(Toplumsal İlişkiler 3140)

وَمِنْ اٰيَاتِهٖٓ اَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ اِذَٓا اَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ
“O’nun ayetlerinden (Allah’ın vahdet ve rahmet alâmetlerinden) birisi de sizi topraktan yaratmasıdır. (Vücudumuzu oluşturan elementler toprak menşelidir; hayvani ve nebati bütün gıdalarımız da topraktan yetişmektedir, insanın tohumu olan meni de bunlardan meydana gelmektedir.) Sonraki zamanlarda da sizin (yeryüzüne) yayılan beşer (çeşitli kavim ve kabileler) olmanızı (yine Allah sağlamıştır).” (Rum/20)
XVII. yüzyıl Melâmi sufilerinden Sarı Abdullah Efendi’nin şu kısa ama derin, dünyanın geçiciliğini ve insanın dünya ile ilişkisini tasavvufi bir bakışla özetleyen şu cümlesine bir bakar mısınız? “Evveli türâb, âhiri harâb, helâli hesâb, harâmı azâb.”
Bu veciz söz, 17. yüzyıl mutasavvıflarından Mesnevi şerhinde Sarı Abdullah Efendi’nin dünyanın ve aldatıcı doğasını özetlediği hikmetli bir tasvirdir. İnsanın dünyaya bağlanmaması gerektiğini dört temel aşamada açıklar.
Sözün ifade ettiği anlamlar ve Kur’an-ı Kerim’deki ilgili ayetler şunlardır: 1. Evveli Türâb (Başlangıcı Topraktır)
- Anlamı: İnsanın yaratılış mayası topraktır. Dünya hayatı ve nimetleri de topraktan gelip geçicidir. Başlangıcı topraktır. Arapçada türab toprak manasına gelir. İnsan da dünya nimetleri de toprak ürünüdür.
- İlgili Ayet: “Sizi topraktan yaratması, sonra hemen beşer olarak (dünyaya) yayılmanız O’nun delillerindendir.” (Rum Suresi, 20. Ayet) 2. Âhiri Harâb (Sonu Yıkım / Yok Oluştur)
- Anlamı: Dünya fanidir, er ya da geç yok olacak, harabeye dönecektir. Sonu yıkım ve yok oluştur. Dünya fanidir, sonunda her şey dağılır, harap olur.
- İlgili Ayet: “Yeryüzünde bulunan her şey yok olacaktır.” (Rahman Suresi, 26. Ayet) 3. Helâli Hesâb (Helal Olanın Bile Hesabı Vardır)
- Anlamı: Meşru (helal) yollardan kazanılan nimetlerden dahi insan ahirette sorumlu tutulacak ve hesaba çekilecektir. Helal olanın bile hesabı vardır. İnsan meşru kazanç ve nimetlerden dahi nasıl kullandığının hesabını verecektir.
- İlgili Ayet: “Nihayet o gün, (dünyada size verilen) her nimetten elbette hesaba çekileceksiniz.” (Tekasür Suresi, 8. Ayet) 4. Harâmı Azâb (Haramın Sonu Azaptır)
- Anlamı: Haram yollarla elde edilen her türlü kazanç ve günahın ahiretteki karşılığı ilahi azaptır. Haramın sonucu azaptır. Haram yolla elde edilen şey manevi ve uhrevi sıkıntıya sebep olur.
- İlgili Ayet: “İnsanların mallarından haksızlıkla bir parça yemek için mallarınızı aranızdaki hakimlere rüşvet olarak vermeyin. Bile bile günah işleyerek insanların mallarından bir kısmını yemeyin.” (Bakara Suresi, 188. Ayet)
Tasavvufi anlamda bu söz dünyaya aşırı bağlanmamak gerektiğini anlatır. Melami sufileri özellikle gösterişten uzak yaşamayı, nefsin dünya tutkularını azaltmayı, hakikate yönelmeyi, vurgularlar.
Mesaj belli; dünya geçici, başlangıç toprak, sonu yıkım. Helal nimetler bile sorumluluk getirirken haramlarsa insanı manevi zarara sürükler. Oldukça yoğun ve hikmetli bir dünya tasviri yapılmış.
Şemsettin ÖZKAN
13.08.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-Al Bakışı