GÜLÜMSEMEK YARA BANDI GİBİDİR YARAYI KAPATIR AMA ACIYI DİNDİRMEZ

(Toplumsal İlişkiler 3079)

GÜLÜMSEMEK YARA BANDI GİBİDİR YARAYI

فَتَبَسَّمَ ضَاحِكاً مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ اَوْزِعْنٖٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتٖٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحاً تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْنٖي بِرَحْمَتِكَ فٖي عِبَادِكَ الصَّالِحٖينَ

“(Süleyman, karıncanın) Bu sözü üzerine tebessüm edip gülerek: “Rabbim, (hayvanların dilinden ve halinden anlamayı lütfettin ve daha nice faziletler verdin, öyle ise) hem bana, hem anne ve babama verdiğin bunca nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih amel(ler) işlemeyi (hayırlı ve yararlı işler görmemi) ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat” deyip (dua etmişti).” (Neml/19)

Gülümsemeyi kim sevmez ki? Lakin gülümsemek yara bandı gibidir yarayı kapatır ama acıyı dindirmez. Gülerken hiç ağlayamaz mı insan? Dışı gülerken içi kan ağlayan binlerce insan var. Şükür makamında derdini sevenler var.

Gülümsemek bir nebze dıştan yarayı kapatsa da, gönül yaraları içten yanmalı bir motor gibi yanar acılar depreşir.

Kur’an-ı Kerim’de gülmek ve tebessüm etmek, genellikle sevinç, şükür veya ahiretteki mutluluk bağlamında yer alır. Özellikle Hz. Süleyman’ın yukarıda geçen ayette, şükür dolu tebessümü ve müminlerin cennetteki neşeli halleri (Abese, 39’da) örnek gösterilirken, Necm Suresi 43. ayet ise güldürenin Allah olduğunu belirtir. Alaycı ve aşırı gülmeler ise yerilmiştir. 

Elbette tebessüm etmek, gülmek ya da kahkaha atmak arasında farklar vardır. Klasik kaynaklarda genellikle; “sevin­cin veya psikolojik açıdan rahatlamanın bir ifadesi olarak, dişler görünecek bi­çimde yüzün gerilmesi” şeklinde tarif edilen gülmenin hafif derecede olanına tebessüm, yüksek sesle olanına kahka­ha denildiği belirtilir. (Râgıb el-lsfahânî, el-Müfredât, “dhk” md.)

Gülme, insana has bir davranış olarak aynı zamanda insan karakterini belirleyici bir nitelik ve beşerî ilişkilerde sıkça görülen bir tavır olmasından dolayı, İslâm ahlakıyla ilgili kaynaklar bu kavramı inceleme konusu yapmıştır. Hz. Peygamber (s.a.v)’in nükteli sözler, ilginç çelişkiler, sürpriz gelişmeler ve diğer bazı hareketler karşısında tebessüm ettiğine ve güldüğüne dair hadisler vardır. (bk. Wensinck, el-Muccem, “bsm”, “dhk” md.leri) Bu hadisler, onun yumuşak tabiatının yanı sıra hoşgörüsünü de yansıtmaktadır. (bk. Buharî, “Edeb”, 68: “Fezâ’ilü aşhâ-bi’n-nebi”, 6; Müslim, “Fezâilü’s-sahâ-be”, 22)

Ancak söz konusu hadislerde Resûl-i Ekrem (s.a.v)’in gülmesinin tebessüm şeklinde olduğu, ayrıca güler yüzlü oluşuyla yanındakilere sevinç ve huzur verdiği belirtilir.  (Buhârî, “Edeb”, 68; “Tefsir”, 46/2; Müslim, “Fezâ’ilü’ş-şahâbe”, 134; Tirmizî, s. 120-124)

Hadis-i şeriflerden anlaşıldığına göre, Resûl-i Ekrem (s.a.v) genellikle beşûş çehreli, güleç yüzlü idi. Yani o, en sıkıntılı anlarında bile umumiyetle üzüntülerini belli etmez ve yanındakilere hüzün verecek bir tavır sergilemezdi. Bilhassa çok sevdiği kimselerle karşılaştığında tebessümü bir kat daha artardı. (bk. Tirmizî, Menâkıb, 10; Ebû Dâvûd, İstiska, 2)

Konuyla ilgili hadisleri de dikkate alan İslam ahlakçıları, gülmenin hem insan tabiatına hem de ahlaka ve edebe uygun olduğunu, fakat mizah gibi gülmede de dengeyi korumanın güç olduğunu belirtir. Bundan dolayı ahlakçılar, normal şartlarda gülmemenin veya gülme eğilimini bastırmanın insanı sevimsizleştirdiğine, ancak çok gülmenin de kişinin şahsiyet ve vakarını zedelemek, önemli meseleleri ciddiye almamak, gaflete yol açmak gibi sonuçlar doğurduğuna, özellikle ağır şakalar yaparak, alay ve gıybet ederek gülmenin insanlar arasında düşmanlığa yol açtığına dikkat çekmişlerdir.  (bk. Mâverdî, Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn, Beyrut 1978, s. 302; Gazzâlî, İhya’ (Bey­rut), III, 127-132, 147; İslam Ansiklopedisi, DİA Gülme md.)

Her şeye rağmen gülümsemek iyidir. “Bir kahkaha bir kilo pirzolaya bedeldir” sözünü unutmamak lazım. En iyisi sevgili Peygamberimizin sözleriyle konuyu bitirelim:
* “- Güler yüzle insanlara selâm vermen sadakadır.”  (Câmiü’s-Sağîr, 4/1513)

* “- Allah yumuşak ve güler yüzlü kimseyi sever.”  (Câmiü’s-Sağîr, 2/503)

* “- Siz mallarınızla bütün insanları memnun edemezsiniz. Öyle ise, güler yüzlülüğünüz ve güzel huyunuzla onları memnun ediniz.” (Câmiü’s-Sağîr, 2/661)

* “- Allah Müslüman kardeşine surat asan kimseye buğz eder.” (Câmiü’s-Sağîr, 2/500)

* “- Allah’tan kork ve hiçbir iyiliği küçümseme. Bu, su isteyen birisine kovandan su vermek veya Müslüman kardeşini güler yüzle karşılamak dahî olsa.”  (Müslim, Birr, 144; Tirmizî, Et’ime, 30)

Şemsettin ÖZKAN
13.06.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-sorularlaislamiyet.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir