YOL BU YOLA ÇIKIP DA VARAMAYAN YOLDAN ÇIKIP DA VARABİLEN YOKTUR

(Toplumsal İlişkiler 2098)

اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقٖيمَ
“Ey Rabb’imiz! Bizi, insanın doğal yapısıyla; duyguları, eğilimleri ve ihtiyaçlarıyla birebir örtüşen, varlık kanunlarıyla tam bir uyum ve âhenk içinde olan o dosdoğru yola, insanlığı hem dünyada, hem de âhirette mutluluğa ulaştıracak o apaydınlık yola, yani İslâm yoluna ilet.” (Fatiha/6)

Yol var doğru vara, göz var Hakk’ı göre. gönül var Hakk’ı düşüne. Bütün mesele yolun yolcusu olmak, lakin o da yetmez, dosdoğru olan yola, revan olmak gerek. 

          Tapduk Emre; “yol bu; yola çıkıp da varamayan, yoldan çıkıp da varabilen yoktur” derken, her şeyden önce, bir yere varabilmek için, yola revan olmak gerektiğini, yoldan çıkanların da, bir yere varamayacağını anlatır. 

           İbrahim Kalın; “yolda olmak, aramaktır. Bulmayı ve  bulunmayı istemektir” derken, yola çıkma iradesinin ne denli önemli olduğunu aramanın bir işareti dolayısıyla bulanların arayanlar olduğunu, arayanların da yola düşenler olduğunu çarpıcı bir dille aktarır bize. 

           İbrahim Tenekeci; “beni heyecanlanlandıran varmak, ulaşmak,kavuşmak değil,yolda olmak duygusudur. Yolda olmak güzeldir. Akıp giden tarlalar,ağaçlar,insanlar,evler.”Her şey akar.” Bu size faniliği, gelip geçiciliği hatırlatır” derken yola revan olmanın neşesini, bu dünyadan bir gün göçüp gidileceği duygusunu verdiğini söyler. 

           Steven Pinker; “Doğamızın İyilik Melekleri” adlı kitabında evliliğin, doğru olan yola, insanları nasıl ilettiğini, anlatıyor. Gerçekten ilginç geldi bana; 

“Genç erkeklerin kadınlar ve evlilikle uygarlaştırıldığı fikri bize çok basmakalıp gelebilir, ama bu modern kriminolojide yerleşmiş bir düşünce. Boston’da kırk beş yıl düşük gelir grubundan ergenlerin izlendiği ünlü bir çalışmada genç yaşta ufak suçlar işleyen birinin yaşamını suç dünyasında geçirip geçirmeyeceğini belirleyen iki faktör olduğu keşfedilmiş: düzenli bir iş sahibi olmak ve değer verilen bir kadınla evlenip ona ve çocuklarına bakmak. Evliliğin etkisi hatırı sayılır düzeyde: bekarların dörtte üçü yeni suçlar işlerken, evlilerde bu oran üçte bire iniyor. Tek başına bu farkla evlilik mi erkekleri suçtan uzaklaştırıyor yoksa suçluların evlenme olasılığı mı daha düşük sorusu yanıtlanamaz, ama Robert Sampson, John Laub ve Christopher Wimer gibi sosyologlar evliliğin gerçekten yatıştırıcı bir rolü olabileceğini gösteriyorlar. Bir erkeği evliliğe iten bütün tipik faktörleri sabit tuttukları zaman, gerçekten de evlenmenin kısa dönemde erkeğin suç işleme olasılığını düşürdüğünü ortaya koyuyorlar. Bu yolun nedensel rolü, aslında Johnny Cash tarafından kısa ve özlü bir şekilde açıklanıyor: Sen benimsen, ben de doğru yolda yürüyorum.” (Alfa yay. s.127)

           Pir Sultan Abdal, Erzincan yöresine ait türküde, işin ucunda ayrılık olsa da, bir an evvel yola çıkmanın gerekliliğini şu dizelerle dile getirir: 

Şu karşı yaylada göç katar katar
Bir güzel sevdası serimde tüter
Bu ayrılık bana ölümden beter
Geçti dost kervanı eğleme beni

Şu benim sevdiğim başta oturur
Bir güzelin derdi beni bitirir
Bu ayrılık bana zulüm getirir
Geçti dost kervanı eğleme beni

Ben gidersem Sunam bana ağlama
Ciğerimi âşk od’una dağlama
Benden başkasına meyil bağlama
Geçti dost kervanı eğleme beni

Gider isem bu il sana yurt olsun
Münafıklar aramıza kurt olsun
Ben ölürsem yüreğine dert olsun
Geçti dost kervanı eğleme beni

Pîr Sultan Abdal’ım dağlar aşalım
Aşalım da dost iline düşelim
Çok nimetin yedim helâllaşalım
Geçti dost kervanı eğleme beni.

Şemsettin ÖZKAN
25.03.2026 GÜZELYALI

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-1000kitap.com
5-asikveysel.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir