HAYATLA YÜZLEŞMENİN İKİ YOLU VARDIR BİRİ GURURLA HER ŞEYİ BİLDİĞİNİ SANARAK DİĞERİ İSE ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE ÖĞRENECEK DAHA ÇOK ŞEYİN OLDUĞUNU KABUL EDEREK

(Toplumsal İlişkiler 3124)

HAYATLA YÜZLEŞMENİN İKİ YOLU VARDIR BİRİ GURURLA HER ŞEYİ BİLDİĞİNİ SANARAK DİĞERİ İSE ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE ÖĞRENECEK DAHA ÇOK ŞEYİN OLDUĞUNU KABUL EDEREK

وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحاً اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ

“- Küçümseyerek, surat asarak insanlardan yüz çevirme. Yeryüzünde bilgi ve becerilerini kötü kullanıp böbürlenerek, çalım satarak yürüme. Allah kendini beğenmiş, övünmek için iyiliklerini sayıp döken kimseleri sevmez.” (Lokman/18)

Sokrates; “hayatla yüzleşmenin iki yolu vardır: biri gururla, her şeyi bildiğini sanarak. Diğeri ise alçakgönüllülükle, öğrenecek daha çok şeyin olduğunu kabul ederek” derken, hayatımızı nasıl güzelleştiririz konusunda bir fikir sunar bize.

Kibirlenerek, gururlanarak kendinin her şeyi bildiğini sanmak mı? Yoksa mütevazi bir yol tutarak, yepyeni şeyler öğrenmeye odaklanmak mı? Hangisi?

Bu ifade, felsefi ve ahlaki açıdan derin bir olgunluğa işaret eder. Kuran-ı Kerim’de gurur (kibir) ve alçakgönüllülük (tevazu, ilim talebi) konuları doğrudan bu prensiplerle bağdaşan ayetlerle vurgulanmıştır:

Gurur ve Kibir Üzerine:Kur’an-ı Kerim, her şeyi bildiğini sanarak kibirlenmeyi ve insanlara yukarıdan bakmayı şiddetle uyarır.
* Lokman Suresi, 18. Ayet: “İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.”
* İsrâ Suresi, 37. Ayet: “Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.” Alçakgönüllülük ve Öğrenme Üzerine:İslam inancında her zaman öğrenecek daha çok şeyin olduğu bilinci (ilimde tevazu) ve sürekli bir arayış içinde olmak teşvik edilir.
* Tâhâ Suresi, 114. Ayet: “…Rabbim, ilmimi artır! * Kehf Suresi, 66. Ayet: Hz. Musa’nın, kendisinden daha bilgili olduğuna inanılan Hızır (a.s.) ile karşılaştığında gösterdiği alçakgönüllülük ve öğrenme isteği semboliktir: “(Musa) ona, ‘Sana öğretilen ilimden bana da, doğru yolu bulmam için öğretmen şartıyla sana uyabilir miyim?’ dedi.”
* Zümer Suresi, 9. Ayet: “De ki: ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’ Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.” Hayatı karşılama biçimimizi ikiye ayıran bu sözün derin anlamı şöyledir:
* Gururla, her şeyi bildiğini sanarak (Kibirli Yol): Bu yolu seçen kişi kendi doğrularına körü körüne bağlanır. Yanılabileceğini kabul etmez, yeni fikirlere kapalıdır ve hayatın ona öğreteceği dersleri reddeder. Bu durum bir süre sonra kişiyi değişime dirençli, kibirli ve hatalarından ders çıkaramayan biri yapar.
* Alçakgönüllülükle, öğrenecek daha çok şeyin olduğunu kabul ederek (Bilge Yol): Bu yolu seçen kişi ise “bildiği en büyük şeyin hiçbir şey bilmediğinin farkında olan” kişidir. Hayatın sürekli değişen ve gelişen yapısı karşısında esnektir. Hatalarından ders çıkarır, insanları dinler ve sürekli bir öğrenme sürecinde olduğunun bilincindedir.

Özetle; birinci yol insanın kendi sınırlarını aşmasını engelleyen bir ego tuzağıyken, ikinci yol kişiyi olgunluğa, sürekli gelişime ve huzura götüren öğrenme odaklı bir yaşam felsefesidir.

Şemsettin ÖZKAN
28.07.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-Al Bakışı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir