ZAMAN VARKEN AKIL YOKTUR AKIL VARKEN ZAMAN YOKTUR

(Toplumsal İlişkiler 3198)

ZAMAN VARKEN AKIL YOKTUR AKIL VARKEN ZAMAN YOKTUR

حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِ

لَعَلّٖٓي اَعْمَلُ صَالِحاً فٖيمَا تَرَكْتُ كَلَّا اِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَٓائِلُهَا وَمِنْ وَرَٓائِهِمْ بَرْزَخٌ اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ

“Onlardan birine ölüm gelince: “Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim” der. Hayır; bu söylediği sadece kendi lafıdır. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel vardır.” (Mü’minun/99-100)

Bir Cuma mesajında; “zaman varken akıl yoktur, akıl varken zaman yoktur” denilmesi, beni at var meydan yok, meydan var yiğit yok sözüne götürdü. İnsan hep bir bahane üretir durur. Kaldı ki, böyle olunca ne yapacaksın? Elden ne gelir ki? Olmuş, olmuş, önümüze bakmamız lazım.

“Zaman varken akıl yoktur, akıl varken zaman yoktur” ifadesi, insanın elinde imkan ve zaman varken gereken basireti göstermediğini, ancak o imkanlar (zaman/gençlik/sağlık) elden gittiğinde veya ölüm vakti geldiğinde (akıl başa geldiğinde) pişmanlık duymanın artık bir fayda sağlamayacağını vurgulayan felsefi bir aforizmadır.

Kur’an-ı Kerim’de bu durumu anlatan, yani “iş işten geçtikten sonra gelen pişmanlığın fayda etmeyeceğini” ve “aklı zamanında kullanmanın önemini” vurgulayan temel ayetler şunlardır:

  • Zamanın Elden Çıkmasından Duyulan Pişmanlık:”Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında şöyle der: ‘Rabbim! Beni dünyaya geri gönder ki, terk ettiğim dünyada iyi ameller yapayım.’ Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) bir laftan ibarettir. Onların arkasında ise, diriltilecekleri güne kadar (süren) bir berzah (engel) vardır.” (Mü’minûn Suresi, 99-100. ayetler)
  • Fırsat Eldeyken İman/Tövbe Etmek (Zaman Varken Akıl):”Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur’an’a) uyun; ansızın ve siz farkında olmadan başınıza azap gelmeden önce!” (Zümer Suresi, 55. ayet)
  • Hesap Gününde Aklın Başa Gelmesi:”Onlar orada şöyle feryat ederler: ‘Rabbimiz! Bizi çıkar (buradan), yapmadıklarımızı yapalım (iyi işler yapalım).’ … Eğer (dünyaya) geri döndürülseler bile, kendilerine yasaklanan şeyleri yine yapmaya döneceklerdir.” (Fâtır Suresi, 37. ayet)
  • Aklın ve Düşünmenin Vakti:”Gece ile gündüzün birbiri ardına gelişinde, göklerde ve yerde Allah’ın yarattığı şeylerde, elbette sakınan (ve aklını kullanan) bir topluluk için nice deliller vardır.” (Yûnus Suresi, 6. ayet)

Bu söz; insanın gençlik ve enerji doluyken (zaman varken) hayatın değerini bilmeyip yanlışlar yapmasına, yaşlanıp tecrübe kazandığında veya vakit tükendiğinde ise (akıl geldiğinde) bunu kullanacak fiziksel gücün ve zamanın kalmamasına işaret eden bir hayat tecrübesidir. İnsan ömrünün ironisini ve pişmanlık döngüsünü vurgular. Sözün derinlemesine açıklaması ve barındırdığı temel manalar:

  • Gençlik ve İmkanlar Dönemi (Zaman varken akıl yoktur):
  • Kişinin genç, dinç ve hayatta önünde bolca vaktinin olduğu dönemleri temsil eder. Ancak bu dönemde genellikle toy, aceleci ve hevesli olunur. Sağlık, para veya zaman gibi imkanların nasıl olsa hep var olacağı yanılgısına düşülerek aceleci, fevri veya hatalı kararlar alınır; potansiyel boşa harcanır.
  • Olgunluk ve Kayıp Dönemi (Akıl varken zaman yoktur):
  • Hayatın sonlarına yaklaşılan ya da gençlikteki hataların bedellerinin ödendiği dönemdir. İnsan yaşanmışlıklarla doğruyu yanlışı öğrenir, hayatın gerçek anlamını kavrar (“akıllanır”). Ancak bu olgunluğa eriştiğinde artık fiziksel gücü, sağlığı veya hataları telafi edecek zamanı kalmamıştır.

Bu ifade, hayatın getirdiği en büyük trajedilerden birine dikkat çeker: Kıymeti ancak o şeyin eksikliği hissedildiğinde anlaşılan değerler. Fırsatlar elimizdeyken kıymetlerini bilemeyiz, kıymetlerini bilecek olgunluğa ulaştığımızda ise fırsatlar çoktan kaçmış olur.

Şemsettin ÖZKAN
10.10.2026 GÜZELYALI

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-Al Bakışı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir