VARSIN MÜKEMMEL BİR HAYATIN OLMASIN AMA GÜLEN BİR YÜZÜN VE HER GÜN ŞÜKREDEN BİR KALBİN HEP OLSUN

(Toplumsal İlişkiler 479)


وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَاَزٖيدَنَّكُمْ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ اِنَّ عَذَابٖي لَشَدٖيدٌ
Hani Rabb’iniz size şu bildiriyi yapmıştı: “Eğer emirlerime boyun eğerek Bana şükrederseniz, size verdiğim nîmetleri kat kat artıracağım; ama eğer nankörlük ederseniz, bilin ki Benim azâbım çok çetindir!” (İbrahim/7)

Çok sevdiğim güzel bir söz var; “varsın mükemmel bir hayatın olmasın ama gülen bir yüzün ve şükreden bir kalbin hep olsun” diye değerli dostlar! Bayılırım bu söze.

Gerçekten de öyle değil midir her insanın hayatı mükemmel midir? En iyi bildiğimiz bile hayatından şikayet eder durur. Ancak burada ince bir ayrıntıyı gözden kaçırıyoruz. Bu da doyumsuz olduğumuzdan suratlarımız hep asık ve önümüzdekine bakıp bizden ilerde arkamıza bakıp bizden geride deyip halimize binlerce şükürler olsun diyemiyoruz.

Bu anksiyete (kaygı) bozukluklarının nedeni bu tatminsizliğimiz ve hazımsızlığımızdan kaynaklanıyor. Bir türlü bitmiyor bu açgözlülüğümüz. Yediden yetmişe devam edip gidiyor bu halimiz. Allah doyursun diyeceğim amma maalesef insanoğlu bir küp altını olsa ikinciyi istiyor, ikinci olsa üçüncüyü. Onu ancak kara toprak doyuruyor.

Gülen bir yüz ne güzel yüzdür. Yüzünde güller açıyor. Sevgili Peygamberimiz “ettebesümü sadakatün” yani (gülümsemek sadakadır) buyurmuyor mu? İnsanda mutluluk hormonlarının salgılanması kötü bir şey midir? Hem kendine hem de etrafına neşe saçmak ne güzeldir. Pozitif bir ortam oluşturmak ne hoştur.

Şükür konusunda sevgili Peygamberimizin şu davranışı gerçekten tüm insanlığa numune-i imtisaldir. Peygamberimiz (s.a.s) zaman zaman geceleri kalkar ve ibadet ederdi. Uzunca bir süre huşu içerisinde kıyamda dururdu. Gözyaşları eşliğinde secdeye kapanırdı. Gönülden Allah’a yakarışta bulunurdu. Onun bu haline gıptayla şahit olan Hz. Aişe validemiz, “Yâ Resûlallah! Rabbin geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışladığı hâlde niçin bu kadar ibadet ediyorsun?” diye sordu. Allah Resûlü (s.a.s), değerli eşinin bu sorusuna nice anlam ve ibretlerle dolu şu cevabı verdi:

Allah’a şükreden bir kul olmayayım mı Ey Aişe?” (Buhârî, Tefsîru sûre (48), 2; Müslim, Münâfikîn 81.  Ayrıca bk. Buhârî, Teheccüd 6, Rikak 20; Müslim, Münâfikîn  79-80; Tirmizî, Salât 187; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 17; İbni Mâce, İkâme 200

Şemsettin ÖZKAN

07.10.2021 GÜZELYALI

KAYNAKLAR

1-kuran.diyanet.gov.tr

2-kuranmeali.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir