ÇOCUKLARIMIZA İYİ BAKALIM BİR DEDİKLERİNİ İKİ ETMEYELİM HER ŞEYİN EN İYİSİNİ YEDİRİP EN İYİSİNİ GİYDİRELİM DERKEN ONLARI HAYAT ACEMİSİ HALİNE GETİRMEYELİM

(Toplumsal İlişkiler 3117)

ÇOCUKLARIMIZA İYİ BAKALIM BİR DEDİKLERİNİ İKİ ETMEYELİM HER ŞEYİN EN İYİSİNİ YEDİRİP EN

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْلٖيكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ

“Ey inananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere baş kaldırmayan, kendilerine buyrulanları yerine getiren pek haşin meleklerdir.” (Tahrim/6)

Çocuk yetiştirmek kolay değil, hele hele bu devirde hiç de kolay değil. Çocuk yetiştirmek deyince yedirip, içirip, giydirince bu iş oluyor zannediliyor. Ama bu değil.

Gülseren Budayıcıoğlu; “çocuklarımıza iyi bakalım, bir dediklerini iki etmeyelim, her şeyin en iyisini yedirip en iyisini giydirelim” onları “hayat acemisi” haline getirmeyelim.” derken çocukların han dedikleri yere hamam kurmaya çalışmanın çocuğa faydadan çok, zarar verdiğine dikkatlerimizi çeker.

Böyle yapar, onlara çocukken hiç sorumluluk vermez, ailenin sorunlarını onlarla paylaşmaz, hiçbir konuda fikirlerini almazsak, gelecekte kendi ayakları üzerinde bile durmakta zorluk çekeceklerini, hayatta başarılı olamayacaklarını, sorumluluk almaktan korkacaklarını, hayatlarını disipline edemeyeceklerini aklımızdan çıkarmamamız gerektiğini unutmayalım.

Burada durulması gereken bir başka konuda sevgili Peygamberimizin çocuk yetiştirme metodu acaba nasıl idi?Efendimizʼin üvey evlâtlarından Ebû Hafs vardı. Üvey evlâtlarından. Ebû Hafs diyor ki: “- Ben (diyor), Allah Rasûlüʼnün terbiyesinde yetiştim (diyor). Çocuktum (diyor). Yemek yerken (diyor), elimi (diyor), yemek tabağının bir yanına giderdi, öbür yanına gider, karışık olarak istediğim yerden yemeği alırdım (diyor). Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bana buyurdu ki: «‒Oğlum (dedi), besmele çek, sağ elinle ye, hep önünden ye.»

O günden sonra (diyor), Rasûlullâhʼın buyurduğu gibi yemeye başladım.” buyuruyor. (Bkz. Buhârî, Et’ime, 2; Müslim, Eşribe, 108)

“‒Zamanla öğrenir.” Yok! Ufak yaşta yavruya telkin etmek lâzım. Yine Ebû Râfî (Râfî bin Amr) diyor, başından geçen bir hâdiseyi anlatıyor: “- Küçükken (diyor), Ensarʼdan birinin hurma ağacını taşlıyordum (diyor). Taşlarken, Efendimiz gördü, benim yanıma geldi: «‒Çocuğum niçin hurma dalını taşlıyorsun?» diye sordu. Ben de: «‒Acıktım yâ Rasûlâllah! Yemek için.» dedim. Bana dedi ki: «‒Ağacı taşlama! Sen ağaçlardan düşen hurmaları o şekilde ye.»

Sonra benim başımı okşadı. Sonra bana bir duâ etti:«‒Allâhʼım! Bunun karnını doyur!» buyurdu.” (Ebû Dâvûd, Cihâd, 85/2622; İbn-i Mâce,Ticârât, 67)

Velhâsıl, yavrularımızı yetiştirme konusunda Efendimizʼin metodunu anlatmakla bitiremeyiz. Çocuğumuzun kusursuz olmasını istiyorsak, kusursuz anne-baba olmaya her şeyden önce çaba sarf etmemiz şart. “Ben yapamadım, giyemedim, içemedim çocuğum yapsın” diyerek çocuğa hayatı olduğu gibi göstermeyip, acı tatlı yanlarını beraber veremezsek, onları hayatın birer acemisi yapmış oluruz.

Şemsettin ÖZKAN
21.07.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-islamveihsan.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir