(Toplumsal İlişkiler 3217)

وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَازٖينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
“O gün tartı haktır. (Vezin-mizan adaletle kurulacaktır.) Kimin (sevap ve hayır) tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.” (Araf/8)
Ender Doğan, Yahya Soyiğit, Veysel Dalsaldı’nın bendirle seslendirdiği “Kimi dosta gider” adlı o güzel ezgide şöyle deniyor:
“Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul Yürü git kantarına halis olan ayar ara bul Kapatırlar seni bir hal-i haraba yalınız ol Karanlık geceler kendine bir yar ara bul.”
Bu dizeler, Hafız Ahmet Soyyiğit’e ait “Kimi Dosta Varır” şiiri ile, başlarında geçen “Ey gönül kendini vezn etmeye kantâr ara bul” beyitinin birleştiği manevi ve tasavvufi sözlerdir. Şiirin tam metni ve ilk beyti iki ayrı parça gibi görünse de gelenekte ve ilahi formunda sıklıkla bir arada anılır:
- Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul,
- Yürü kantarına hâlis olan ayar ara bul.
- Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız,
- Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul.
- Kimi dosta varır,
- Dosta bend olur.
- Kimi nefse uyar,
- Kahrolur gider.
- Kimi tevbe eder,
- Esfiyâ olur.
- Kimi inad eder,
- Eşkiyâ gider.
- Kimi gülistanda,
- Gonca gül olur.
- Kimi gonca güle,
- Hâr olur gider.
- Kimi Hakk’a bakar,
- Feyzi-yâb olur.
- Kimi yüz çevirir,
- Taş olur gider.
- Kimi Hay’dan alır,
- Ehl-i hâl olur.
- Kimi hayaldedir,
- Kāl eder gider.
- Kimi Hakk aşıktır,
- Hem maşuk odur.
- Kimi Hakk değildir,
- Zây olur gider.
- Kimi AHMED seni,
- Uzaktan tanır.
- Kimi yaklaşır da, Kör olur gider.
Bu tasavvufi nutuk; insanın kendini hesaba çekmesini (nefs muhasebesi), dünya hayatının geçiciliğini, kabir yalnızlığını ve hakiki dostu (Allah’ı veya kâmil insanı) bulmayı emreder. Bu derin manalar Kur’an-ı Kerim’de mizan (tartı/hesap), nefs eğitimi, kabir ve ilahi dostluk kavramlarıyla doğrudan örtüşür.
Nefis Muhasebesi ve Tartı (Vezn / Kantar)
- A’râf Suresi, 8. Ayet: “O gün tartı haktır. Kimlerin tartıları ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”
- Mü’minûn Suresi, 102-103. Ayetler: “Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. Kimin tartıları da hafif gelirse, artık bunlar da kendilerini hüsrana uğratanlardır; onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.”
- Haşr Suresi, 18. Ayet: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’tan korkun; çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”
- İnsanın kendini “kantar”da tartması, bu ayetteki nefis muhasebesi emridir.
- Kabir Yalnızlığı (Hâl-i Harâb / Harabe Ev)
- Kıyâme Suresi, 10-12. Ayet: “O gün insan der ki: ‘Kaçacak yer neresi?’ Kesinlikle sığınacak hiçbir yer yoktur. O gün varılacak yer, ancak Rabb’inin huzurudur.”
- İnsanın kabre (bir hâl-i haraba) yalnız bırakılması ve amelsiz/dossuz kalışının dehşeti Kur’an’ın pek çok yerinde, dünyevi mal ve evlatların kabir kapısına kadar gelip döndüğü, kulu yalnız başınа ameliyle baş başa bıraktığı gerçeğiyle vurgulanır.
- Hakiki Dost ve Yâr (Karanlık Gecelerdeki Yâr)
- Bakara Suresi, 257. Ayet: “Allah, iman edenlerin velisidir (dostudur); onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır…”
- Karanlık kabir gecelerinde ve dünya zındanında insanın bulması gereken en hayırlı “Yâr”, Âlem-i Lâhut’un sahibi olan Yüce Allah’tır.
- Tahrîm Suresi, 4. Ayet: “…Şüphesiz Allah onun mevlası (dostu), Cebrail de müminlerin salih olanları da…”
Bu derin tasavvufi söz; insanın kendini hesaba çekmesini, nefsini hakiki bir ölçüyle tartmasını ve ölüm gibi karanlık bir yalnızlığa kalmadan önce ilahi bir dost (hakiki yâr) bulmasını öğütler. Dünya hayatının geçiciliği karşısında insanın iç muhasebe yapması gerektiğini vurgulayan mecazi bir uyarıdır.
Mısra Mısra Anlamı ve Açıklaması 1. “Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul, yürü kantarına hâlis olan ayar ara bul.”
- Vezn etmek: Tartmak, ölçmek, hesap etmek.
- Kantar ve Ayar: Kantar tartı aleti, ayar ise ölçünün doğruluğu ve safça hâlidir.
- İnsan ömrünü tüketmeden önce kendi nefsini, eylemlerini ve niyetlerini tartacak bir vicdan terazisi (kantar) bulmalıdır. Lakin bu terazi de sahte olmamalı; doğruluklu, hakiki ve saf (hâlis) bir ölçüye sahip olmalıdır. Yani insan kendini kandırmadan, hakiki bir mizanla kendini eleştirmelidir. 2. “Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız,”
- Hâl-i harap: Yıkık hâl, mezar, kabir karanlığı ve kimsesizlik.
- Hayat fâni; bir gün bu beden toprağa verilecek, insan kabrin (harabî bir halin) yalnızlığına terk edilecektir. Hayatın geçici kalabalıkları o gün geride kalacak ve insan kabrinde tek başına kalakalacaktır. 3. “Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul”
- Karanlık geceler: Kabir gecesi, ölümün ve öte dünyanın meçhulü.
- Yâr: Hakiki dost, Allah sevgisi, hakikat.
- Kabir gibi karanlık ve kimsesiz bir an gelmeden önce, insanın kalbini aydınlatacak ebedî bir dostu, yani Allah’ı ve O’nun rızasını kazanması gerekir. Yalnızlık ancak o hakiki yâr ile aşılabilir.
Şemsettin ÖZKAN
29.10.2026 GÜZELYALI
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com 4-Al Bakışı