(Toplumsal İlişkiler 3214)

وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَدٖينَةِ امْرَاَتُ الْعَزٖيزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِهٖ قَدْ شَغَفَهَا حُباًّ اِنَّا لَنَرٰيهَا فٖي ضَلَالٍ مُبٖينٍ
“Şehirde olayı duyan bir takım kadınlar birbirleriyle: “Azizin karısı, genç kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış, kölesine olan aşkı yüreğinin derinliğine işlemiş; doğrusu biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz” diye dedikodu yapıyorlardı.” (Yusuf/30)
Endülüs’lü İslam filozofu ve yazar İbn Hazm’ın Gerdanüstü (Tavku’l-Hamâme) adlı eserinde geçen; “Aşk, hastanın zevk aldığı bir hastalık; dert sahibinin arzuladığı bir acıdır” sözü, beşeri tutkunun ruhsal ve fiziki çelişkisini anlatır. Doğrudan beşeri aşkı terim olarak inceleyen bir ayet yoktur; ancak Kur’an-ı Kerim’de kalbi kuşatan aşırı sevgi, imtihan, düşkünlük ve heva (nefsi arzu) kavramlarıyla ilişkili bazı ayetler bulunmaktadır:
Kalpteki Aşırı Sevgi ve Bağlanma
- Bakara Suresi, 165. Ayet:
- “İnsanlar arasında Allah’tan başkasını O’na eş tutanlar ve onları, Allah’ı sever gibi sevenler vardır. İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise daha güçlüdür…”
- İnsanın bir varlığa, Allah’ı unutturacak veya O’nun sevgisinin önüne geçecek kadar körü körüne bağlanmasının ve kalbi esir almasının eleştirildiği bir ayettir.
- İmtihan ve Sabır Boyutu
- Yusuf Suresi, 30. Ayet:
- “Şehirdeki kadınlar, “Vezirin karısı, delikanlısına (Yusuf’a) kaçamak gözlerle aşık olmuş; sevda kalbine işlemiş. Biz onu gerçekten apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.”
- Sevdanın insana akıl dışı adımlar attıran, dışarıdan bir “hastalık” veya “sapkınlık” gibi görünen yönüne dünyevi bir örnek olarak, Hz. Yusuf’a duyulan aşırı tutku anılır.
- Nefsin Arzuları (Heva)
- Furkan Suresi, 43. Ayet:
- “Nefsinin arzusunu (hevasını) kendine ilah edinen kişiyi gördün mı? Şimdi ona sen mi vekil (koruyucu) olacaksın?”
- İnsanın acı çekeceğini bilse dahi peşinden koştuğu, zevk aldığı o tutkulu bağımlılığı kendi iradesinin önüne koymasının tehlikesine dikkat çeker.
İbni Hazm’ın ünlü eseri Güvercin Gerdanlığı’nda geçen bu söz, aşkın mantığa sığmayan çelişkili doğasını anlatır. İnsan normalde acıdan ve hastalıktan kaçarken, aşık kişi ruhsal sancılardan ve amansız tutkudan adeta keyif alır. İşin ilginç olan tarafı da burasıdır. Şimdi bu çelişki mi değil mi?
Aşkın Çelişkili Doğası
- Zevk alınan hastalık: Aşık olmak insanı uykusuz bırakır, mantıklı düşünmeyi engeller ve yıpratır; ancak kişi bu durumdan şikayetçi olmak yerine bu ruh halini sever.
- Arzulanan acı: Aşkın getirdiği kıskançlık, özlem ve kavuşamama sancıları normalde üzüntü verici olsa da, aşık bu acıyı çekmek ister çünkü bu acı ona sevdiğini ve yaşadığını hatırlatır.
- Mantığın devre dışı kalması: Bu duygu, insan doğasının “zarardan kaçınma” kuralını tersine çevirir; kişi kendi rızasıyla bu ruhsal girdabın içine girer. Fuzuli de şöyle der:
Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.
Şemsettin ÖZKAN
26.10.2026 GÜZELYALI
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-Al Bakışı