OLGUN VE AKILLI KİŞİLERDE KİBİR BULUNMAZ MEYVESİ ÇOK OLAN AĞAÇ DALINI YERE EĞER

(Toplumsal İlişkiler 2017)

لَتَجِدَنَّ اَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذٖينَ اٰمَنُوا الْيَهُودَ وَالَّذٖينَ اَشْرَكُوا وَلَتَجِدَنَّ اَقْرَبَهُمْ مَوَدَّةً لِلَّذٖينَ اٰمَنُوا الَّذٖينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّ مِنْهُمْ قِسّٖيسٖينَ وَرُهْبَانًا وَاَنَّهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ 

“Kuşku yok ki iman edenlerin, insanlar içinde en amansız düşmanlarının yahudiler ve şirk koşanlar olduğunu göreceksin. Yine, onlar arasında iman edenlere sevgi bakımından en yakın olanların da, “Biz Hiristiyanız” diyenler olduğunu göreceksin. Çünkü bunların içinde (insaflı) keşişler ve rahipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.” (Maide/82)

Ah şu kibir yok mu? İnsanı ve diğer görünmez varlıkların değerini sıfırlayan, şu büyüklenmek, böbürlenmek, işte her ne derseniz deyin, kendini beğenmişlik denen, kendini üstün  görme psikolojisi. Aman Allahım insanı yerle yeksan ediyor.

         Lakin kamil insanlar, akıllı insanlar bu hatay düşmezler. Kibrin adeta pestilini çıkarırlar, ezerler onu. Bakınız 13. yüzyıl  İslam ve Fars şairi Sadi Şirazi der ki; “olgun ve akıllı kişilerde, kibir bulunmaz. Meyvesi çok olan ağaç, dalını yere eğer.”

         Çünkü bilirler kibirden bir halt olmayacağını. Kibrin onları cennete götürmeyeceğini, Allah’ın hiç ama hiç böyle kötü bir huyu sevmediğini. Dahası insanların da böyle kasıla kasıla hava atanları sevmediklerini. 

         Hz. Mevlana’ya göre aşk, açgözlülüğünde tek ilacıdır. İnsanda hırsı besleyen ana damar; büyüklenme (kibir) her şeye tepeden bakmaktır. Şeytanın aşksız oluşu, büyüklenme egosunu bir türlü terk etmeyişindendir. İnsanoğulları, derhal Âdem(insanın orijinali, adam olan) babamızın özüne yani fabrika ayarlarına dönmek zorundadır. Aksi halde bu dünyevileşmeyle (sekülerleşmeyle) aşkın yitirilmesinden ötürü şeytanlaşacak, ahireti kaybettikleri gibi dünyayı da cehenneme çevireceklerdir. 

        Yine Hz. Mevlana; “dıştaki kibrin içteki fakirliğin eseri” olduğunu söylerken böbürlene böbürlene dolaşanların aslında birer gönül fakiri olduğunu söyler.

        Kibir ve gurur… İnsana neler yapmaz ki? İnsanı olmadık şekilde gereğinden fazla şişiren nedir? Kurum kurum kurulmasına, böbürlenmesine, havalanmasına, insanlara tepeden bakmaya neden olan şey ne ola ki?

        Hz. Mevlana; “insanı ateş değil kendi kibri yakar. Herkeste kusur görür kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan o da sana öyle bakar” derken insanın bizatihi kendisine vereceği zararı çok güzel izah eder.

       “Kibir ve gururda haddi aşanı Allah yerden yere çarpar” buyururken Hz. Ömer (r.a) yüce Yaratan’ın kibirle hareket edenleri alçaltacağına, alçak gönüllülükle hareket edenleri de yücelteceğine işaret eder.

       Hz. Mevlana; “kendini büyük görme! Bugün ayağının altında biten ot, yarın mezarının üstünde bitecek” derken, kibirli davranış sergileyenleri; “yapmayın, etmeyin” diye adeta uyarır. Aslında kimseye gururla bakılmamalı, zira herkes kendine göre görkemli değil midir? Küçük olanları ne diye hor görürsün? Nihayetinde dağlar da, çakıllardan teşekkül etmedi mi? Olgun ve akıllı insan mütevazi olmalı değil mi? 

Şemsettin ÖZKAN
03.01.2026 KONYA

KAYNAKLAR
1-kuran.diyanet.gov.tr
2-kuranmeali.com
3-pixabay.com
4-suskunduvar.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir