TANIDIĞIN YANLIŞ İNSANLARA DUYDUĞUN ÖFKEYİ TANIDIĞIN EN DOĞRU İNSANA KUSMA 

(Toplumsal İlişkiler 2032)

هَٓا اَنْتُمْ اُو۬لَٓاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّهٖ وَاِذَا لَقُوكُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَاِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْاَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِ قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْ اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ    
“İşte siz, onlar sizi sevmezken onları seven ve Kitapların bütününe inanan kimselersiniz. Size rastladıkları zaman: “İnandık” derler, yalnız kaldıklarında da, size öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizden çatlayın”. Allah kalplerde olanı bilir.” (Al-i imran/119)

 ABD doğumlu İngiliz şair, Nobel ödüllü oyun yazarı ve edebiyat eleştirmeni Thomas Stearns Eliot; (1888-1965) “tanıdığın yanlış insanlara duyduğun öfkeyi, tanıdığın en doğru insana kusma” sözüyle, tabiri caizse “öfkesini başkasından çıkaranlara” seslenir.

           İnsanın öfkesini başkasından çıkarmak gibi bir huyu vardır. Lakin çok kötüdür. Adam iş yerinde birilerine kızmış gelmiş evinde öfkesini karısından çoluk çocuğundan çıkarır. Kadın birilerine fena şekilde öfkelenmiş, öfkesini kocasından ya da kaynanasından çıkarır, kaynana öfkelenmiş gelininden çıkarır. Patron işçisinden, amir memurundan, öğretmen talebesinden vb şekillerde yanlış insanlara duyulan öfkeler hep masum hiçbir günahı olmayan doğru insanlardan çıkarılır. Hem de büyük bir öfke patlamasıyla. Bu hal gerçekten çok kötü bir tavır, tutum ve davranıştır. 

          Hz. Ömer (r.a); “bir kimsenin öfkeli halini görmeden, ahlakına güvenme” sözüyle, öfke halinde insanın bilinçaltının ortaya çıkacağını, bilinçaltında yatan kötü huylarının da kontrolden çıkacağını bu yüzden dikkatli olunması gerektiğini söyler. Öfkeli olanlarda tabiri caizse ok yaydan çıkmıştır. Artık kontrol edilemeyen zararlı bir güç halini almıştır. Çünkü öfkeyi kontrol edemeyen bir organizmada, birtakım değişiklikler olmuştur. Öfkelenmek; kalp atış hızını artırır ve kalp ritminin düzensizleşmesine neden olur. Aynı zamanda, ilerleyen dönemlerde damarlarda tıkanma ya da daralma ve buna bağlı olarak kalp krizi görülebilir. Damarların sertleşmesine neden olan öfke atakları, kronik yüksek tansiyona (hipertansiyon) neden olabilir. Kan şekerinin yükselmesi, ruhsal bozukluklar stres vb birçok hastalığın yanı sıra kansere varıncaya kadar türlü türlü hastalıklara kapı aralayan öfke nöbetleri, elbette kişinin ahlaki yapılanmasına da etki edecektir.

         “Öfkeli insanda akıl olmaz, öfkeyle kalkan zararla oturur, öfkeli dilencinin heybesi boş kalır” diyen atalarımız, öfkenin zararlarına dikkatlerimizi çekmişlerdir.

         Mehmet Okuyan, yukarıdaki ayeti açıklarken, münafık karakterlerdeki bu öfke nöbetinin, adeta fotoğrafını çeker: “Yüce Allah münafıkların kendileriyle baş başa veya yalnız, kendi başlarına kaldıklarında müslümanlara besledikleri kin ve öfkeyi ifade etmektedir. Bu ifadenin benzerinin yer aldığı Bakara 2:14’te “şeytanları (kafadarları) ile baş başa kaldıklarında” ifadesi yer almakta, Bakara 2:76’da ise “birbirleriyle baş başa kaldıklarında” cümlesine yer verilmekte, üç ayette verilen mesaj münafıkların ikiyüzlü tutumunu ortaya koymuş olmaktadır. Ayette yer alan “Size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar” ifadesi münafıkların öfkesini göstermekte, düşmanlık ve kinleri nedeniyle adeta deliye dönmüşçesine parmaklarını ısırdıkları anlamını vermektedir. “Öfkeden parmakları ısırmak” ifadesi elbette mecazdır ve kişinin ne düzeyde öfkeli olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Bu ifade, Âl-i İmrân 3:118’de geçen “Kin ve düşmanlıkları ağızlarından (sözlerinden) elbette belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür” cümlelerinin açılımıdır.” 

Şemsettin ÖZKAN
18.01.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir