(Toplumsal ilişkiler 3167

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَسْـَٔلُوا عَنْ اَشْيَٓاءَ اِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْ وَاِنْ تَسْـَٔلُوا عَنْهَا حٖينَ يُنَزَّلُ الْقُرْاٰنُ تُبْدَ لَكُمْ عَفَا اللّٰهُ عَنْهَا وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَلٖيمٌ
“Ey inanmış olanlar, size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek olan o (cahiliye dönemine ait lüzumsuz ve faydasız) şeyleri sormayın. Eğer Kur’an (Kur’an ayetleri) indirilirken onların (o lüzumsuz ve faydasız olanların) dışında ihtiyaç duyduğunuz şeyleri (Kur’an’ın ışığında) sorarsanız, size (elbette) açıklanır. (Ama o lüzumsuz şeyler açıklanmadığına göre), Allah, bu konuda (sizi her türlü yükümlülükten) affetmiştir. Ve Allah, (çok) bağışlayıcıdır, halim (yumuşak davranan)dır.” (Maide/101)
Tarkovski; “sürekli bir anlam ararsan gerçekleşmekte olan her şeyi ıskalayacaksın” der. Ya Goethe’nin “çok fazla derin düşünen bir insan hayatın neşesini kaçırır” sözüne ne demeli?
Neden çünkü hayat sadece çözülecek bir şifre değil. Aynı zamanda içilecek bir su bakılacak bir yüz tutulacak bir el, esintisi duyulacak bir rüzgar geçip gitmeden fark edilmesi gereken küçücük bir tebessümdür belki de. İnsan kendi zihninin dehlizlerinde fazla oyalanırsa baharı görmeyebilir.
İnsanı ayakta tutan şeylerin çoğu önemsiz görülen şeyler değil mi? Bunu en iyi zihnimiz değil, ruhumuz bilir. Mesela bir çiçeği tanımak için koparıp masana yatırıp inceleyebilirsin. Lakin bu seferde kokusunu kaybedebilirsin. O anda anı yaşayarak çiçeği koparmadan saatlerce koklayabilirsin.
“Sürekli bir anlam ararsan gerçekleşmekte olan her şeyi ıskalayacaksın” sözü, hayatı sürekli analiz etmeye, her anın altında gizli bir sebep veya derin bir mesaj aramaya çalışmanın yaşanılan o anın büyüsünü, neşesini ve gerçekliğini kaçırmaya neden olacağını ifade eder.
Bu felsefe, aşırı zihinsel yorgunluktan kurtulmayı ve hayatın doğal akışını “olduğu gibi” deneyimlemeyi öğütler.
Kur’an-ı Kerim’de bu yaklaşıma paralel olarak, olayların ardındaki gizli hikmetleri çözmeye çalışıp hayatı karmaşıklaştırmak yerine, şu anın farkında olmayı, şükretmeyi ve olayları kulluk bilinciyle kabullenmeyi işaret eden temel prensipler bulunur:
1. Hayatın Akışına Teslimiyet ve Aşırı Sorgulamadan Kaçınmak
İnsanın, kendi idrak sınırlarını aşan konularda her detayın nedenini sormasının hem zihni yorabileceği hem de teslimiyete zarar verebileceği uyarısı yapılır:
“Ey iman edenler! Size açıklandığında canınızı sıkacak olan şeyleri sormayın…” Mâide Suresi, 101. Ayet
2. Olanı Olduğu Gibi Kabul Etmek (Tevekkül ve Rıza)
Her şeyin Allah’ın takdiriyle gerçekleştiğini bilerek, hayatı didiklemeden, olanı huzurla kabullenmek ve razı olmak vurgulanır:
“…Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için bir hayır olabilir. Ve olur ki, sevdiğiniz bir şey sizin için bir şer olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” Bakara Suresi, 216. Ayet
3. Anı Iskalamamak: Rızkı ve Nimetleri Görmek
Gelecek kaygısıyla veya anlam arayışıyla zihni meşgul edip şu anı kaçırmak yerine, “bugünün” nimetlerine odaklanmak öğütlenir:
“Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının. Yiyin, için fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez.” A’râf Suresi, 31. Ayet(Bu ayet dünyadaki güzellikleri ve nimetleri suçluluk duymadan veya altında bir anlam aramadan, makul şekilde yaşayıp deneyimlemeye dair bir perspektif sunar.)
4. Zihinsel Aşırı Yükten Kurtulmak (Allah’ı Zikretmek ve Anda Kalmak)
Anlam bulma çabasıyla zihni bulandırmak yerine, sadelik ve huzuru yalnızca Allah’ı anmakta bulmak belirtilir:
“Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anarak huzur bulur.” Ra’d Suresi, 28. Ayet
Ünlü yönetmen Andrei Tarkovsky’ye ait olan bu söz, her olayda gizli bir derinlik veya özel bir mesaj aramak yerine, hayatı akışına bırakarak yaşamanın önemini vurgular. Zihni sürekli gizli anlamlar çözmeye odaklamak, insanın anı kaçırmasına neden olur.
Bu felsefenin temel noktaları şunlardır:
- Aşırı Düşünme Tuzağı: Hayatı sürekli analiz etmek zihni yorar. Goethe de bu durumu “Çok fazla derin düşünen bir insan, hayatın neşesini kaçırır” diyerek destekliyor zaten.
- Geçmişe takılarak geleceğe odaklanamamak: Odak noktası geçmişin pişmanlıkları veya geleceğin anlamı olduğunda, tam o an önümüzde gerçekleşen doğal güzellikler ıskalanır
- Deneyimlemekten Kopmak: Hayat her zaman mantıksal bir formüle veya gizli bir mesaja sahip değildir. Bazen bir çiçeği sadece koklamak ya da yağan yağmuru sadece hissetmek gerekir; anlamını sorgulamak o deneyimin büyüsünü bozar.
Şemsettin ÖZKAN
09.09.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-Al Bakışı