SÖZ SUSANLARIN EMANETİDİR BEN O EMANETİ YÜKLENENLERDENİM

(Toplumsal ilişkiler 3126)

SÖZ SUSANLARIN EMANETİDİR BEN

وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

“Kur’an okunduğu zaman, hemen (dikkatle ve anlama gayretiyle) onu dinleyin ve susup (saygıyla takip edin. Evlerinizde de, bu ayetlerin mealini okuyup öğrenin). Umulur ki esirgenmiş olur (İlahi rahmet ve merhamete erişirsiniz).” (Araf/204)

Söz namustur, söz sanattır, söz bağlayıcıdır. Söz şereftir, söz manadır, söz hakikattir, söz emanettir, insanın iradesinin bir göstergesidir söz aslında, ama sözün değerini anlayanlar için.

“Düşünme Konuşma ve Söz Üzerine” İmam-ı Gazzali der ki;”söz ancak ses aracilığı ile ortaya çıkar. Ses, cisimlerin (havayla) sürtünmesinden meydana gelen bir çarpmadır. Hava sıkıştığı vakit sesleri meydana getirir, ses kesildiği vakit harfleri oluşturur; harfler birleştiği vakit konuşmayı oluşturur; nutki, nefsi ve rühânî anlam, harflere bitiştiği vakit düşünme olur; diller onları dışarı çikardiğı vakit söz olur…”

Sözü sadece konuşanlar söylemez. Konuşmayanlar da o suskun halleriyle neler anlatırlar neler? Sükut-i sohbet yaparlar adeta. İç konuşmalar da sözdür, sırlar da sözdür. Tarık/9’da;

يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُ  “bütün sırların ortaya serileceği Gün,” ayeti boşuna Kur’an’da söylenmez.

Kur’an’da söylenmez. Derviş Celal er-Rühavi’nin; “söz susanların emanetidir. Ben o emaneti yüklenenlerdenim” cümlesi bu bağlamda çok önemlidir. Susmak pasif bir eylem değildir. Sözü susmakla yok edemezsiniz. Tam tersine susan gönüllerde söz bir emanet gibi durur. Ama bunu insanlar ne kadar taşır orası bilinmez.

Söze sadık kalıp o emaneti yüklenenleri, elbette yüce Yaratan mükafatlandıracaktır. Bunda hiçbir şüphe yoktur. Hakkı hakikati savunmaksa, sözlerin en güzelidir.

“suskunduvar.com” susmanın zayıflık değil, aksine mananın derinliği, ateşe hem su hem rüzgar olan bir duruş ve kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlarda sessizce ilerleme sanatı olduğunu vurgular. “Söz gümüşse sükut altındır” felsefesini benimseyerek laf kalabalığından uzak durulmasını öğütler. Bu yüzden suskunların da söz sahibi olduğunu söyler. Suskunduvar’da işlenen temel söz ve sükut temaları şu şekildedir:

  • Sessizliğin Dili: Söze lüzum kalmadan, susuşun karşı tarafa en derin kelam ve aşk olması durumu.
  • Derinlik ve Mana: Susmanın mana eksikliğinden değil, bilakis mananın derinliğinden kaynaklandığına olan inanç.
  • Samimiyet: Laf yetiştirmekte başarılı olanların, kendilerini yetiştirmekte başarısız olduğu vurgusuyla laf ebeliğinden kaçınma.

Derviş Celal er-Ruhavi’nin, “söz susanların emanetidir” sözü; haksızlıklar karşısında susmayan, doğruları haykıran ve konuşma cesareti gösterenlerin, haksızlığa uğrayanların sesi olma sorumluluğunu üstlendiğini ifade eder.

“Ben o emaneti yüklenenlerdenim” demek ise, haksızlıklar karşısında dilsiz şeytan olmamayı seçen, konuşmanın bir bedeli olsa bile hakkı savunmayı göze alan bir duruşu benimsediğini vurgular. Bu ifade, haksızlık karşısında susup onaylayanlara karşı cesareti ve adaleti temsil etme misyonunu yüklenmek anlamına da gelir.

Şemsettin ÖZKAN
30.07.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-1000kitap.com
5-Al Bakışı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir