DAVA İÇİN PARA KAZANMAYA GİDEN ADAMLARIN HİÇBİRİ EVE GERİ DÖNMEDİ

(Toplumsal İlişkiler 3188)

DAVA İÇİN PARA KAZANMAYA GİDEN ADAMLARIN HİÇBİRİ EVE GERİ DÖNMEDİ

قُلْ اِنْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْ وَاِخْوَانُكُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ وَعَشٖيرَتُكُمْ وَاَمْوَالٌ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَـهَٓا اَحَبَّ اِلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِهٖ وَجِهَادٍ فٖي سَبٖيلِهٖ فَتَرَبَّصُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِهٖ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقٖينَ
De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez.” (Tövbe/24)

Sezai Karakoç’un; “Dava için para kazanmaya giden adamların hiçbiri eve geri dönmedi” sözü, hak ve hakikat yoluna (davaya) baş koyan kişilerin bir süre sonra dünya malına, para kazanma hırsına veya konfora kapılarak asıl gayelerini unutmaları, özlerinden ve değerlerinden (evlerinden/asıllarından) uzaklaşmalarını eleştirir.

Bu anlamda Kur’an-ı Kerim’de dünya malının, servetin ve ticaretin insanı hakiki davadan ve Allah’ı anmaktan alıkoymaması gerektiğine dikkat çeken temel ayetler şunlardır:

  • Münafikûn Suresi, 9. Ayet:
  • “Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.”
  • Tevbe Suresi, 24. Ayet:
  • “De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kâr kesadına uğramasından korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden meskenler sizlere Allah’tan, O’nun Resûlünden ve O’nun yolunda cihaddan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasık toplumu hidayete erdirmez.”

Sezai Karakoç’un “Dava için para kazanmaya giden adamların hiçbiri eve geri dönmedi” sözü, kişinin davası, inancı veya idealî uğruna yola çıktıktan sonra dünya malına, paraya ve konfora aldanarak özünü, davasını ve hakiki menzilini kaybetmesini eleştirir. Bu anlam dünyasına paralel olarak Kur’an-ı Kerim’de dünya hayatının geçiciliğini, mal ve evlat imtihanını, davanın (hak yolun) paraya ve dünyaya kurban edilmemesini bildiren diğer ayetler şunlardır: 1. Dünya Malının ve Paranın Cazibesine Kapılıp Asıl Amacı Unutmak

  • Tevbe Suresi, 38. Ayet:
  • “Ey inananlar! Ne oldu ki size, ‘Allah yolunda hop diye savaşa çıkın’ denildiği zaman yere çöküp kaldınız? Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına mı razı geldiniz? Ama dünya hayatının zevki ahiretin yanında pek az bir şeydir.”
  • Hak bir dava için yola çıkılması gerektiğinde dünyanın geçici imkânlarının veya rızık kaygısının insanı hantallaştırmasını ve asıl hedeften alıkoymasını eleştirir.

  • Hadid Suresi, 20. Ayet:
  • “Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs,
  • aranızda bir övünme ve mal, evlat çoğaltma yarışından ibarettir…”
  • Para kazanma hırsının ve dünya metalerinin insanı “eve”, yani asıl yurduna ve kulluk bilincine dönmekten alıkoyan birer oyalayıcı olduğunu vurgular. 2. Ticaretin ve Kazancın Allah’ı Anmaktan Alıkoyması
  • Cuma Suresi, 11. Ayet:
  • “Onlar bir ticaret veya eğlence gördüklerinde hemen oraya yöneldiler ve seni ayakta bıraktılar. De ki: ‘Allah’ın katında bulunan, eğlenceden ve ticaretten de hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.'”
  • Dava bilinciyle hareket edenlerin, kazanç kapısı veya dünya menfaati (ticaret) belirdiğinde davasını terk etmemesi gerektiğine dikkat çeken en net örneklerdendir. 3. Mal ve Evladın Birer İmtihan (Yoldan Çıkarıcı) Olması
  • Tegâbün Suresi, 15. Ayet:
  • “Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir imtihandır. Büyük mükafat ise Allah’ın katındadır.”
  • “Para kazanmaya gidenlerin” düştüğü tuzak; paranın ve rızık peşinde koşmanın bizzat amacın kendisine dönüşerek insanı imtihanda kaybettirmesidir.

  • Âl-i İmrân Suresi, 14. Ayet:
  • “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin hoşuna giden şeyler dünyaya sevgiyle bağlandı. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa varılacak güzel yer Allah’ın katındadır.”

Sezai Karakoç; “dava için, para kazanmaya giden adamların hiçbiri, eve geri dönmedi” sözüyle, para hırsının ve dünyevîleşmenin insanı özünden, davasından ve hakikat yolundan nasıl uzaklaştırdığını mecazî bir dille anlatır.

  • Dava ve Para Zıtlığı: Büyük bir ideal, inanç veya hakikat davası gütmekle para kazanmayı amaçlamak ruhî olarak aynı düzlemde buluşamaz.
  • Dünyevîleşme Tuzağı: “Para kazanmak” amacıyla yola çıkan kişi, bir süre sonra paranın ve konforun cazibesine kapılır; asıl amacını (davasını) unutur.
  • Geri Dönmeme Hâli: Adam fiziksel olarak yaşasa ve bir yere gitse de, o yolda benliğini, ahlakî duruşunu ve özünü kaybettiği için manen “evine”, yani hakikate ve asıl kimliğine bir daha dönemez.
  • Özetle bu söz; maddi çıkarların peşine düşenlerin yüce dâvalarını yolda bırakacağını, paranın insanı değiştirip başka birine dönüştüreceğini vurgulayan derin bir eleştiridir.

Şemsettin ÖZKAN
30.09.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-islamveihsan.com (alıntı görsel)
4-Al Bakışı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir