(Toplumsal İlişkiler 3202)

قَالَ اِنَّـمَٓا اَشْكُوا بَثّٖي وَحُزْنٖٓي اِلَى اللّٰهِ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
“(Hz. Yakub:) “Ben bu büyük acımı ve tüm sıkıntılarımı sadece Allah’a arz ediyorum. (Başka hiç kimseye ne minnet ediyorum ne de medet bekliyorum.) Ve Allah’tan (bir feraset ve faziletle) sizin bilmediğiniz (ve akıl erdiremediğiniz) nice şeyleri de biliyorum (ve bekliyorum)” açıklamasını yapmıştı.” (Yusuf/86)
İbn Hazm; “hayatta olsam da, aslında kederin öldürdüğü, dünyalılar arasında yaşasam da, derdin gömdüğü biriyim” derken kimbilir nasıl bir halet-i ruhiye içindeydi?
Endülüs’lü büyük İslam âlimi ve düşünürü İbn Hazm’a ait olan bu derin hüzün cümlesi; insanın iç dünyasında yaşadığı gurbet, anlaşılmama ve kederi içine gömme halini anımsatır. Bu hissiyatla manevi bir bağ kuran temel ayetler şunlardır:
* Yusuf Suresi 86. Ayet (Hz. Yakup’un Hüznü)
- Hz. Yakup’un evlatları yüzünden çektiği derin hasret ve kederi içine atıp, acısını insanlara değil yalnızca Yaratıcıya arz etmesi anlatılır:
“Yakub, ‘Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah’a arz ederim. Ben, Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim’ dedi.” (Yusuf /86)
* Bakara Suresi 38. Ayet (Dünyada Korku ve Hüzün)
- İnsanoğlunun dünya hayatında maruz kaldığı imtihanlar, ruhsal daralmalar ve bu kederli yolda Hakk’ın rehberliğine sığınanların Bakara suresi 36-39.ayetlerdeki nihai ferahlığı:
“…Kim benim gönderdiğim rehbere uyarsa artık onlara ne korku vardır ne de üzüleceklerdir (hüzün yaşamazlar).”Bakara/38)
* Âl-i İmrân Suresi 153. Ayet (Gam Üstüne Gam)
- İnsanın kalbine gelen ağırlık, sarsıcı kayıplar ve manevi imtihanlar esnasında yaşanan ruhsal yorgunluk halidir:
“Hani o, sizi üzüntüden üzüntüye (gam üstüne gamla) cezalandırmıştı; elinizden kaçana ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diye. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Âl-i İmrân/ 153)
“Hayatta olsam da, aslında kederin öldürdüğü, dünyalılar arasında yaşasam da, derdin gömdüğü biriyim” sözü, kişinin fiziksel olarak hayatta lakin ruhsal olarak tamamen bitik olduğunu anlatan derin bir ifadedir. Bu sarsıcı cümle, bedenen yaşayan bir insanın iç dünyasında yaşadığı ağır yıkımları ve yabancılaşmayı simgeler.
Fiziksel ve Ruhsal Ayrışma
- Bedenen Var Olmak: Kişinin nefes almaya, insanlar arasında yürümeye ve hayatın rutinlerini yerine getirmeye devam etmesi.
- Ruhsal Ölüm: İçteki neşenin, umudun ve hevesin yaşanan büyük acılar yüzünden çoktan yok olmuş olması.
- Yalnızlık ve Yabancılaşma
- Dünyalılar Gibi Olamamak: Diğer insanlar gibi hayata
- bağlanamamak, onların sevinçlerine ve telaşlarına yabancı kalmak.
- Derin Yası Taşımak: Derdin ve kederin insanı diri diri toprağa vermesi, yani mecazi olarak bir mezar sessizliği ve ağırlığı içinde yaşamak.
Şemsettin ÖZKAN
14.10.2026 GÜZELYALI
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-Al Bakışı