KADER OLUR SÖYLEME

(Toplumsal İlişkiler 512)


فَاٰتٰيهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِؕ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنٖينَࣖ
Allah da onlara hem bu dünyanın nîmetlerini, hem de âhiretin en güzel nîmetlerini bağışladı. Çünkü Allah, güzel davrananları sever. Öyleyse, siz de onları kendinize örnek alın da, Uhud’da uğradığınız yenilgiyi bahane ederek sizi dininizden çevirmeye çalışan Yahudi ve münâfıkların propagandasına aldanmayın.” (Al-i imran/148)

Boşuna dememişler; ‘kader olur söyleme diye. Hasta olmadan hasta olduğunu söyleyen hasta olur. Bir şeyi olmadığı halde olmuş gibi göstermeye kalkan zora girer. Etmeyin, eylemeyin, güzel şeyler söylemeye bakın ne olur?

Hz. Mevlana der ki; “ dünyada olabilecek her bir olay için misal aleminde sayısız ihtimal uyur. Siz ağzınızdan çıkardığınız sözlerle o ihtimalleri uyandırırsınız. Güzel kelimeler söyleyin ki güzel ihtimaller uyansın. İnsanın kaderine müdahalesi buradadır.”

Ağzınızdan çıkan her kelimeye lütfen dikkat ediniz. Zira onunla bir sözleşme imzalarsınız. Hem şahsınızla, hem muhatabınızla hem de kainatla. İnsan atide yaşayacağı şeyin ne olduğunu merak buyurursa şimdiden bugün neler söylüyor hele bir baksın şu ağzından dökülenlere.

Büyük bir ihtimalle bugün dilinden düşenler yarınların deneyimleri olacak. Hani sevgili Peygamberimizin o güzel hadisini hatırlamamak mümkün mü? “Bela insanın diline bağlıdır,” diye.

Olmasını istemediğiniz şeyleri dualarınızda dileklerinizde de anmayın! İstemediğiniz şeyleri sıralamayın. Sadece OLMASINI İSTEDİĞİNİZ şeyleri söyleyin.
“Yaşlanmak istemiyorum” yerine
“Ben her daim genç kalıyorum..”
“Ben hasta olmak istemiyorum “yerine,
“Elhamdülillah ben sağlıklıyım.”
Örneğin; “yaşlanmak istemiyorum,” diyen insanların oradaki odak noktası yaşlanmaktır…Ve neticede yaşlanmak kaçınılmazdır.
Öyle ki beyin olumsuzu (negatifi) algılamıyor. Söylenen her sözü gerçek kabul ediyor. Örneğin siz, “Unutma” dediğinizde onu “unut” olarak alıyor. Bu yüzden onun yerine “aklında tut” demek daha doğru bir yaklaşım.
Birisine, “panik yapma”dediğinizde daha fazla panik olacaktır. Bunun yerine “sakin ol” demek daha uygundur.
Bu yüzden ne yapmak istemediğimizi değil ne istiyorsak onu söylemeliyiz!
Bir kimse size “hasta gibi görünüyorsun” dediğinde,
eğer siz buna inanır ve onaylarsanız bu sözleşmeyi imzalamış olursunuz ve çok fazla sürmeden hasta olacağınıza dair de size dikkatli olmanızı söyleyebilirim.
Hastalıktan söz açılmışken bazıları hastalıklarına çok sıkı sahip çıkar:
“Bende karaciğer yağlanması var.”
“Benim tansiyonum var, şekerim var” diye.
BENİM..!!!
“Benim” diye bu kadar sahiplenirseniz o hastalık da sizi hayatta bırakacağını mı sanıyorsunuz? Zira”Ben” diye başlayan her cümlemizi şuuraltımız sahiplenir ve emir addeder. Bazen de insan tabiri caizse kurbanı oynamayı seçer. Hatta bazen bundan hoşlanır da. Çünkü o hastadır ve çevresinden daha önce görmediği ilgiyi görüyordur.
Farkındalığı olan kişi ise o noktada bedeninin kendine verdiği mesaja bakar. Ve şu soruyu sorar “Bilmem gereken şey ne?
Hayatımda neyi değiştirmeliyim?”
“Neden ben?” değil..
“Nerede hata yaptım?
Ve bu hastalıkla bedenim beni uyarıyor?” demeliyiz.
Büyüklerin çok söylediği bir söz vardır.
“Bir şeyi kırk kere söylersen olur.”
Hiç düşündünüz mü sebebi ne acaba?
Çünkü dil neyi çok söylerse, bilinçaltı onu gerçek kabul eder, beyin onu gerçekleştirmek için harekete geçer.
OLUMLU KONUŞMA ve DÜŞÜNME işte bu yüzden çok önemlidir. Olumlu kelimelere odaklanarak ve bunları yansıtarak genel sağlığınızı iyileştirebilir ve beynimizin işlevselliğini artırabilirsiniz.

Enerjiniz hangi kelimeler üzerinde yoğunlaşıyor?
Eğer hayatınız istediğiniz kadar güzel değilse, olumsuz kelimeleri ne sıklıkta kullandığınızı not etmek için bir defter tutmak gerek.
Sözcüklerinizi değiştirin, hayatınız değişsin..
Kelimelerinizle davranışlarınızda değiştiğinde siz de değişmeye başlayacaksınız.Siz değiştikçe hayatınızda değişecektir. Bir de bakmışsınız ki hayatınız söyledikleriniz, düşündükleriniz, davranışlarınız olmuş..
Bu yüzden olmasını istediğiniz şey neyse ona yoğunlaşın, olmamasını istediğinize değil.
Şimdi şu iki cümleye bakın. Ve iki cümlenin de ayrı ayrı size ne hissettirdiğini düşünün..
– Bugün hava çok güzel ama yarın kar yağacak.
– Yarın kar yağacak olsa bile bugün hava çok güzel!
Sadece iki kelime AMA ve OLSA BİLE kelimeleri cümledeki ifadeyi ne kadar değiştiriyor değil mi? İlkinde negatif bir his hali, ikincisin de ise her şeye rağmen mutlu olma hali.

Şemsettin ÖZKAN

11.11.2021 DOĞANŞEHİR

KAYNAKLAR

1-kuran.diyanet.gov.tr

2-kuranmeali.com

3-pixabay.com

4-suskunduvar.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.