban” şiirinde geçen Mihriban için; “Mihriban’ı görebileceğinize inanıyor musunuz?” diye sormuşlar. O da; “bilmiyorum, görmek de istemiyorum, değişmiştir şimdi. Ben onun nazarında değiştim o benim nazarımda değişti. Hem niye görelim? Öyle kalsın. İnsanların gönülde kalması gözde kalmasından iyidir” demiş. Evet gönülde kalmak daha iyi. 

           Geliniz Musa Eroğlu’nun türkü formatında bestelediği, hemen hemen herkesin mırıldandığı, üstadın mısralara döktüğü bu muhteşem şiiri, türküyü bir hatırlayalım hele;

Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamıştın, çözülmüyor Mihriban
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban 

Yar, deyince kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor
Lambada titreyen alev üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban 

Önce naz sonra söz ve sonra hile
Sevilen seveni düşürür dile
Seneler asırlar değişse bile
Eski töre bozulmuyor Mihriban 

Tabiplerde ilaç yoktur yarama
Aşk değince ötesini arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut çizilmiyor Mihriban 

Boşa bağlanmış bülbül gülüne
Kar koysan köz olur aşkın külüne
Şaştım kara bahtım tahammülüne
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban

Tarife sığmıyor aşkın anlamı
Ancak çeken bilir bu derdi gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı
Çözemedim çözülmüyor Mihriban. 

Şemsettin ÖZKAN
20.01.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-milliyet.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir