(Toplumsal İlişkiler 3030)

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثٖيراً مِنَ الظَّنِّ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضاً اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ اَخٖيهِ مَيْتاً فَكَرِهْتُمُوهُ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ تَـوَّابٌ رَحٖيمٌ
“Ey iman edenler! (Birbiriniz hakkında kötü) Zandan (ve tahmini kurgulardan) çoğunlukla kaçının; çünkü zannın (haksız ve alâkasız olan) bir kısmı günahtır (ve yalandır. Ve sakın) tecessüs de yapmayın (birbirinizin gizli ve ayıp yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini de yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte (nasıl) bundan tiksindiniz. (Öyle ise) Allah’tan korkup (başkalarına kötülük düşünmekten ve küçük düşürmekten) sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok Esirgeyendir.”(Hucurat/12)
Ayna metaforunun İslam tasavvufunda ya da ahlakında çok büyük bir yeri vardır. Birinde gördüğün kusurlar, eksiklik ya da güzel olmayan şeylerde aslında kendini görüyorsundur.
Yunus Emre’nin; “her neye bakarsan kendi yüzündür, kimde ne görürsen kendi özündür” sözünü de bu minvalde anlamak gerekir. Bakış açın seni ele veriyor.
Hoca Nasrettin, bir gün kervana katılıp, uzun bir yolculuğa çıkmış. Sefer esnasında kaybolmamak için, beline bir kabak bağlamış. Yolda konaklayacakları bir yere gelince, hoca belindeki kabağı çözüp yatağının kenarına koymuş. Muzip bir adam da, sabahleyin erkenden, herkesten önce kalkıp, kabağı aşırıp, kendi beline bağlar.
Nasrettin Hoca, sabahleyin uyanınca kabağı arar, ama bulamaz. Bir süre sonra, kabağı başkasının belinde görür. Son derece şaşırarak, yanındaki arkadaşlarına:
“- Ben şu adamım! Amma acaba ben kimim?” diye sorar.
Nasrettin Hoca, bir insanın ömrü boyunca kendisine sorması gereken en önemli soruyu dile getirmiştir. Hocanın belindeki kabak nefsini ve nefsinin isteklerini simgelemektedir. Hoca beline astığı kabağı başka birinde gördüğü zaman kendi özelliklerini o zatta görmüş, böylece o kişi Hocaya ayna olmuştur. İnsana ayan beyan olan şeytan, köpek, domuz suretindekiler, aslında onun nefsidir. Kimseyi küçük görmemek gerekir. Başkasında gördüğün kusurlar aslında aynada gördüğün kendini temsil ediyor. Neye bakıyorsan kendi yüzünün yansımasını, kimde ne görüyorsan da kendi özünü, benliğini, manevi varlığını görmüş oluyorsun.
Sevgili Peygamberimiz ashabı ile otururken, içeriye Ebu Cehil gelir ve O güzeller güzeline;
“- Ne kadar çirkinsin ey Muhammed” diye hakarette bulunur. Peygamberimiz ona;
“- Doğru söylüyorsun!” diye karşılık verir. Az sonra Hz. Ebubekir içeri geldiğinde;
“- Yâ Rasulullah, ne kadar güzelsin” diye hitapta bulunur. Peygamberimiz, ona da;
“- Doğru söylüyorsun!” diye cevap verir. Ashab sorar;
“- Her ikisine de, doğru, dediniz. Nedir hikmeti?” Peygamberimiz;
“- Ben aynayım. Bana bakan kendini görür. İkisi de kendilerini görüp, gördüklerini söylediler” buyurdular.
Bencillik göze takılmış bir ayna gibidir. O gözler nereye bakarsa baksın kendinden başkasını göremez. İki kişi hapishane parmaklarından dışarı bakar, biri gökteki yıldızları görürken, diğeri yerdeki çamuru görür. Mevlana hazretleri şu çarpıcı tesbiti yapar;
“- Kusur arıyorsan, al bütün aynalar senin.”
Şemsettin ÖZKAN
25.04.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com