(Toplumsal İlişkiler 2038)

وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ وَهْناً عَلٰى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ فٖي عَامَيْنِ اَنِ اشْكُرْ لٖي وَلِوَالِدَيْكَ اِلَيَّ الْمَصٖيرُ
“Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) da emir ve tavsiye ettik. Çünkü annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması ise, iki yıl içinde (tamamlanır). Bu nedenle ‘hem Bana, hem anne ve babana şükret ki, dönüş yalnız Banadır.’ (Şükür mü, nankörlük mü yaptığınızın hesabı sorulacaktır.)” (Lokman/14)
“İçinizdenbises” adlı sosyal medya kullanıcısı; “büyümeye başladığımız yer annemizin karnı, hiç büyümediğimiz yer ise annemizin kalbiymiş” sözüyle, çok güzel bir paylaşım yapmış. Niye? Çünkü şu sahte dünyamızda en gerçekçi, samimi, sevecen, asla şüpheye düşmeyeceğimiz varlık annedir.
Bana bir tane anne gösterin ki, evladını sevmemiş, onu koruyup kollamamış, hatalarını dahi örtbas etmemiş olsun. Gerçekten annemizin yüreğinde öyle bir yer edinmişiz ki, orada hep küçük bir çocuk edasıyla büyümeden kalakalmışız. Tabiri caizse kazık kadar adam olsan da onun gözünde bir bebeksin.
Hikaye bu anlatırlar. Zamanın birinde genç delikanlı bir kızla evlenmek istiyormuş. Ancak kızın tek bir şartı varmış: “Eğer köpeğime yedirmem için annenin kalbini kesip getirirsen seninle evlenirim” deyip kestirip atmış. Delikanlı ne yapacağını şaşırmış şaşırmasına da gönlü kızdan ayrılığa bir türlü izin vermiyormuş. Sonunda annesinin yüreğini kesip sevgilisine getirmeye karar vermiş. Annesinin yüreğini kesip bir torbaya koymuş koşa koşa sevgilisine getirirken ayağı taşa takılıp düşmüş: “-Anamm!” diye ağzından bir söz çıkmış. Tabi o düşmeyle elindeki annesinin kalbi de torbasından düşmüş. Onun o feryadıyla annesinin yüreği; “buyur kuzum, bir yanın mı acıdı öyle?” diye seslenmiş. Anne yüreği hep böyledir her ne kadar hikaye saçma sapan olsa da verilmek istenen mesaj çok nettir: “anne sevgisinden asla şüphe edilmez, edilemez.”
Anne üzerine yazılmış edebiyatımızda bir çok şiir vardır. Bunlardan biri de Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Annem için” şiiridir:
Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer
Gölgesinde ulu, loş bir mâbedin
Bir yığın toprakla bir parça mermer
Sırrıyla haşr olmuş orda ebedin.
Bir yığın toprakla bir parça mermer,
Üstünde yazılı yaşınla, adın;
Baş ucunda matem renkli serviler
Hüznüyle titreşir sanki hayatın.
Seni gömdük anne yıllarca evvel
Gözyaşlarımızla bu ıssız yere
Kimsesiz bir akşam ziyaya bedel
Matem dağıtırken hasta kalblere.
Kimsesiz bir akşam, ezelden yorgun
Hüznüyle erirken Dicle’de sessiz,
Öksüzlük denilen acıyla vurgun
Bir başka ölüydük bu toprakta biz.
Hele bir de şarkılara türkülere konu olmuşsa anne, her yer hüzün kokar. Derya Bedavacı’nın “Kalbimi Kırıyorlar Anne” adlı eseri işte bunlardan biri;
Kalbimi kırıyorlar anne
Her gün biraz daha ağır
Yalanlar söylüyorlar
Her söz bir öncekine sağır
Ağır ağır iyileşiyor,
Bağır çağır yaralarım
Bir yanım masum çocukluğum
Bir yanım çıkmaz sokak anne
Vazgeçmek istemiyorum
Kendimce direniyorum
Bir yanım hala savaşıyor
Bir yanım çoktan yenik anne
Anne beni anlayan yok
Omuzumda yüklerim çok
Seninkinde yer kaldıysa
Başımı koysam biraz anne
Anne derdim dağlardan çok
Sorma halim, hiç gücüm yok
Elinde derman kaldıysa
Başımı okşa biraz anne.
Şemsettin ÖZKAN
24.01.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-sanatkarnavali.com
5-muhiiku.com