YOLU UZUN ÇOK UZUN ZÜLEYHA’NIN AŞK VERİLMİŞ ONA AŞKI BİLMİYOR SABIR VERİLMİŞ SABRA SAHİP ÇIKAMIYOR

(Toplumsal İlişkiler 3068)   

قَالَتْ فَذٰلِكُنَّ الَّذٖي لُمْتُنَّنٖي فٖيهِ وَلَقَدْ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِهٖ فَاسْتَعْصَمَ وَلَئِنْ لَمْ يَفْعَلْ مَٓا اٰمُرُهُ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُوناً مِنَ الصَّاغِرٖينَ 

“Bu anı bekleyen Züleyha, “İşte budur,” dedi, “kendisine aşık olduğum için beni kınadığınız adam! Şimdi söyleyin, ona vurulmakta haksız mıymışım? Evet, ben onu gerçekten de elde etmek istedim fakat onun dürüstlüğü tuttu. İşte, hepinizin önünde uyarıyorum; eğer kendisine emrettiğim şeyi yapmamakta ısrar ederse, yemin ederim, zindanları boylayıp rezil kepâze olacaktır!” (Yusuf/32)

“Yolu uzun, çok uzun Züleyha’nın. Aşk verilmiş ona, aşkı bilmiyor. Sabır verilmiş, sabra sahip çıkamıyor.” cümlesi ne müthiş yorum öyle.

“Yolu uzun, çok uzun Züleyha’nın” ifadesi, genellikle İslami edebiyat, tasavvufi anlatılar veya Yusuf ile Züleyha kıssalarını modern bir dille yorumlayan metinlerde geçen, Züleyha’nın mecazi aşktan ilahi aşka geçiş sürecini ve çektiği çileyi anlatan edebi bir tasvirdir. belirli bir tek şaire ait olmaktan ziyade, anlatının yaygın bir yorumudur.                                                

        Züleyha’nın Yusuf’a duyduğu haram aşkla başlayan, güzelliğini ve gençliğini kaybettiği, sabrı öğrenip Allah’a yönelmesiyle nihayete eren uzun çilesini ifade eder.

        Manası şudur: Başlangıçta aşka dair cahil (hakiki aşkı bilmeyen) ve sabırsız olan Züleyha’nın, yaşadığı acı tecrübelerle “aşkı” öğrendiği ve sabrı kazandığı süreci vurgular. Bu söz; Züleyha’nın nefsiyle imtihanını ve nihayetinde sabırla ilahi aşka ulaşmasını vurgulayan modern bir yorumdur. 

        Züleyha, Yusuf peygambere duyduğu dünyevi tutkuyla başlayan, güzelliğini ve itibarını kaybedip nefis terbiyesiyle ilahi aşka dönüşen, sonunda ise tövbesi kabul edilerek Yusuf ile evlendiği ibretlik bir “nefis-aşk-sadakat” hikayesidir.…….. Züleyha, Yusuf’a ulaşamayıp hileye başvursa da Yusuf’un temizliği ve mucizeler karşısında pişman olup, gerçek aşka ulaşmıştır. 

       Züleyha, Yusuf (a.s) kıssasında nefsine yenilen ancak tövbe ile arınan bir karakter olarak Kur’an-ı Kerim’de ibret için sunulmuştur.  

      Züleyha’nın hikayesindeki temel ibretler şunlardır:

* Nefis ve İmtihan: Züleyha, güzelliği karşısında büyülenip Yusuf’a yaklaşmak istemiş, reddedilince iftira atarak onu zindana attırmıştır. Bu durum, nefsine yenilen insanın nasıl hata yapabileceğini gösterir.
* İtibarın Kaybı ve Pişmanlık: Yaptığı yanlışı anlayan Züleyha, büyük bir pişmanlık yaşamış, dünyalık şan, şöhret ve güzelliğinden vazgeçmiştir.
*İlahi Aşkın Zaferi: Züleyha, Yusuf’a olan beşeri aşkını, Yusuf’un Rabbine yönelerek ilahi aşka dönüştürmüştür. Rivayetlere göre, Yusuf’u beklerken geçen uzun yılların ardından iman edip Yusuf ile evlenmiştir.
* Tövbenin Gücü: Hikayenin sonunda, tövbesi ve samimiyeti sayesinde eski güzelliğini yeniden kazandığı, Yusuf ile evlenip çocuk sahibi olduğu belirtilir.

      Hasılı Nazan Bekiroğlu’nun ifadesiyle Yusuf ile Züleyha’nın hikayesinde aşk ve sabır, göz ve mapus zindanıyla iç içe geçmiş durumda; “Yusuf’un gözleri zindan nedir bilmeyen Züleyha’nın zindanı, Yusuf’un gözleri Züleyha’nın zindanında gün başlangıcı… ” 

Şemsettin ÖZKAN
02.06.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-islam ansiklopedisi
4-facebook.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir