DİŞİ AĞRIYAN İNSAN DİŞİ AĞRIMAYAN HERKESİ MUTLU ZANNEDER

( Toplumsal İlişkiler 3017)

وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنْبِهٖٓ اَوْ قَاعِداً اَوْ قَٓائِماً فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَاَنْ لَمْ يَدْعُنَٓا اِلٰى ضُرٍّ مَسَّهُ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِفٖينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ 
“İnsana bir zarar dokunduğunda; yan yatarken, otururken ya da ayaktayken (sürekli ve samimiyetle) Bize (yalvarıp) dua eder; ama sıkıntı ve zararını üstünden kaldırdığımız zaman ise, kendisine dokunan zarardan (hastalık, geçim darlığı, düşman saldırısı ve diğer bela ve sarsıntılardan dolayı) sanki Bizi hiç çağırmamış ve yalvarmamış gibi (Hakk’tan ve hayırdan) dönüp gider. İşte, ölçüyü taşıranlara yapmakta oldukları (kötülükler, şeytan tarafından) böyle süslenmiş durumdadır.” (Yunus/12)

Sahi acılar, sahibinden başkasını acıtır mı? Yarası aynı olmayanlar, birbirini anlayabilir mi? İnsan kendi acısını dünyanın en büyük acısı bilir, olmazken de hiç yokmuş gibi davranır. Enteresan değil mi? İnsan işte, yağmuru özler ama yağmur yağınca da şemsiye açar. Yazın gölgesine sığındığı ağacı kışın keser.

            Peyami Safa; “dişi ağrıyan insan, dişi ağrımayan herkesi mutlu zanneder” derken, insanın bu gamsızlığına dikkatlerimizi çeker. İnsan bu demeye getirir sözü ve “kardeşim, benden daha iyisin ya benim şu halime düşmüş olsaydın halin nice olurdu” gibi laflar eder işte. Yani “sen benden mutlusun, iyisin, hele sen benim halime bir düşsen, asıl benim halim kötü” der. Asla bulunduğu konumu beğenmez, sızlanır dırlanır durur.

           Bir zafere büyük diyebilmemiz için, ne gibi zor mücadeleler verilmiş önce ona bakmamız gerekiyor. Mücadele ne kadar zorluysa, kazanılan zafer de, o derece büyüktür. “Zor diyorsun” der Hz. Mevlana; “zor olacak ki imtihan olsun” diye de ekler. Bir Hint atasözü; “tepende kara bulutlar dolaşsa bile, gökyüzünün maviliğinden asla şüphe duyma,” derken bize zorlukları nasıl okumamız gerektiğini öğretir.

          Sakın unutma, zor zamanlar güzel kapılar açar, hiçbir şeyi boşuna yaşamadın. Gerçekten de öyle, bazen kriz dönemleri insanlara yeni kapılar açıyor. Eğer bu dönem çok iyi değerlendirilebilirse insan için yepyeni imkanlar çıkıyor. Biz sanıyoruz ki, her şey bitti. Hayır öyle değil işte. Tam tersine, insan için küllerinden doğma zamanı böyle zamanlar. Sen yeter ki pes etme! Dikkat ederseniz sarp dağların içinde bile, insanı bir yere çıkaran patika yollar vardır. Sarp, yol vermez geçitleri var diye bu yoldan hemen vazgeçmemek gerekir.

          Dişin ağrıyorsa elbette çaresine bakıp o zor durumu atlatacaksın. Kendini acındırmayacaksın. Ben kötüyüm ama benim bu halime düşmeyen herkes çok iyi gibi bir düşünceye kapılmayacaksın. Onlar şimdilik sadece senin şu an çektiğin sıkıntıyı çekmiyorlar. Onlar da dişlerine bakmayınca bir
şekilde o muzdarip hali yaşayacakları muhakkak. İnsanları mutlu olduğunu sanmayı bırakıp derdine çare arayacaksın. Devanı arayacaksın hepsi bu kadar basit.

Şemsettin ÖZKAN
13.04.2026 GÜZELYALI

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir