DÜNYANIN EN ESKİ MESLEĞİ KENDİNİ SATMAKTIR BUNU FAHİŞELİK İLE KARIŞTIRMAK DA BİR O KADAR ESKİ BİR YANILGIDIR

(Toplumsal İlişkiler 3143)

DÜNYANIN EN ESKİ MESLEĞİ KENDİNİ SATMAKTIR BUNU FAHİŞELİK İLE KARIŞTIRMAK DA BİR O KADAR ESKİ BİR YANILGIDIR

بِئْسَمَا اشْتَرَوْا بِهٖٓ اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بَغْيًا اَنْ يُنَزِّلَ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِهٖ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِهٖ فَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ عَلٰى غَضَبٍۜ وَلِلْكَافِرٖينَ عَذَابٌ مُهٖينٌ

“(Onlar) Allah’ın Kendi fazlından kullarından dilediğine (peygamberliği) indirmesini ’kıskanarak (itiraz ve isyan edip) Hakka başkaldırarak’ Allah’ın indirdiklerini tanımayıp inkâra kalkışmakla, nefislerini (kendi akıbet ve ahiretlerini) ne bayağı ve aşağı şeye karşılık sattılar! Böylelikle gazap üstüne gazaba uğradılar. (Bu) Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.”(Bakara/90)

1957 Nobel ödüllü Fransız yazar ve filozof Albert Camus; (1913-1960) “dünyanın en eski mesleği kendini satmaktır. bunu fahişelik ile karıştırmak da, bir o kadar eski bir yanılgıdır” derken, insanın çıkarları, konforu veya korkuları uğruna onurunu, karakterini, düşüncelerini ve benliğini (nefsini) feda etmesini anlatır. Bu asla fiziksel bir satış değildir.

Kur’an-ı Kerim’de doğrudan fahişelik mesleği ile bu felsefi söz arasında bağ kuran bir ayet yoktur. Ancak Kur’an, insanın “kendini/nefsini satması” (bunu Allah yolunda ya da dünya menfaati uğruna yapması) kavramını ticari bir metaforla ele alan çok güçlü ayetler barındırır.

Bu felsefi derinlikle bağdaşan Kur’an ayetleri iki ana perspektifte toplanır: 1. Olumlu Anlamda “Kendini Satmak” (Benliğini Allah’a Adamak) Kur’an, müminin kendi iradesini, canını ve kişiliğini dünyevi geçici menfaatlere değil, sadece yaratıcısına satmasını (feda etmesini) en büyük kazanç sayar. * Bakara Suresi 207. Ayet: “İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için kendini (nefsini) fatur eder/satar. Allah da kullarına karşı çok şefkatlidir.” * Tevbe Suresi 111. Ayet: “Şüphesiz Allah, müminlerden canların ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır… O halde yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte büyük başarı budur.” 2. Olumsuz Anlamda “Kendini Satmak” (Karakterini ve İnancını Ucuz Menfaate Değişmek) Camus’nün bahsettiği “asıl yanılgı ve alçalma” olan; güce yaranmak, para veya makam için onurunu, hakikati ve vicdanını satma eylemi Kur’an’da şiddetle kınanır.

  • Bakara Suresi 90. Ayet: “Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Allah’ın indirdiğini sırf kıskançlık yüzünden inkâr ettiler…”
  • Bakara Suresi 41. Ayet: “Ayetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden korkun.”
  • Bakara Suresi 174. Ayet: “Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyenler ve onu az bir paha ile satanlar yok mu, işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmazlar.”

Albert Camus’ün işaret ettiği “kişiliğini ve onurunu satma” yanılgısı, Kur’an lügatinde insanın en değerli varlığı olan nefsini/iradesini geçici dünya menfaatleri (para, makam, alkış) karşılığında ucuza ziyan etmesi (Bakara 90) veya tam aksine bu benliği yalnızca Allah’ın rızasına satarak yüceltmesi (Bakara 207) metaforuyla birebir örtüşmektedir.

Bu söz, insanın maddi veya manevi çıkarlar uğruna kendi kimliğinden, onurundan, fikirlerinden ve özgürlüğünden ödün vermesini eleştirir. Popüler kültürde “dünyanın en eski mesleği” olarak seks işçiliği kabul edilse de Camus, bu kavramı genişleterek asıl satılan şeyin beden değil, karakter olduğunu savunur. Sözün derinlemesine açıklaması şu temel başlıklar altında özetlenebilir:

Fikirsel ve Onursal Teslimiyet

  • Karakter Erozyonu: Kişinin sadece para, güç, statü ya da konfor elde etmek için inanmadığı şeyleri savunması veya rıza göstermesidir.
  • Zihinsel Fahişelik: Fiziksel bir satıştan çok daha yaygındır ve toplumsal olarak daha yıkıcı sonuçlar doğurur.
  • Dalkavukluk kültürü: Güçlü olana yaranmak için kendi doğrularından vazgeçmek bu durumun en net örneğidir. Yanılgının Nedeni
  • Bedensel Ticaret Sığlığı: Toplum, “kendini satmak” ifadesini yalnızca bedensel ticarete (fahişeliğe) indirgeyerek büyük bir kavramsal hataya düşer.
  • Gözden Kaçan Tehlike: Fiziksel ticaret yapanlar neyi sattıklarının bilincindedir. Ancak zihnini, kalemini veya onurunu satanlar bunu genellikle “başarı” veya “profesyonellik” adı altında gizlerler. Günümüz Dünyasındaki Karşılığı
  • Siyasi Menfaatler: Çıkarları için savunduğu tüm değerleri bir günde terk eden figürler.
  • Medya ve Sanat: Gücü elinde bulunduran odakları memnun etmek için kalemini ve sanatsal kimliğini kiralayanlar.
  • Modern İş Hayatı: Çalışanların geçim kaygısıyla kişisel etik değerlerini tamamen yok sayarak şirket politikalarına boyun eğmesi.

Özetle; Bedenini satan kişi yalnızca fiziksel bir hizmet sunarken; fikrini, vicdanını ve onurunu satan kişi doğrudan kendi varoluşunu ve insanlığını feda etmektedir.

Şemsettin ÖZKAN
16.08.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-Al Bakışı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir