CENNET DEĞİL Mİ YAR İLE SOHBET DEDİKLERİ DÜZAH DEĞİL Mİ ATEŞ-İ HASRET DEDİKLERİ

(Toplumsal İlişkiler 3041)

وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَدٖينَةِ امْرَاَتُ الْعَزٖيزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِهٖ قَدْ شَغَفَهَا حُباًّ اِنَّا لَنَرٰيهَا فٖي ضَلَالٍ مُبٖينٍ 

“Şəhərdəki qadınlar dedilər: “Vəzirin övrəti cavanı (cavan qulunu) tovlayıb yoldan çıxartmaq (onunla yaxınlıq etmək) istəyir. (Yusifin) məhəbbəti onun bağrını qan etmişdir. Biz onun açıq-aşkar (doğru) yoldan çıxdığını görürük.” (Yusuf/30)

 Bunyadov Memmelediyev mealiyle Azerbaycan lehçesinde verdiğimiz yukarıdaki ayet, aşkın tecellisinin Leyla, Mecnun olabileceğinin açık bir delilidir. Lakin Leyla ve Mecnun aşkın kendisi değildir. Aşkın ta kendisi elbette yüce Mevladır.

        Mecnun’un Leyla’yı ararken Mevla’yı bulması bunun en bariz örneğidir. Lakin aşk işte insanı yakar, kavurur başka bir âleme götürür insanı. Yar ile konuşmayı insan cennet sanır. Ondan uzak kalmayı da cehennem sanır.

        Nev’i der ki;
“Cennet değil mi yar ile sohbet dedikleri
Düzah değil mi ateş-i hasret dedikleri.”
Yani cennet değil midir yar ile sohbet denilen şey, cehennem değil midir hasret ateşi denilen şey? 2010 Konya mahreçli “Gül” şiirimde bu beyite rastlamadan önce şu şiirimi mısralara döküvermişim: 

Gelinin cilvesine benzer o gül
Güle gül deme çünkü ağlıyor gül
Güle aşktan söz et gülsün artık gül
Gelinle yalnız kalmak makam-ı gül.

        Sinan Bayram, “Sevdikçe Yanmayana Olur mu Sevda” adlı şiirinde, aşkın yürek ısıtan, o olmazsa olmayan halini anlatır: Bir yürekti sevda denizinde
Adını yazmıştı sevdanın kıyılarına
Yakmıştı aşk meşalesini gül kokusunda
Gönül şelalesinde bulmuştu gül sevdasını

Gül sevdası ayaz gecelerde içini ısıtan muamma
Bir sırdır yeşerdiği toprakta toprağın bağrında
Sır olmalı sevda kalbine gömülmeli Adeta aşkla
Yüreklere kazınmayan sevdikçe yanmayana olur mu sevda

Mevlam aşk demiş aşk hakikattir bunu bilmek gerek
Aşk vardır aşka şüphe olursa inançta eksiklik vardır
Aşk başka ilahi aşk başka sevgi bambaşka
Doğru olanı yazmak gerek aydınlansın diye tüm cihan

Dedim ya bir yürekti o bir yürek olmalı insan
Aşk olmazsa halimiz yaman gel aşkla uyan
Uyan ki umut ol çorak topraklara sevgi sunan
Adın yazılsın adımızla yarınlarda umut olan.

      2003 Konya mahreçli “Aşk mı Sanır?” şiirimde aşkın bir zan olmadığını, nasıl olması gerektiğini şöyle vurgulamışız:

Aşk badesini içmeyen
Kendini sarhoş mu sanır?
Deli ırmağı geçmeyen
Kendini yunmuş mu sanır?   

İki iken bir olmayan
Aşkla gözleri dolmayan
Bülbüle gülü solmayan
Kendini çiçek mi sanır?

Sevdalara salınmayan
Gönüllere alınmayan
Sevdiğine kanılmayan
Kendini âşık mı sanır? 

Mecnun gibi gezinmeyen
Ferhat gibi dağ delmeyen
Benim gibi dertlenmeyen
Kendini dertli mi sanır?

Bakma benim güldüğüme
Nefes alıp verdiğime
Çok söz eden sevdiğime
Her sözünü aşk mı sanır?

Sevgi vermek mi almak mı?
Yoksa gitmek mi kalmak mı?
Aşk oduyla dağlamak mı?
Her alevi meşk mi sanır? 

Şemsettin ÖZKAN
06.05.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-antoloji.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir