PARANLA ŞEREF KAZANMA ŞEREFİNLE PARA KAZAN Kİ PARA BİTTİĞİNDE ŞEREFİN DE BİTMESİN

(Toplumsal İlişkiler 2049)

يَقُولُونَ لَئِنْ رَجَعْنَٓا اِلَى الْمَدٖينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْاَعَزُّ مِنْهَا الْاَذَلَّ وَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهٖ وَلِلْمُؤْمِنٖينَ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِقٖينَ لَا يَعْلَمُونَ 

“(Münafıklar:) “Andolsun, eğer Medine’ye dönersek (devlet ve hükümete yerleşirsek), daha üstün ve şerefli olan (bizler), daha güçsüz ve zelil olanı (sadık mü’minleri) oradan mutlaka çıkarıp atacaktır” diyorlardı. Oysa (gerçek) izzet, haysiyet ve üstünlük, (ancak) Allah’ın; Peygamberin ve (samimiyetle ve bütünüyle İslam’a) inananlarındır. Ne var ki münafıklar bunu bilecek (ve idrak edecek akli ve vicdani dürüstlükten uzaktırlar).”(Münafikun/8) 

İnsan şerefiyle onuruyla, haysiyetiyle yaşayan bir varlıktır. Şerefsizlik ne kötü bir zillettir. Şeref şahtır. Şöhret piyon. Şöhretini kaybedersen iki puanın gider. Şerefini kaybedersen oyun biter. 

            Nicanor Parra; “paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki, paran bittiğinde, şerefin de bitmesin” derken bizi onurlu yaşamaya, şerefimizle para kazanmaya davet eder. Sebep olarak şerefinle kazanırsan paran bitse de şerefin bitmeyeceği için, onurlu bir insan olarak hayatımızı devam ettireceğimiz için bunu salık verir.

            Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) insan onuru can ve mal gibi dokunulmazdır buyurur;“Müslüman kardeşini küçük görmesi kişiye kötülük olarak yeter. Her Müslüman’ın kanı, malı ve onuru diğer Müslüman’a haram(dokunulmaz)dır.”(Müslim, Birr, 32.)

            Yine bir hadisinde mü’min, kardeşimizin onurunun korunmasından bahseder: “Her kim bir Müslüman’ın saygınlığının kaybolacağı, onurunun zayıflayacağı bir yerde yardımsız bırakırsa, Allah da onu kendisine yardım edilmesini arzu ettiği yerde yalnız bırakır. Kim de bir Müslüman’a onurunun zayıflayacağı ve saygınlığının yitirileceği bir yerde yardım ederse, Allah da ona kendisine yardım edilmesini arzu ettiği bir yerde yardım eder.” (Ebu Davut, Edep, 36.)

           Bir başka hadisinde onur konusunda helalleşmek gerektiği anlatılır: “Mal ve onur konusunda kardeşinde herhangi bir hakkı bulunup da bu dünyada onunla helalleşen kişiye Allah rahmet etsin. Çünkü kıyamette ne dinar ne de dirhem bulunur. Eğer o kimsenin iyilikleri varsa onlar haksızlık edilen kimseye verilir. Şayet sevapları yoksa haksızlık yapılan kimsenin günahları buna verilir.” (Tirmizi, Sıfa)tü’l-Kıyâme,2)

          Kardeşinin onurunu korumanın, kişiyi cehennemden koruduğuna değinilir bir başka hadiste; “Kim Müslüman kardeşinin onurunu savunursa Allah da kıyamet gününde onun yüzünden cehennem ateşini savar.” (Tirmizi, Birr ve Sıla, 20)

          Birinin onuruna ilişmek, en büyük günahlardan olduğu anlatılır bir diğer hadiste;“Kişinin haksız yere bir Müslüman’ın onuruna dil uzatması, en büyük günahlardandır.”(Ebu Davut, Edep,35.)

          Bir başka hadiste, onur uğruna yapılanların sadaka olacağı vurgulanır: “Mü’minin onurunu korumak amacıyla yaptıkları, kendisi için sadakadır.” (Tayalisi, Müsned, 1, 237.)

Daha buna benzer bir sürü hadis sayabiliriz. Lakin yeterli olduğu kanaatindeyim. 

         Filistinli şehid Yahya Sinvar; “Ey insan, evet, bir dakikalık onur ve şeref içinde yaşamak, işgal askerlerinin çizmeleri altında bir ömür yaşamaktan daha değerli” diyordu. Nitekim şerefiyle de yaşadı ve şehadet mertebesine ulaştı.

         Mevzuyu Hz. Ali efendimizin şu muazzam sözüyle noktalayalım; “Şerefiyle doğan namusuyla ölsün. Bırakın servetinizi karıncalar yesin. Onurunuzu gemiler taşıyamaz.” 

Şemsettin ÖZKAN
04.02.2026 GÜZELYALI

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-kastamanur.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir