(Toplumsal İlişkiler 3025)

اِنَّا عَرَضْنَا الْاَمَانَةَ عَلَى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْاِنْسَانُ اِنَّهُ كَانَ ظَلُوماً جَهُولاً
“Allah’ın bahşettiği ekonomik, sosyal, bireysel ve toplumsal bütün imkan ve fırsatları; akıl, beden, duyular, irâde, vicdan, muhâkeme gibi üstün yetenekleri O’na kullukta kullanarak yeryüzünde O’nun adına, O’nun hükümlerini egemen kılma mücâdelesi o kadar ağır, o kadar ciddî bir görevdir ki; Biz bu emâneti önce göklere, yere ve dağlara teklif ettikfakat onlar bu büyük sorumluluğu göze alamadıklarından, onu yüklenmekten çekindiler. Böylece bu yükümlülüğü, küçücük cüssesine rağmen, Allah’ın kendisine bahşettiği yetenekler sayesinde göklere, yere ve dağlara hükmetme gücünü elinde bulunduran insanoğlu kabul etti. Düşünsenize; bunca nîmetlerle donatıldığı hâlde, yüklendiği emânetin hakkını veremeyen insan ne kadar zâlim, ne kadar câhildir!” (Ahzab/72)
İnsan olmak öyle kolay bir şey değil dostlar! Evet herkes beşer insanoğlu olabilir lakin insan olmayı ya da insan kalmayı çok az kişi becerir.
Hz. Mevlana’nın; “nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok! Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok” sözüne, bu pencereden bakmak lazım. İnsan olmayı bir türlü beceremeyen niceleri var. İsmet Özel boşuna, bir boksör edasıyla; “usta ölmeden önce bir oyun öğret de, insan olayım” demez.
İnsan olmanın öyle kolay bir şey olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İnsan olmak zor iştir. Ama beşer olmak, insanoğlu olmak kolaydır. Biyolojik olarak bir insan türününü erkek ve dişi cinsinden dünyaya gelmek yetmez. O biyolojik varlığı bir takım ahlaki, vicdani güzelliklerle zenginleştirirseniz o zaman başka.
Özdemir Asaf; “insan olamıyorsunuz demedim, değilsiniz dedim” cümlesini kurarken, insan olmanın gereklerini yerine getirmeyenlere, resmen; “siz insan değilsiniz” diyor. Mevzu bu kadar basit.
Tolstoy;“bir insan acı duyarsa canlıdır. Bir başkasının acısını duyarsa insandır” derken, insanı diğer canlılardan ayıran özelliğini dile getirmesi bakımından çok ama çok önemlidir.
Hayatın içinde her şey olabilip de, insan olamamak nasıl bir şey acaba? Hemen söyleyelim, çok kötü bir şey. Berbat bir durum. Hani hep hayata dair serzenişlerde bulunuyoruz, verip veriştiriyoruz ya, şimdi durum tersine dönmüş oluyor. Biz bu güzelim hayata kazık atmakla yoldan çıkmış oluyoruz insanlıktan çıkmakla.
İnsan insan olduğunda güzeldir, yoksa insanlığından utandığında değil. Hayatın içinde her şey olmayı becerip, insan olmayı beceremeyenler yaşamayı hak etmiyorlar. Zira onlar insan olarak yaratılmalarına rağmen insan olmanın gereklerini yerine getirmemişlerdir. Yaratılış amacına uygun hareket etmeyenlerin bu hayata söyleyecekleri sözleri de yoktur.
Şeklen çok insan görebilirsiniz, kaftanıyla, giyimiyle, kuşamıyla, ama içi boştur. Buna göre bir değerlendirme yapamazsınız. Dışı kamuflajdır. Hani derler ya; “dışı seni yakar, içi de beni” diye.
Bir de dışına bakarsın o kişi, yırtık, pırtık, pejmürde elbisesiyle arzı endam ederken, adam sanki bir derya misali; sözünden manalar akıyor. Sadece kal ehli değil, aynı zamanda hal ehlidir de. Evet insanlar kıyafetleriyle karşılanıyorlar, ama ilmi, edebiyle de uğurlanıyorlar.
Şemsettin ÖZKAN
20.04.2026 KONYA
KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.com.tr
2-kuranmeali.com.tr
3-suskunduvar.com