HERKES ZİRVEDE OLMAYI HEDEFLER AMA HİÇ KİMSE BİLMEZ Kİ ZİRVE YÜKSELİŞİN SONU İNİŞİN BAŞLANGICIDIR

(Toplumsal İlişkiler 3096)

HERKES ZİRVEDE OLMAYI HEDEFLER AMA HİÇ KİMSE BİLMEZ Kİ ZİRVE YÜKSELİŞİN SONU İNİŞİN BAŞLANGICIDIR

اِنْ يَمْسَسْكُمْ قَرْحٌ فَقَدْ مَسَّ الْقَوْمَ قَرْحٌ مِثْلُهُ وَتِلْكَ الْاَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِۚ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَيَتَّخِذَ مِنْكُمْ شُهَدَٓاءَ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِمٖينَ

“Eğer siz (Uhud’da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Müşrikler de Bedir’de) benzeri bir yara almıştı. İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz. (Bazen bir topluma iyi ya da kötü günler gösteririz, bazen öbürüne.) Allah, sizden iman edenleri ayırt etmek, sizden şahitler edinmek için böyle yapar. Allah, zalimleri sevmez.” (Al-i imran/140)

Kur’an-ı Kerim’de doğrudan “her zirvenin bir inişi vardır” şeklinde bir ifade yer almasa da, dünya hayatının geçiciliği, yükselen her şeyin zeval bulacağı (sona ereceği), güçlünün zayıflayacağı ve nihai dönüşün Allah’a olacağı prensibini işleyen birçok ayet bulunmaktadır. Bu durum genellikle “sünnetullah” (Allah’ın değişmez kanunu) çerçevesinde değerlendirilir.

Yukarıda geçen ayete göre, bugün zirvede olan bir toplum veya kişi yarın bir iniş yaşayabilir; aynı şekilde bugün darda olanlar yarın bir çıkış yakalayabilir. Bu, Allah’ın koyduğu bir sünnetullahtır yani ilahi yasadır.

Zirveye çıkma ve düşme şeklindeki değişimlerin sebebi; kimin zorluk anında imanına sadık kaldığını, kimin ise sadece iyi günde inandığını ayırt etmek, müminleri saflaştırmak ve içlerinden şahitler/şehitler edinmektir.

Bu ayetin tarihsel bağlamına baktığımızda Müslümanların Uhud Savaşı’nda yaşadığı sarsıntı üzerine nazil olmuştur. Onlara, Bedir’deki zaferin (zirvenin) ardından gelen bu zorluğun (inişin) bir imtihan olduğu ve bu döngünün hayatın bir gerçeği olduğu hatırlatılmıştır. Bu ayet, her yükselişin bir düşüşü olabileceğini hatırlatarak müminlere hem zafer anında alçak gönüllü olmayı hem de yenilgi anında ümitsizliğe düşmemeyi öğretir.

Psikiyatr, nörolog, psikanalizci, filozof ve yazar bilim insanı Sigmund Freud; (1856-1939) “herkes zirvede olmayı hedefler, ama hiç kimse bilmez ki, zirve; yükselişin sonu, inişin başlangıcıdır” derken tavanı görenlerin tabanı görmelerinin de mukadder olduğunu anlatır. Yani her şey yükselirken bir gün alçalabileceği, her yokuşun bir inişi olduğunu, başarı kadar başarısızlıkların da olabileceğine kuvvetli bir vurgu yapar. Öyle ki toplumlar, milletler de bundan payını alır:

”Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an ileri gidebilirler.” (A’râf/34)

Şemsettin ÖZKAN
30.06.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir