OTORİTEYE KÖRÜ KÖRÜNE SADIK OLMAK GERÇEĞİN EN BÜYÜK DÜŞMANIDIR

(Toplumsal İlişkiler 1728)

وَاِذَا قٖيلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَـتَّبِـعُ مَٓا اَلْفَيْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَا اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـٔاً وَلَا يَهْتَدُونَ  

“Ne zaman o kimselere (gerici, gelenekçi ve taklitçi cahillere: “Gelin) Allah’ın indirdiğine (akli ve nakli delillere, insani ve İslami değerlere) uyun” denilse, onlar: “Hayır, biz atalarımızı izinde ve üzerinde bulduğumuz şeye (yerleşik geleneklere ve geçmişten kalan göreneklere) uyarız” derler. (Peki) Ya ataları (ve örnek aldıkları eski toplulukları ve tarihi tabuları); akılları gerçeğe ermeyen ve doğru istikameti de bulup bilemeyen kimseler idiyse? (Hâlâ mı körü körüne onların peşinden gidecek ve köhnemiş bir geçmiş hevesiyle, gerçeklere direnecekler?)” (Bakara/170)

Taassub, bağnazlık, ya da fanatiklik, her ne derseniz deyin, bir şeye körü körüne bağlanmak, önyargıyla olmadık şeyleri öylesine savunmak, otoriteye körü körüne bağlanmak, hakikatin bir numaralı düşmanlarıdır.                                                 

                 Albert Einstein; “otoriteye körü körüne sadık olmak, gerçeğin en büyük düşmanıdır” derken vurgulamaya çalıştığı da aynı şeydir. Yozlaştırılan her şey gerçekleri perdeler.    

                 Doğan Cüceloğlu “İçimizdeki Çocuk’ta” otoriteye körü körüne bağlı sadık insanın tanımını yaparak, bunları ikiye ayırır ve şöyle der: “Yobaz/bağnaz insan: Belirli bir düşünce ya da inanç sistemine körü körüne bağlanan ve bunun dışında hiçbir düşünceyi dinlemeyen kişidir. Ülkemizde cahil yobaz olduğu kadar, okumuş/aydın yobaz da vardır. Cahil yobaz, kendi ailesinden ve çevresinden gelen inanışları hiçbir eleştiriden geçirmeden kabul eder ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışır .Okumuş yobaz, belirli bir düşünüş biçimini, ideolojiyi eleştirisiz kabul eder ve onun ötesinde hiçbir düşünceyle ilgilenmez. Bunlar “tek yol”culardır.”

           İnsanların çoğu, maalesef akıl, muhakeme, mukayese gibi melekelerine pek başvurmayıp birilerinin otoritenin sözüne körü körüne inanırlar. Ne derlerse kabul ederler. Kolayca manipüle edilirler. Provakasyonlara müsaittirler. Hele hele bu tipler bir de topluluk oluşturmuşlarsa artık grubun tüm üyeleri aynileşirler. Beraberce en ummadığın davranışları çok rahatlıkla sergileyebilirler. Artık orada akıl, düşünce, fikir, olağan bir hareket, iş, söz, tutum ve davranış olmadığından gerçeklere ulaşamazsınız. 

Şemsettin ÖZKAN
20.03.2025 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-1000kitap.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir