CEVHER HÂRDA İNSAN DARDA İŞLENİR

(Toplumsal İlişkiler 144)


اَحَسِبَ النَّاسُ اَنْ يُتْرَكُٓوا اَنْ يَقُولُٓوا اٰمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ 
İnsanlar, “Biz Allah’a ve âhiret gününe inanıyoruz!” demekle, hiç imtihân edilmeden bırakılacaklarını ve kolayca cennete ulaşacaklarını mı sanıyorlar? Oysa ne kadar da yanılıyorlar!
(Ankebut/2)

Müslümanım diyen şunu asla unutmamalı; “her şey güzel olmayacak. Biz her daim sınavlarda olacağız. Zira demir hârda (ateşte) insan darda işlenir. İnsan her zaman bir takım denemelerden, imtihanlardan geçecektir. Yukarıdaki ayette de altı kalın çizgilerle vurgulanan ana temada budur.

Hz. Mevlana; “imtihan içinde imtihan vardır. Derlen, toparlan da, ufak bir imtihana satma kendini” der. Yine “zor diyorsun, zor olacak ki imtihan olsun,” derken insanın ancak darda pişeceğine atıf yapar.

Hz. Pir; “aşk azizim! Aşk da bir imtihan. Gönül imtihanı. Belki nefs-i hakimiyet, belki bir sabır, belki bir şükür,” derken insanın daralma alanlarını daha da genişletir.

Allah Resûlü’nün İslâm’ı tebliğ yolunda uğradığı bu tür eziyet ve işkencelere karşı sabrı; “Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var!” diyen şâiri dahî şaşırtacak derecede yüksek ve erişilmezdi. O çocukluğundan vefâtına kadar hep büyük acılarla karşılaşmıştır. Babasını, annesini, dedesini, amcası Ebû Tâlib’i, sevgili hanımı Hz. Hatîce’yi, şehitlerin efendisi Hz. Hamza’yı ve evlâtlarını bir bir Hakk’a uğurladı. Çok sevdiği ashâbından birçoğunu kendi elleri ile kabre koydu. Ancak bunların hiçbiri onun metânetini ve müvâzenesini bozmadı, sabrını taşırmadı.

Kendisi ve ashâbı en ağır işkencelere mâruz kaldıkları hâlde Allah’ın emri gereği sabırda sebât ettiler. Aziz Peygamber, sabrı taşan ashâbının metânetini zaman zaman yeniliyor, onlara ümid ve müjde veriyordu. Habbâb bin Eret (r.a.) anlatıyor; “Resûlullah Ka’be’nin gölgesinde bir bürdeyi yastık yapmış uzanırken yanına geldim. O zaman müşriklerden büyük işkenceler görüyorduk. Allah Resûlü’ne:

«– Bize yardım etmiyor musunuz, bizim için Allah’a yalvarmıyor musunuz?» diye şikâyette bulunduk. Efendimiz mübarek yüzü kızarmış olarak kalkıp oturdu ve şöyle buyurdu:

«– Sizden önce öyleleri vardı ki kişi yakalanıyor, önceden hazırlanan çukura gömülüyor, sonra getirilen bir testere ile başının ortasından ikiye bölünüyordu. Ancak bu yapılanlar onu dîninden aslâ döndüremiyordu. Yine öyleleri vardı ki demir taraklarla taranıyor, kemiklerinin üzerinde et ve sinirlerden başka bir şey kalmıyordu. Ancak bu yapılanlar da onu dîninden aslâ döndüremiyordu. Yemin ederim ki Allah bu dini tamamlayacaktır. Öyleki bir yolcu devesine binip San’â’dan kalkıp Hadramevt’e kadar gidecek de Allah’tan başka hiçbir şeyden korkmayacak! Koyunu için de sâdece kurttan korkacak. Ancak siz acele ediyorsunuz.»” (Buhârî, Menâkıb, 25; Menâkıbu’l- Ensâr, 29)

İnsanların içinde darda pişenlerin en yiğitleri Allah’ın elçileridir. Sevgili Peygamberimiz bu mübarek insanların başında gelir. Resûl-i Ekrem Efendimiz din düşmanları ile mücâdele ederken, onların eziyetleri yanında, imkânsızlıklardan kaynaklanan birçok sıkıntılara da katlanmıştır. Hiçbir zaman bunları mâzeret olarak ileri sürmemiştir. Yokluk ve kıtlığın en şiddetli olduğu zamanlarda bile Allah yolunda gayretine devâm etmiş, imkânsızlıkların verdiği her türlü zorluğa da ashâbı ile birlikte sabretmiştir. Ebû Mûsâ el-Eş’arî (r.a.) bunun bir misâlini şöyle anlatır: “Resûlullah ile birlikte sefere çıkmıştık. Altı kişi nöbetleşe bir deveye biniyorduk. Ayaklarımız delindi. Benim de ayaklarım delinmiş ve tırnaklarım düşmüştü. Ayaklarımıza bez parçaları sarıyorduk. Bu bez parçalarından dolayı o sefere Zâtürrikâ’ ismi verildi.” Hadisi nakleden Ebû Bürde (r.a.) diyor ki;“Ebû Mûsâ bunları söyledi,sonra da yaptığından hoşlanmadı ve «Bunları söylemekle hiç de iyi etmedim.» diye pişmanlığını dile getirdi. Herhâlde o, Allah için yaptığı bir yiğitliği ifşâ etmiş olduğundan dolayı üzüldü.” (Buhârî, Meğazî, 31)

Hasılı aşk ile yola çıkmak ise niyetin belalarla imtihan edilir darda işlenirsin. “Zül celal-i ve’l ikram.” Önce kahır sonra ikram edilirsin.

Şemsettin ÖZKAN

23.10.2020 KONYA

KAYNAKLAR

1-kuran.diyanet.gov.tr

2-kuranmeali.com

3-islamveihsan.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.