(Toplumsal İlişkiler 3195)

سَنُرٖيهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَفٖٓي اَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُ الْحَقُّ اَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ اَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَهٖيدٌ
“Biz ayetlerimizi hem âfakta (dış dünyada, tabiatta ve kâinatta), hem kendi nefislerinde (benlik ve bilinçlerinde, beyin ve iradelerinde, bedeni özellik ve güzelliklerinde) onlara göstermekteyiz, (göstereceğiz); öyle ki, şüphesiz O’nun (Allah’ın, Kur’an’ın ve Resulüllah’ın) Hakk olduğu kendilerine açıkça belli olsun… (Hem) Her şeyin üzerinde Rabbinin şahit olması yetmez mi?” (Fussilet/53)
“Anladım işi sanat Allah’ı aramakmış Marifet bu gerisi yalnız çelik çomakmış.”
Necip Fazıl Kısakürek’in “Sanat” şiirinde geçen bu mısralar, insanın yaratılış gayesini, kâinatı okuma biçimini ve Yaratıcı’yı (Allah’ı) bulma çabasını merkeze alır. Şair, insanın dünya üzerindeki asıl marifetinin ilahi hakikati aramak olduğunu ve bunun dışındaki tüm dünyevi meşgalelerin oyuncaktan (çelik-çomaktan) ibaret olduğunu vurgular.
Kur’an-ı Kerim’de bu felsefeyi destekleyen, evreni okumayı, tefekkürü ve dünya hayatının geçici bir oyun eğlence olduğunu anlatan temel ayetler şunlardır:
1. Dünya Hayatının Geçiciliği (Çelik-Çomak Vurgusu)
Bu mısralardaki “gerisi yalnız çelik çomakmış” ifadesi, insanın Allah’ı aramadan geçirdiği dünyevi hırsların ve oyunların geçersizliğini özetler:
- Enam Suresi 32. Ayet: “Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Ahiret yurdu ise Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?”
- Hadîd Suresi, 20. Ayet: “Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir…” 2. Kâinatı Okumak ve Allah’ı Aramak (Sanat Vurgusu)
- Sanat, kâinata ve insanın kendi içine bakarak Yaratıcı’nın eserlerini görme, O’na ulaşma ve O’nu arama (marifet) eylemidir:
- Fussilet Suresi, 53. Ayet: “Biz âyetlerimizi hem âfâkta (kâinatta) hem de kendi nefislerinde (insanda) onlara göstereceğiz; ta ki onun (Kur’an’ın) hak olduğu kendilerine iyice belli olsun…”
- Zâriyât Suresi, 20-21. Ayetler: “Kesin olarak inananlar için yeryüzünde nice deliller vardır. Kendi nefislerinizde de öyle. Hâlâ görmeyecek misiniz?” 3. Asıl Gaye: Allah’ı Tanımak ve O’na Kul Olmak (Marifet Vurgusu)
- Bu mısralar, en büyük bilginin ve ulaşılabilecek en yüksek makamın (marifetullahın) Allah’ı arayıp bulmak olduğunu söyler:
- Zâriyât Suresi, 56. Ayet: “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk (ve ibadet) etsinler diye yarattım.”
- Mülk Suresi, 2. Ayet: “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”
Bu söz insanın yaratılış gayesini ve dünyadaki geçici meşgalelerin aslında ne kadar boş olduğunu özetler.
Sözün Açılımı:
* “Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış”: Şair, hayattaki en büyük sırrı ve hakiki yaratıcılığı Allah’ı bulma, O’nu tanıma ve O’nun rızasını kazanma çabası olarak görür. Ona göre her türlü estetik ve insani üretimin asıl gayesi ilahi hakikate ulaşmaktır.
* “Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış”: Asıl hüner (marifet) ve değer taşıyan tek şey bu manevi arayıştır. Bunun dışındaki dünyevi hırslar, geçici başarılar ve zevkler ise çocukların oynadığı basit bir değnek oyunundan (“çelik-çomak”) farksızdır, yani gelip geçici ve oyalanmaktan ibarettir.
Kısacası bu mısra, dünya hayatındaki gerçek başarının ve anlamın yalnızca manevi bir olgunlukla, yani Yaratıcıyı aramakla bulunabileceğini ifade eder.
Şemsettin ÖZKAN
07.10.2026 GÜZELYALI
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-TRThaber (fotoğraf alıntı)
4-Al Bakışı