VAKİT SEN YOKKEN GEÇMİYOR OLUNCA DA YETMİYOR

(Toplumsal İlişkiler 2057)

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَاَنْ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْ قَدْ خَسِرَ الَّذٖينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَدٖينَ 

“Onların hepsini bir araya toplayacağı o gün, sanki gündüzün bir vaktinde birbirleriyle tanışacakları bir zaman kadar kalmış olduklarını sanacaklar. Allah ile karşılaşmayı hesaba katmayıp doğru yolda gitmeyenler kesinlikle kaybetmiş olacaklar.” (Yunus/45)

Zaman dediğimiz şey göreceli bir kavram. Uzay boyutu olmayan, ölçülebilen bir süreç. Geçmiş, şimdi ve gelecek bir bütün olarak ele alındığında “olayların ya da varoluş durumlarının devam eden, belirsiz süreci” olarak da tanımlanabilir. Zaman, matematiğin ve bilimsel araştırmaların yanı sıra felsefenin de konusu olmuş bir kavram.

            İnsan hem zamanın bir türlü geçmek nedir bilmediğini söyler yakınır, hem de bitmemesini ister. Böyle olunca da zamanı kullanma ve onun gerçek değerini bilme konusunda zaaf göstermektedir.  

           Gönül aşıklarından şu cümleyi çok duymuşsunuzdur: “Vakit sen yokken geçmiyor, olunca da yetmiyor.” İnsan sevdiklerinin yanında zamanın nasıl geçtiğini fark edemez. “Zamanı sordum İbn-i Haldun’a; “bekleyince yavaşlar” dedi ve ekledi: “Gecikince hızlanır, üzülünce can yakar, mutlu olunca kısalır, acı çekince bitmek bilmez, sıkılınca da uzar.”

          Her şeyin bir zamanı var. Ne yapıp edeceksen zamanında yapacaksın. Zamanı geçince değeri kalmıyor sonradan yapılan şeylerin. Çünkü uygun düşmüyor. Tabiri caizse iş işten geçmeden yapmalı insan bazı şeyleri. Zaten zamanını doğru dürüst değerlendiremeyenler de, zaman yetmiyor diye şikayet edenlerdir. Hiçbir şeyi zamanında yapmayı beceremezler.

         Bu dünya ehlinden ahiret tedarikini göremeyenler de aynı sorunla karşı karşıyadırlar. Öbür âlemde pişmanlıklarının bini bir para etmeyecektir. Ne hazin bir durum. 

         Albert Einstein; “zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark etmek için, sadece mutlu anları say” derken, güzel günlerin çok çabuk geçtiğini, içimizin bir “hoşça kal ülkesi” olduğunu anlatır. Demek ki mutlu anlar zamanı kısaltıyor ki; “yahu zaman birden geçivermiş” diyoruz.

         Aşıkların birbirlerine olan sevgilerini anlatma konusunda ağızlarından içinde zaman geçen şu cümleleri çok duyarsınız:
* “Zaman, seninle geçirdiğim her anı değerli kılar. Çünkü sen, zamanın kendisisin.”
* “Aşkımız zamanı durdurur. Çünkü her an seninle sonsuzluğa uzanır.”
* “Zaman, aşkımızın testi değil, onunla daha da güçlenen bir mihenk taşı.”
* “Seninle geçirdiğim zaman, zamana meydan okuyor. Seninle olduğum her an sonsuzluğa uzanıyor.”
* “Aşk, zamanın sınırlarını aşar ve sonsuzluğa uzanır.” * “Zamanın nasıl geçtiğini hissetmiyorum, seninle geçirdiğim her anım sonsuzluğa açılan bir kapı gibi.”
* “Aşk, zamanı geri almanın en güçlü silahı. Seninle geçirdiğim her an, geçmişin gölgesini siliyor.”
* “Seninle zamanın tadı daha başka. Birlikte geçirdiğimiz her an, bir aşk masalının başlangıcı gibi.”

Şemsettin ÖZKAN
12.02.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-tübitak.gov.tr
5-suskunduvar.com
6-muhiku.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir