(Toplumsal İlişkiler 1736)
وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلٰى مَا لَمْ تُحِطْ بِهٖ خُبْراً
“Öyle ya, iç yüzünü bilemediğin ve daha önce öğrendiğin dînî hükümlere ters gibi görünen şeyler karşısında nasıl sabredebilirsin ki?” (Kehf/68)
Bir şeyin iç yüzüne vakıf olmak öyle her kişinin işi değil. Onun için erenler, olayların arka perdesini okuyan hikmet ehli insanlar vardır.
Bu yüzden olsa gerek sevgili Peygamberimiz; “Yarabbi! Bana eşyayı olduğu gibi göster” buyurmuştur. Yani eşyanın herşeyin hakikatini bileyim demek istemiştir.
Sait Faik Abasıyanık bir yazısında şöyle der;
“- Okumuş yazmış insan, öğüt vermez,” dedi.
“- Ya ne yapar?” dedim.
“- İnsanı anlar,” dedi.
Kuru kuru okumak bir işe yaramaz. Onca mürekkep yalayan insan, öyle sıradan insanlar gibi davranamaz. Yani satırdan okumaz sadırdan okur. Öğüt vererek meseleleri geçiştirmez tam tersine gönlüyle karşısındaki insanı anlar.
İnsanoğlunun enterasan sorunlarından biri de ‘hayatta anlaşılamamaktır’ desek, yalan olmaz. İnsan bazen hayatının kavgayla geçip gitmesinden aşırı derecede yorulur. Sadece istediği anlaşılmaktır. Yeter ki önüne kendisini anlayan biri çıksın. Ama onu da bulamaz çoğu zaman yalnızları oynar.
George Orwell’in “insan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de” sözü enterasan değil mi?Evet sevilmeyi, sevmeyi istemiyor değil insanoğlu lakin anlaşılmayı daha çok istiyor gibime geliyor sanki. Ama anlaşılmanın olabilmesi için karşısında halden anlayan birine ihtiyaç var. Halden anlayabilmek için de karşıdakini öylece sevmek gerek.
Yukarıda geçen ayette olayların iç yüzüne vakıf olmak, halden anlamak hususunda Hz. Musa Peygamber ve Salih kul (Hızır aleyhisselam) arasında geçen hadise söz konusu edilir.
Vehbi bir ilim olan “Ledün ilmi” Kur’an’daki ayetten adını almış ve Hz. Hızır’a ait olan özel bir gayb ve sır bilgisidir. Ledün ilmi veya İlm-i Ledün konusunda net bir tanım yapmak mümkün gözükmemektedir. Sadece insanların bilmediği ve sadece Allah’ın seçtiği kullarına bahşettiği bir sır ve gayb bilgisi yöntemidir. Kur’an’da Hz. Musa’nın Hz. Hızır ile yolculuklarının anlatıldığı ayetlerde Hızır’a verilen ilimden ‘ledün’ olarak bahsedilmiştir. Ayet şu şekildedir “Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim (ledün ilmi) öğretmiştik.” (Kehf suresi, 65)
Şemsettin ÖZKAN
28.03.2025 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com