YOLA ÇIKARKEN EVİNDEN HİÇ AYRILMAMIŞLARDAN AKIL ALMA

(Toplumsal İlişkiler 1741)

فَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَانَاؗ ثُمَّ اِذَا خَوَّلْنَاهُ نِعْمَةً مِنَّا قَالَ اِنَّـمَٓا اُو۫تٖيتُهُ عَلٰى عِلْمٍؕ بَلْ هِيَ فِتْنَةٌ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ 
“İnsanın başına bir felâket, bir sıkıntı geldiği, ekonomik darboğaza düştüğü zaman bize kulluk ve ibadet eder, yalvarır. Sonra kendisine tarafımızdan bir nimet verdiğimiz vakit, “Bu,bana yalnızca ticarî bilgimden, maharetimden dolayı verildi” der. Doğrusu bu ağır bir imtihandır. Fakat onların çokları bunu bilmezler.” (Zümer/49)

Albert Einstein  boşuna; “bilgi deneyimden gelir. Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir” demez. Yani tecrübeler sayesinde bilgiye ulaşılır demeye getirir sözü.  

            Hz. Mevlana da; “yola çıkarken, evinden hiç ayrılmamışlardan akıl alma” derken, aynı şeyi söyler; “tecrübe edenlerle iş tut.”

             Peyami Safa’nın; “tecrübe yaşlanarak değil, yaşayarak elde edilir. Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır” sözü de tecrübenin gençlikle ve ihtiyarlıkla hiç alakasının olmadığını anlatır bize. 

             İlber Ortaylı “Bir ömür Nasıl Yaşanır” adlı eserinde şu tesbiti yapar: “Beyninize yeni bir kapı açacak, size bir değer katacak insanla bir araya geldiğinizde bir şey öğrenirsiniz; bir şey düşünürsünüz; yeni bir yere bakmaya başlarsınız. Düşünceniz yeni bir boyut kazanır, yaşamınıza farklı bir bakış açısı eklenir. O boyut bazen yanlış da olabilir, ziyanı yok; bu yanlış, zaman içinde tashih edilir. Dahası, o yanlış bile ortalıkta boş boş gezmekten daha iyidir. Dilinizi, intibaınızı, tecrübe ve görgünüzü geliştiren; dünyaya bakışınızı değiştiren insanlar önemlidir. Onlarla bir araya gelmeye gayret ediniz; sonra oradan başka yere geçersiniz, sabit kalmanız şart değildir.” 

           Hindistan’ın yabancıların istilasına uğradığı yılları dile getiren Dadabhai Naoroji 1880’de şöyle demişti: “Bir ülkeye maddi zenginlik ile birlikte bilgi ve tecrübe de gerekir. Hükümetin bütün önemli pozisyonlarında Avrupalılar var. Hindistan’dalar ve Hindistan’ın parasını, tecrübesini ve bilgisini ele geçirmiş durumdalar. Bir gün ayrildiklarında tüm bunları yanlarında götürecekler. Hindistan hem maddi hem de ahlaki olarak daha da fakirleşecek. Her ülkede, ulusal ve toplumsal meselelerde gelecek nesillere rehberlik eden ve ülkelerinin kaderini tayin eden bilgili ve görgülü kimseler vardır. Ne yazık ki Hindistan bundan mahrumdur.”

         Siz siz olun, sakın ha, oturduğu yerden ahkam kesen ve hiçbir şeyden anlamayanlardan akıl almaya kalkmayın. Bir konuyu anlamak istiyorsanız da o konunun uzmanına danışın.

Şemsettin ÖZKAN
02.04.2025 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-1000kitap.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir