(Toplumsal İlişkiler 3097)

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ
“Ben, cinleri ve insanları ancak ve yalnız Bana ibadet etsinler (her şeyi Benden bilip, Benden isteyip, Benden beklesinler ve her konuda hükümlerimi yerine getirsinler) diye yarattım. (Evet; insanın sahip kılındığı nimet ve meziyetlerin büyüklüğü oranında; sorumluluğu ve yükümlülükleri de vardır. Çünkü insan Rabbini tanıyıp O’na ibadet, hizmet ve hilafet için yaratılmıştır.)” (Zariyat/56)
İnsan amaçsız, çabasız, gayesiz, hedefsiz, yaratılan bir varlık değil. Aksine hayatı anlamlandırabilen, bu alemde niçin var olduğunun bilincinde olan bir varlık. Tesadüf eseri de bu gezegende bulunmuyor.
Çünkü Dostoyevski’nin ifadesiyle; “insan varoluşunun gizemi sadece hayatta kalmakta değil, uğruna yaşanacak bir şey bulmakta da yatmaktadır.” Hayatta kalma mücadelesi somut anlamda tüm canlıların hedefi olabilir lakin soyut anlamda uğruna yaşanacak, uğruna ölünecek bir şey bulma çabası, insan türünde fazlasıyla mevcuttur.
İnsanın hayatı anlamlandırma çabası, varoluşsal bir ihtiyaç, acı veya zorluklar karşısında direnme gücü ve yaşamı yapılandıran temel bir anlam arayışıdır. Viktor Frankl’ın vurguladığı gibi, insanı güdüleyen en temel güç yaşamı anlamlı kılma isteğidir. Bu çaba; acı çekme, hatalardan ders çıkarma, sorumluluk alma ve kişinin kendine bir gaye (amaç) belirlemesiyle şekillenir. (Ekşi Sözlük)
Hayatı Anlamlandırma Çabasının Temel Unsurları: * Acı ve Tecrübe: Hayatı anlamlandırma çabası genellikle kişinin zorluklar, acılar veya “duvara toslama” olarak tabir edilen tecrübeler yaşamasıyla başlar. *Amaç ve Sorumluluk: Hayatın anlamı, kişinin kendi yaşamına yüklediği amaçla doğrudan ilişkilidir. Bu, “anlam istemi” olarak da bilinir. * Psikolojik İyilik Hali: Anlamlandırma süreci ruh sağlığını geliştirir, motivasyonu artırır ve insanı daha mutlu eder. * Farkındalık: İnsan, yaşadıklarının ve hayatın akışının sorumluluğunu alarak kendi varlığına bir anlam inşa eder. (ekşi sözlük)
Anlam Arayışında Karşılaşılan Engeller:
- Fânîlik: Para, makam, şöhret gibi geçici (fânî) unsurların insanı kalıcı olarak tatmin edememesi.
- Kibirlilik ve Cehalet: Hikmetten yoksun parçacı yaklaşımlar anlam arayışını zorlaştırır.
- Boşluk Hissi: Yaşamın amacını bulamama durumu, içsel bir boşluk yaratır. (İrfan Dünyamız)
- Muhammed Esed “Kur’an Mesajı” adlı eserinde yukarıda geçen ayette; ‘bana kulluk etmeleri için yarattım’ ibaresini insan hayatının anlamlandırılması konusunda şu izahı yapar:
- “O halde, bütün akıl sahibi varlıkların yaratılmasındaki temel amaç, onların Allah’ın varlığını tanımaları (ma‘rifet) ve bundan dolayı, kendi var oluşlarını bilinçli olarak O’nun iradesi ve planı ile uyumlu hale getirme isteği duymalarıdır. İşte bu iki aşamalı tanıma ve isteme (cognition and willingness) kavramlarıdır ki Kur’an’ın “kulluk” (‘ibâdet) olarak tanımladığı şeye derin anlamını verir. Bir sonraki ayetin de gösterdiği gibi, bu manevî çağrı, hiçbir şeye muhtaç olmayan ve sınırsız güç sahibi olan Yaratıcı’nın herhangi bir farazî “ihtiyac”ından doğmuş değildir; tersine, her şeyi kuşatan ilahî iradeye bilinçli olarak kendini teslim etmek suretiyle bu iradeyi kavramayı ve böylece bizâtihî Allah’a daha yakın olmayı ümid eden kulun ruhî gelişmesinin bir aracı olarak öngörülmüştür.”
Şemsettin ÖZKAN
01.07.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com