AKIL HASTANESİNDE BİR DELİ ŞÖYLE DİYORDU SENİ UNUTMAM İÇİN BANA İLAÇ VERİYORLAR DELİRMİŞ OLMALILAR

(Toplumsal İlişliler 3218)

AKIL HASTANESİNDE BİR DELİ ŞÖYLE DİYORDU

مِنَ الْمُؤْمِنٖينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدٖيلاً

“Mü’minlerden öyle (mert ve metin) er kişiler vardır ki, Allah üzerine (O’nun rızası ve davası istikametinde) yaptıkları ahde (iman, itaat ve cihad sözlerine) sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirip (Hakk uğrunda canını vermiştir), kimi de (gönülden cenneti ve şehadeti umup) beklemektedirler. Onlar hiçbir vazgeçme ve yan çizme (bedel ve bahanesi)ile(Allah adına verdikleri sözlerini) değiştirmemişlerdir.” (Ahzab/23)

“gölgeler_arasında” adlı sosyal medya paylaşımcısı; “akıl hastanesinde bir deli şöyle mırıldanıyordu: ‘Seni unutmam için bana ilaç veriyorlar. Delirmiş olmalılar.”

Bu söz, kurgusal bir edebî alıntıdır ve Kur’an-ı Kerim’de doğrudan bu ifadeyle veya bu anlamda bir ayet yer almamaktadır. Söz; hatıralara, aşka veya derin bir bağa sadakati ve unutmayı bir “akıl hastalığı/delilik” olarak gören romantik bir bakış açısını yansıtır.

Kalbi Bağlılık ve Hatırlama

İslami açıdan sevgi, sadakat ve anma kavramları övülmüştür ancak hatıraların silinmesi ya da ilaçla unutulması gibi modern kurgusal temalar ayetlerin doğrudan konusu değildir.

  • Zikir (Anma) Kavramı:
  • Ra’d Suresi, 28. Ayet: “İnananlar, kalpleri Allah’ı anmakla huzur bulanlardır. Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” Sevginin ve bağlanmanın merkezinin kalp olduğunu vurgular.
  • Ahzab Suresi, 23. Ayet: “Mü’minlerden öyle kimseler vardır ki, Allah’a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi adağını yerine getirdi ve şehid oldu, kimi de şehitliği beklemektedir. Verdikleri sözü münafıklar gibi değiştirmediler.”
  • Kur’an’da Allah’ı ve O’nunla olan bağları unutmamak büyük bir erdem olarak anlatılır. İnsanî ilişkilerdeki vefalı hatıralar da bu sadakat temasıyla benzeşebilir.
  • Ayetlerde Kalp ve Hafıza:
  • Tâhâ Suresi, 115. Ayet: “Andolsun ki daha önce Âdem’e de emretmiştik; fakat o unuttu ve biz onda bir azim bulamadık.”
  • İnsanın unutkan tabiatına işaret eder. İnsan kalbinin ve duygularının ilahi kontrolde olduğu, yaşanan derin acıların veya sevgilerin imtihan dünyasının bir parçası olduğu vurgulanır.
  • Aklın Kullanılması ve Değerlendirilmesi:
  • Bakara Suresi, 171. Ayet: “İnkâr edenlerin durumu, sadece çağırma ve bağırmadan başka bir şey duymayanlara haykıran (çoban ile sesini anlamayan hayvanlar) gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; çünkü onlar akıl etmezler.”
  • Cemal Latifoğlu “Kibrit” adlı kitabında melankolik bir tavır
  • edasıyla o hasta halini şöyle anlatır:

“Lidya…” dedim beni duyması için yalvarırcasına. Başımı öne eğdim utançla, ellerimle yüzümü sıvazladım. Gözyaşlarımı kazağımın kollarıyla sildim bir çocuk gibi. Hıçkırdım. Yardım etmesi için ona seslendim ancak o beni duymayı bırakalı çok olmuştu. O gittikten sonra bana neler yapıldığını ona anlatmak istedim belki çıkar gelir ve beni korur diye ama üzülmesinden endişe edip içime bağırdım tüm cümlelerimi. Kal­bime bir sızı saplandı, hiç geçmedi. Geçsin istedim, geçmedi. Dudaklarım titredi. “Bir ilaç veriyorlar bana seni unutmam için, delirmiş olmalılar.”

Vefalı davranışlarda bu söz, tutum ve davranışlara her zaman rastlamak mümkündür. Geçip gitmesine imkan yoktur hakiki bir aşıktan aşkın. Gerçek aşkta geçicilik diye bir şey yoktur. Aşk süreklilik arz eden bir şeydir. Neyzen Tevfik nasıl olduysa İstanbul gençlerinin arasına düşmüş. Gençler halka oluşturup Neyzen’i ortaya alıp konuşturmak istemişler. Halkanın başındaki;

-Arkadaşlar bugün herkes başından geçen bir aşk hikâyesini anlatacak, demiş. Başlamışlar başlarından geçen aşk hikâyelerini anlatmaya… Kimi bir, kimi iki, kimi daha fazlasını anlatmışlar: -İşte benim başımdan şöyle bir aşk hikâyesi geçti. Böyle bir aşk geçti diye… Sonra lafı dolandırıp Neyzen’e getirmişler: -Sizin başınızdan bir aşk geçmedi mi? diye. O da gayet rahat;– Geçmedi, demiş. Gençler; -Olur mu? Bu yaşa gelmişsin bir aşk geçmedi mi başından? Deyince Neyzen; -Benim başımdan geçmedi dese de, gençlerden biri; -Olur mu? Benim başımdan üç tane aşk geçti. Öbürü beş tane geçti. Altı yedi deyince Neyzen; -Sizin başınızdan geçmiş olabilir, ama benim BAŞIMDAN AŞK GEÇMEDİ. Tam tersine benim başıma bir girdi aşk Pir girdi, bir daha da o gün bugündür çıkmadı. Aşk sonsuzluktur, aşk erimektir, aşk yanmaktır, aşk kül olmaktır. Aşk Ney olup inlemektir. Neyin inleyişi de hep aşktandır, demiş.  

        “ Aşk acısı taşımayan yürek ya bir deliye aittir, ya da bir ölüye” derken Hz. Mevlana, hiç de haksız sayılmaz.

Şemsettin ÖZKAN
30.10.2026 GÜZELYALI

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-Al Bakışı
5-suskunduvar.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir