BEN DİLSİZİM EY SEVGİLİ BU SÖZLERİN HEPSİ KALBİMİN İŞLERİ HANİ NEY DE DİLSİZDİR AMA AĞLATIR TÜM DERVİŞLERİ

(Toplumsal İlişkiler 271)


اِذْ جَٓاءَ رَبَّهُ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍ
Çünkü o, tertemiz bir kalple Rabb’ine yönelmişti.”(Saffat/84)

Kalbin kemiği yok diye kırılmaz mı sanırsınız? Kalp deniz, dil kıyı. Denizde ne varsa kıyıya o vurur elbet. Yürekte olanlar söz olarak yansıyor işte. Gelin görün ki bir de dile dökülmeden derinden derine gönülden bir ırmak gibi çağlayıp duranlar var.

Biz hep kalbimizi taşıdığımızı sanırız. Oysa ki kallbimiz bizi taşır sevgiyle ve umutla. Bu yüzden olsa gerek, Hz. Mevlana der ki; “ben dilsizim ey sevgili! Bu sözlerin hepsi kalbimin işleri. Hani ney de dilsizdir ama ağlatır bütün dervişleri.”

Biz sevdik mi yer oluruz/Biz sevdik mi sel oluruz/ Biz sevdik mi lal oluruz/ Biz sevdik mi can oluruz” derken de Hz. Pir; “hep şu kalbimin işleri” dediği sessiz derinden yüreğinin çağıldayışlarını dışa vurur gibidir.

Kim seviyor ise bilsin ki, seviliyordur derken de o mübarek insan, kalbinin hallerini anlatır. Sevmeden sevilmeyi bekleyenlerin vay haline! Aşk, sevgidir ve dilsizdir. Çok şeyler anlatır konuşamazken bile bize.

Ya ney neyin nesi bu mısralarda? Ney Mesnevi’de insan-ı kamil’i (olgun kemale ermiş kişiyi) temsil eder. Ney kamışlıktan koparılmış, bağrında delikler açılmış, bazı yerleri yakılıp kavlanmış, içindeki boş havaya üflenerek, sesler çıkarıp inleyerek dervişleri ağlatan bir dilsizdir.

İnsan da asıl yurdundan koparılarak bu dünyaya gönderilmiş bir dilsiz aşık değil midir? Aşk tertemiz selim bir kalpte değil midir? Bu hal tamı tamına Rabbine yönelişin adıdır. Yukarıda söz konusu ettiğimiz ayette Hz. İbrahim Peygamberin Rabbine yönelişini Mevdudi şöyle izah eder:

“Rabbine geldi” ifadesi ile Allah’a yönelmesi, “selim bir kalb” ifadesiyle de salih ve temiz yani akidevî ve ahlâkî noksanlıklardan arınmış, şirk, küfür, şek ve şüpheden azâde, isyan ve itaatsizlikten uzak, kendisinde eğrilik bulunmayan ve kötü niyetten, buğz ve hasedden arî bir kalb kastolunmaktadır.

Sığ suları en hafif rüzğarlar bile coşturabilir derin denizleri ise ancak çok derin sevdalar kabartabilir. Bu hayat bana şunu öğretti anlıyorum ki; derin ve gizemli olan herşey susuyor susan herşey de derin ve ihtişamlı.

Sessiz ve dilsiz olan herşey çok etkili. Aşkın dilsiz olanı konuşanından daha çok tesirli, etkileyici ve iz bırakıcı.

Susmak… En iyi üç nokta anlatır belki de susmanın önüne konulduğu vakit. Şems-i Tebrizi; “Arza hacet yok, halim sana ayandır. Dile gerek yok, sessizliğim sana beyandır. Söze lüzum yok, susuşum sana kelamdır. Kelama ihtiyaç yok, aşkım sana figandır.” demekle tüm bu susmalarım, bir eylemsizlik hali değildir aslında der. Sessizlik bir izahattır, susmalar birer sözdür. Aslında söze de gerek olmadığını sevgiliye olan sonsuz aşkının bir figan, yani acıyla inleme olduğunu anlatır bize. Böyle olunca susmak; ateşe su vermek gibidir. Faydalıdır. Bazen susmak vacip olur insana, sesini duyurabilmesi için.

İnsanlarla ortak kaderi paylaşan ney enstrümanın ortaya çıkışı ve onlar tarafından keşfedilişi hakkında, Mevlevî kaynaklarda şu temsîlî hikâye nakledilir: Peygamber Efendimiz, Allâh’ın kendisine ihsan ettiği esrar ve hikmet denizinden bir damlasını, ilmin kapısı Hazret-i Ali’ye de emanet eder ve:

-Bu sırları sakın ifşâ etme!” diye sıkı sıkı tenbihler.

Hazret-i Ali, kendisine tevdî edilen bu emânete tahammül edemez, altında iki büklüm olur. Sahralara düşer. Derûnunda sakladığı esrarı bir kör kuyuya döker. Vaktolur kuyu suyla dolup taşar. Kuyudan taşan bu sular, çevresini zamanla bir sazlık hâline çevirir ve burada kamışlar biter. Bu sazlığın rüzgarda hoş nağmeler çıkardığını farkeden bir çoban, bunlardan bir tanesini keser ve ondan “ney” yapar. Fakat ney’den çıkan bu ses, o kadar içli ve yanıktır ki, herkes bu sesin derin, duygulu ve yakıcı nağmelerine meftun olur. Onunla ağlar, onunla gülmeye başlar. Çobanın ünü kısa zamanda yayılır ve Arap kabileleri bu çobanı dinlemek için etrafında toplanmaya başlarlar. (Ahmed Eflâkî, Âriflerin Menkıbeleri, II, 440)

Hani ney de dilsizdir ama ağlatıyor işte bütün dervişleri. Biz de dilsisiz ey sevgili, bu sözler kalbimizin işleri…

Şemsettin ÖZKAN

28.02.2021 KONYA

KAYNAKLAR

1-kuran.diyanet.gov.tr

2-kuranmeali.com

3-sevdalara.net

4-suskunduvar.com

5-islamve ihsan.com

BEN DİLSİZİM EY SEVGİLİ BU SÖZLERİN HEPSİ KALBİMİN İŞLERİ HANİ NEY DE DİLSİZDİR AMA AĞLATIR TÜM DERVİŞLERİ” için 1 yorum

  1. “Susmak” Bi manada “adam” olmanın işaretidir. Atalarımız ne güzel söylemiş “Biliyorsan söyle ibret alsınlar, bilmiyorsan sus, adam sansınlar.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir