EY YAR GİDİŞİNE LAFIM YOK DA ŞİMDİ BEN KALBİN BOŞ MU DİYE SORAN OLURSA YER Mİ YOK DİYECEĞİM YOKSA YAR MI

(Toplumsal İlişkiler 2029)

وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَد۪ينَةِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِه۪ۚ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّاۜ اِنَّا لَنَرٰيهَا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ 

“Şehirde olayı duyan bir takım kadınlar birbirleriyle: “Azizin karısı, genç kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış, kölesine olan aşkı yüreğinin derinliğine işlemiş; doğrusu biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz” diye dedikodu yapıyorlardı.” (Yusuf/30)

 Aşığın maşukuna olan o derin özlemleri hiç biter mi? Her daim onu görmektir muradı. Onsuz zaman mı geçer? Akan sular dahi durmaz mı? 

          Hz. Mevlana; “ey yâr!… Gidişine lafım yok da.. Şimdi ben; “kalbin boş mu” diye soran olursa, yer mi yok diyeceğim? Yoksa yâr mı?” derken aslında kalbinde hiçbir ikilem yokken enikonu bu soruyu sorması, “ben seni hiç sevmiyorum ki” diyen şairin sevdiğini aslında çok ama çok sevdiğini anlatmasından başka bir şey değildir.

            Hele İbrahim Sadri’nin bir zamanlar TV programlarında çok okuduğu “Adam Gibi” o güzel şiiri hâlâ hafızalarımızda canlılığını muhafaza etmektedir:
Ben seni hiç sevmedim ki
Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni
Bir güle benzemeni sevdim
Bir de yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
Ben seni hiç sevmedim ki

Beni yola koduğunda ayrılmanı sevdim
Kurşunları sevdim beni vurduğunda
Ağlamayı sevdim
Unuttuğunda
Yalnız olduğumu anladığımda
Ayakta kalmamı sevdim
Yıkılmamı sevdim
Seni her hatırladığımda

Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
Su gibi özledim temmuz güneşinde sesini
İkindi de yağmur gibi
Geceleyin rüzgar gibi sevdim seni sevdiğimi
Ben seni hiç sevmedim ki

Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı
Nisanı hatırlatmanı
Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı
Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman
Sakız satan çocukları
Yeni çıkan şarkıları

Her kaybettiğinde, kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim
Yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedim ki

Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde
Alemin ortasında
Kimsesizliğin sesinde
Buğusunda sabahın
Acımasızlığında bir ahın
Ağlayan yüzünde İsa’nın
Ferahlatan gücüyle duanın
Korkutan yanıyla narın
İncirin, zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne
Tutunduğum umudun üstüne
Korkunun üstüne
Senin üstüne
Hepsinin üstüne, hep senin üstüne
Ben seni hiç sevmedim ki

Gittiğin zaman, gitmeni sevdim
Evreni sevdim geldiğin zaman
Kalmanı sevmedim
Korkuyordum sana alışmaktan
Yine de sevdim gülümsemeyi
Mendilimi sallarken seni götüren trenin arkasından
Kırlara ilk kar düştüğü zaman
Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim
Seni içimde öldürdüğüm zaman
Ben seni hiç sevmedim ki

Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni
Bir güle benzemeni sevdim
Bir de yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular

Ben seni hiç sevmedim ki
Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı
Nisana hatırlatmanı
Baharın bir adının da yalnızlık olmalığını
Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı
Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman
Sakız satan çocukları
Yeni çıkan şarkıları
Her kaybettinde kazanan yanlarını sevdim

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim
Yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben sevdim mi adam gibi severim
Ben sevdim mi adam gibi severim

(Besteciler: Ibrahim Sadri Eren / Mehmet Ali Gündoğar)

Şemsettin ÖZKAN
15.01.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuranvemeali.com
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-musixmatch  

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir