(Toplumsal İlişkiler 3186)

وَالْعَصْرِ
اِنَّ الْاِنْسَانَ لَفٖي خُسْرٍ
“Akıp gitmekte olan zamana, asra andolsun ki,”
“İnsan gerçekten içinde bulunduğu anın kıymetini bilmiyor. İçinde bulunduğunuz an iradenizle kullanabileceğiniz andır. Kendi kararınızı verebileceğiniz andır. Geçmiş zamanı geri getirebiliyor musunuz? Gelecek için kurduğunuz hayalleri hemen gerçekleştirebiliyor musunuz? Her an kendi gerçeğini size yaşatıyor. Geçen geçmiş, gelecek ise bilinmez! Hiç kimsenin yarını veya bir saniye sonrası garanti değildir. Her an ecel kapınızı çalabilir. Hasta olmanız veya birinin gelip sizi öldürmesi gerekmez. Ecel son bulmuşsa; ölüm nedenleriniz, niçinleriniz, nasıllarınız hiç önemli değildir. Onun için anınızı Allah için güzel şeyler yaparak değerlendirmelisiniz. Nedense insan geçmişiyle övünür. Kötü geçen zamanlar için hayıflanır. Geleceği için olmadık hayaller kurar. Nedense içinde bulunduğu anı en güzel şekilde değerlendirme yoluna gitmez. Halbuki insana düşen içinde bulunduğu anı en doğru ve en iyi şekilde değerlendirmektir. Yaşadığınız anı ve geçmişi anarak, geleceğin hayalleriyle oyalanarak ne yapıyorsunuz? Siz gerçekten cahillik ediyor elinizdeki anın kıymetini bilmiyorsunuz. Artık geri getirilemeyecek büyük bir kayıptasınız! Üstelik zamanlarınızı Rabbinizin yasalarına karşı gelerek yazık ediyorsunuz. Geçmişinizle boşu boşuna övünerek kaybediyorsunuz. Halbuki geçmişte yaptığınız hatalardan ders alıp gelecek için doğruluk üzerine yürümeye karar verseniz. Kendinizi daima iyiye doğruya yöneltseniz ne iyi olur. Ama sizler bunu yapmaz, inkarınızla yaşar, etrafınıza kötülük yayarsınız. Böylece en kıymetli zamanlarınızı kaybederek geri dönülmez kayba uğrarsınız.” (Asr/1,2)
İslam bilim tarihi konusunda derin araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Fuat Sezgin der ki; “boş şeylerle uğraşıyoruz. Zamanın, Allah’ın bize verdiği büyük bir nimet olduğunu unutuyoruz” derken, bizi bilime katkı sunmaya çağırır. Zamanı boşa harcamanın dayanılmaz hafifliğine dikkatlerimizi çeker.
Prof. Dr Fuat Sezgin, İslam medeniyetinin bilime, matematiğe ve teknolojiye yaptığı katkıları evrensel düzeyde kanıtlayan 17 ciltlik “Geschichte des arabischen Schrifttums” adlı eserin yazarıdır. Unutulan bilimsel mirası gün yüzüne çıkarmıştır. İstanbul İslam Bilim ve teknoloji Tarihi Müzesini kurmuştur.
İslam bilim tarihini dünya çapında bir otorite olarak yeniden inşa eden bilim insanıdır. Hayatını bu çalışmalarla İslam medeniyetine katkı sunan bilim insanlarının geliştirdiği alet ve cihazları da yeniden gün yüzüne çıkaran üstadımızın ömrünün dolu dolu geçtiğini görüyoruz.
“Boş şeylerle uğraşıyoruz. Zamanın, Allah’ın bize verdiği büyük bir nimet olduğunu unutuyoruz” sözüyle bizi İslam medeniyetinin zirve yaptığı dönemlerdeki İslam bilim insanlarının çalışmalarına bizi götürerek onlar gibi zamanı boşa geçirmememiz gerektiğini yapılacak çok şey olduğunu vurgulamaya çalışır.
Coğrafya, haritacılık gibi alanlarda da Müslümanların dünya bilim tarihine katkılarını da ortaya çıkaran üstadımız, Müslümanların batı rönesansına etkilerini ortaya koyarak dolu dolu bir ömür geçirmiştir. Rahmetle anıyoruz.
Şemsettin ÖZKAN
28.09.2026 İNEGÖL
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-ibtav (fotoğraf alıntı)
4-Al Bakışı