(Toplumsal İlişkiler 3046)

لِلْفُقَرَٓاءِ الَّذٖينَ اُحْصِرُوا فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ لَا يَسْتَطٖيعُونَ ضَرْبًا فِى الْاَرْضِ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ اَغْنِيَٓاءَ مِنَ التَّعَفُّفِ تَعْرِفُهُمْ بِسٖيمٰيهُمْ لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ اِلْحَافًاۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِهٖ عَلٖيمٌ۟
“(Sadakaların, hayır ve zekâtın bir kısmı da) Kendilerini Allah yolunda (cihada ve ilmi çalışmalara vakfedip) adayan (ve geçim için uğraşmaya fırsat bulamayan) fakirler içindir ki onlar, yeryüzünde (rızık için) dolaşmaya imkânları olmayanlardır. İffetlerinden (ve dilenmeye tenezzül etmediklerinden) dolayı, bilmeyen onları zengin sanır. (Ama) Sen onları simalarından (mahrumiyet ve mahcubiyet belirtilerinden) tanırsın. (Devlet yetkililerinin ihtiyaç sahiplerini tespit etmesi lazımdır. Bunlar iffetlerinden dolayı) Yüzsüzlük ederek insanlardan istemekten utanmaktadırlar. Hayırdan her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir (ve karşılığını verir). (Bakara/273)
Aza kanaat etmek ne güzel! Yetinme duygusu ne hoş! Heva ve heveslerinin peşinde koşmayanlara ne mutlu! Gerçek gönül zenginlerine selam olsun.
İnsan ihtiyaçlarıyla yaşarsa dengede kalır arzularının peşinden koşarsa yoksunluk hissi hiç bitmez. İnsanın azla yetinmesi için içsel dünyasının zengin olması gerekir. Yoksa hayatımızdaki tüm meseleler yetersiz kalacaktır.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “yetinme duygusu ne büyük şans ve zenginliktir aza sahip olan değil, çoğu isteyen fakirdir” derken, inananlarda olması gereken en önemli özelliklerden birinden söz etmektedir: “Aza kanaat etmek, ya da gönül tokluğu.”
Ebû Hüreyre’den (r.a) rivayet edilen bir hadise göre sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyorlar: “Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil, gönül tokluğudur.”(Buhârî, Rikak 15;Müslim, Zekât 130. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 40; İbni Mâce, Zühd 9)
Ne hikmetse zenginlik deyince, bizim aklımıza mal, mülk ve servet sahibi olmak geliyor. Bu, zenginliğin maddî ve görünen yönüdür. Ama asıl zenginlik bunlardan mı ibarettir? İşin bir başka yönü daha yok mudur? Diğer bir ifade ile zenginlik, kasa kese ile başlayıp orada biten bir mesele midir?
Bu hadis övgüye ve zenginlik demeye layık, Allah katında makbul ve ahirette faydası görülebilecek olan zenginlik, mal çokluğundan ibaret olan zenginlik değildir.
Asıl zenginlik, malın çokluğuna veya yokluğuna bakılmaksızın gönül tokluğu, kalb zenginliğidir. Kiminin hem malı çoktur hem gönlü toktur. Ama kiminin de malı çoktur fakat gözü açtır, sınırsız bir mal hırsı içindedir. Nereden ve nasıl olursa olsun kazanmak ve mal sahibi olmaktan başka bir düşüncesi yoktur. Böylesi kimseler mal zengini olsalar da gönül fakiri, hırs mahkumudurlar. Kimilerinin de malı yoktur ama, gönlü toktur. Kimsenin malında mülkünde gözü yoktur. Eline geçenle geçinir. Daha fazla kazanmaya çalışır ama, asla rızasızlık, şükürsüzlük etmez, başkalarının kazancına haset etmez, göz dikmez.
İşte bu tip; azla yetinen, kanaat eden, başkasının malında mülkünde, parasında pulunda gözü olmayan gözü tok insanlar, gerçek zenginlerdir. Bunlar sonradan görme değil, doğuştan zenginlerdir. Dilenci asla değillerdir. Ruhen, kalben, gönülden zenginlerdir. Dünyadaki en büyük zenginlik de bu değil midir?
Şemsettin ÖZKAN
11.05.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-islamveihsan.com