(Toplumsal İlişkiler 3057)

وَالَّذٖينَ يَبٖيتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّداً وَقِيَاماً
“Onlar, gecelerin(in bir kısmını)Rablerine secde ederek ve kıyama durarak (namaz kılarak)geçirirler.” (Furkan/64)
Geceler, geceler, ah geceler… Bağrında kim bilir, neler saklarlar? Mazlumun da, zalimin de, içlerine karanlığın sükut suretinde, kopkoyu işlediği o gecelerde, ne sakladığını elbette Rabbim çok iyi bilir.
Sadettin Ökten; “gece kimisi için unutmanın, kimisi için de hatırlamanın vaktidir” derken, insanın gecenin lacivert renginde dinlenerek uyuduğunu, böylece her şeyi belli bir zaman diliminde unuttuğunu, kimi insanların da, gecenin bir kesitinde, gece namazına kalkarak Rabbini hatırladığını söyler.
Gece sır kapılarını yüreklerinde acı barındıranlara açıyor. Bu yüzden olsa gerek gecenin sırlarına vakıf olanlar mutlu uyuyanlar değil, mutsuz uyanıklar erişebiliyor. Geceler uykudan çok uyanıklık içeriyor. Sevgili Peygamberimize mutlaka yapması emredilen teheccüt (gece) namazı, Hz. Musa’nın geceleyin İsrailoğullarını denizi yarıp geçirme operasyonu, Hz. Lut’un gecenin bir kesitinde kendisine inananlarla bulunduğu şehri terk etme eylemleri, gecenin hiç de pasif bir uyku dilimi olmadığını, tam tersine aktif ve eylem yüklü olduğunu gösteriyor.
Hasılı gecelerden korkulur. Karanlık bastığı zaman gecenin kötülüğünden Allah’a sığınmak da lazım. Gecelere ister olumlu manada yaklaşın, isterseniz olumsuz manada yaklaşın, ağırlamanın hiç de kolay olmadığının sanırım farkına varmışsınızdır. “Söylenilmemiş mısralar bilirim, hüzün dolu yağmurlu gecelerde,” derken haksız mı Ümit Yaşar Oğuzcan?
“Yeterince gece oldu, artık sessizliği sonuna kadar açabilirsiniz,” der İbrahim Tenekeci. Rahmetli Cahit Zarifoğlu’da; “ durdurun gece hücumlarını, artık aşk insan kalbine sığmıyor” derken, gecenin müthiş etkisine vurgu yapar.
Hz. Mevlana da gönlün kapılarının ardına kadar açık olduğu geceyi tavsiye eder bizlere; “geceleyin yürü! Gece sırlar rehberidir. Herkes uyurken, ilahi aşkın sırları, mana zevkleri gönle gelir. Çünkü geceleyin gönlün kapıları açılır, yapılan işler, yabancıların gözlerinden gizlenir.”
Gece gerçekten çok önemli bir zaman dilimi. Herkesin el etek çektiği, sükutun, dinginliğin, derin bir bilince ermenin, imanı tazelemenin, sevgili Peygamberimizin gece yürüyüşünün Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yaptığı gece yürüyüşü İsra’nın vaktidir. Teheccüde ermenin (gece namazına) varmanın zamanıdır.
Şemsettin ÖZKAN
22.05.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com